Anne-babalar çocukları hem camiye getirsin hem de adabını öğretsin

Anne-babalar çocukları hem camiye getirsin hem de adabını öğretsin

Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Eğitimi ve Anabilim Dalı Başkanı Prof.Dr. Mehmet Emin Ay, "Camilerde çocuğun eğitimi nasıl olmalı, cami adabı nasıl anlatılmalı" sorusuna cevap verdi

Bilhassa son yıllarda camilerde ortaya çıkan ve medyaya da yansıyan bazı görüntüler var. Bazen camide top oynayan çocukları, bazen ellerinde akıllı telefonlarla cami içinde dolaşan gençleri, camilerin içine salınmış kedileri görüyoruz. Bu görüntüler zaman zaman cami cemaatinin şikayetlerine yol açıyor. Bu durumları nasıl değerlendiriyorsunuz. Bu konuda nelere dikkat edilmeli?

Doğrusu bu konuda bir kafa karışıklığının olduğunu düşünüyorum. Akademik çalışma alanım olduğu için beni doğrudan ilgilendiren bir konu olması hasebiyle ben de bazı durumlardan şikayetçiyim. Dilerseniz konuya etraflıca bakarak sonuca ulaşmaya çalışalım.

Bir kere yeni yetişen neslin camiye âşina, camiyle barışık bir nesil olması, anne babalar başta olmak üzere her birimizin üzerine bir vazifedir. Dolayısıyla anne baba çocuğunun elinden tutarak küçük yaştan itibaren onu camiye götürmek mecburiyetindedir. Bu sorumluluğu başka hiçbir kimseye devredemez. Başta camideki din görevlileri olmak üzere caminin cemaati de Allah’ın evine misafir olarak gelmiş olan bu küçük müminleri sevmeli, kıldıkları namazın belki onun hürmetine kabul olacağını düşünmeli, onların gönlünü kelimenin tam anlamıyla hoş tutmalıdır. Bazen bilemeden yaptığı hata ve kusurları müsamaha ile karşılamalıdır. Her bir çocuk ya da genç camiye geldiği için mutlu olmalı, sevinç duymalı ve onun bu mutluluğunda cami görevlilerinin ve cemaatin de manidar bir katkısı bulunmalıdır. 

Buraya kadar anlattıklarımız mutlaka bize düşen ortak vazifelerdir. Ancak bundan sonrasında hassasiyet göstermemiz gereken başka durumlar da vardır ki bu durumlar bazı şikayetlere de sebep teşkil etmektedir. 

Peki nedir bunlar? Sizin de sorunuzda ifade ettiğiniz üzere, camide top oynanması, kedi beslenmesi ya da çocukların namaz kılınırken kendi aralarında ikili-üçlü gruplar halinde sesli bir şekilde oyun oynamaları… İşte bunlar kanaatimce çözüm bekleyen bir din eğitimi sorunudur. Çünkü bu sorun, çocukları camiye alıştırmak/ısındırmak amacıyla onlara gösterilmesi gereken ilgi ve müsamahanın ölçüsünün kaçması sorunudur. Bendeniz burada öncelikle anne babaların sorumlu olduğunu ve bu sorumluluklarını yerine getirmediklerini düşünüyorum. 

Bir çocuk yaptığı davranışın yanlış olduğunu bilemez. “Çocuk çocukluğunu yapar” diye bir söz vardır. Ona, davranışlarının doğru ya da yanlış olduğunu öğretecek olan öncelikle anne babasıdır. Cami adabını anne babasından öğrenme imkanı bulamayan bir çocuk korkarız ki bunu başka bir yerden de öğrenemeyecektir. Dahası yaşı ilerledikçe hatalarını gideremeyen çocukların bu durumuna tepki gösteren cemaat ile karşılaşması maalesef camiden ve dinden soğumasına da sebebiyet verebilecektir. Bu sebeple her konuda olduğu gibi cami içi hayatımızda da hiç kimse için “sınırsız özgürlük” söz konusu olamaz, olmamalıdır, gözbebeğimiz sevgili yavrularımız için bile…

Yeni Şafak

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
2 Yorum