Avrupa'da ara rejimler!
[Haber Yorum] Demokrasinin beşiği, hukukun eşiği Avrupa'da ara rejimler!
Selçuk Gültaşlı'nın yazısı
Bu başlığın devamı "rüyamda olsa inanmam" olacaktı ama yerimiz dar! Demokrasinin icat edildiği Yunanistan'da hükümet başkanı halkın oyu ile koltuğa oturmuş bir vekil değil.
AB'nin zoruyla atanmış bir başbakan. Cari demokrasinin beşiği İngiltere öyle terörle mücadele kanunları çıkartıyor ki "Magna Carta"nın anavatanına yakıştıramıyorsunuz. Roma hukukunun dolayısıyla modern hukuğun eşiği İtalya'da kurulan yeni hükümette ise hiçbir seçilmiş yok. Tam bir ara rejim-teknokrat hükümeti ve aynı zamanda devasa bir demokratik meşruiyet sorunu. Hani biz de Kemal Derviş istisnası ile darbelerden sonra sık karşılaştığımız ama artık mazide kaldığını umduğumuz hükümet şekilleri.
Klişe bir laf var: İnsanın karakteri krizlerde ortaya çıkar diye. Hâlâ demokrasisi imrenilecek seviyede olan Avrupa, son birkaç yıldır krizlerde oldukça kötü performans sergiliyor.
Türkiye'de tam da KCK operasyonları geniş şekilde tartışılırken İngiltere İçişleri Bakanı, Haçlılara Karşı Müslümanlar (HKM) adında son derece provokatif bir grubu yasakladı. Yasaklamakla kalmadı, üyeliği ceza hukukuna soktu ve bu grubun gösterilerine katılanların 10 yıla kadar hapsedilebileceği kararı alındı. İngiltere'deki geniş Müslüman kitle HKM'nin gösterilerinden ve açıkmalarından bizar olmuş durumda ve yasaklanmasını genelde olumlu buluyorlar. HKM'nin terör ya da teröre çağrıyla şimdiye kadar ilişkisi olmamış. İngilizler ise HKM'nin eylemlerini 'mide bulandırıcı olarak' tavsif ediyor. Avrupalılar koro halinde Hz. Muhammed karikatürleri yayınlandığı günlerde Müslümanlara şunu söylüyorlardı hep bir ağızdan: Ne kadar mide bulandırıcı da olsa terör ve teröre/şiddete çağrı yoksa bunlara saygı duymayı öğrenmelisiniz.
Dünyanın en liberal, en özgürlükçü olarak bildiğimiz ülkesi Hollanda, iki cinayetin ardından İslamofobi'nin zirve yaptığı bir AB üyesi oldu. Kur'an'ın yasaklanmasını savunan Geert Wilders, şu an Hollanda hükümetini dışarıdan destekliyor. Ülkeyi sarsan birinci yani 2002'deki Pim Forteyn'i de bir Müslüman değil, hayvan hakları savunucusu özbeöz Hollandalı öldürmüştü. Ekonomik krizle birlikte "demokrasinin" kalesi Avrupa Birliği'nde demokrasi açığı belirdi. Seçilmemiş, halktan vekalet almamış hükümetler şimdi İtalya ve Yunanistan'da iktidarda.
Türkiye ile mukayese edildiğinde terörden çok az çekmiş AB üyeleri trajik ancak münferit olaylar karşısında aldıkları ve demokratik açıdan tartışmalı kararları Türkiye aldığında çok acımasız tenkit ediyorlar.
KCK operasyonunu doğruluğunu ya da yanlışlığını tartışmıyorum. Sadece şunu söylüyorum, iki kişi öldürüldüğünde İslamofobik bir partiyi hükümet ortağı yapan bir AB üyesi, 50 bin kişinin öldürüldüğü Türkiye tedbirler aldığında daha anlayışlı yaklaşabilir, bu da fazla geliyorsa en azından anlamaya çalışır. Zor zamanda demokratik olmak çok daha dirayetli ve prensipli olmayı gerektiriyor.
Zaman
