Andımız Değiştirilsin!

Andımız Değiştirilsin!

Çocukların gelişim evrelerine uygun değil

Risale Haber - Haber Merkezi

1933 yılında dönemin Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip tarafından yazılan ve ilgili genelge uyarınca öğrencilere her gün okutulan Öğrenci Andında 1972 ve 1997’de bazı değişikliklere gidildiğini söyleyen Demokrat Eğitimciler Sendikası (DES) Genel Başkanı Gürkan Avcı, “Andımızın, medeni ülkelerde olduğu gibi geliştirilmeye ihtiyacı vardır. Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer başkanlığında oluşturulacak bir kurul nezaretinde, Andımızın bir kez daha değiştirilmesinde büyük faydalar görüyorum” diye konuştu.
 
ÇOCUKLARIN GELİŞİM EVRELERİNE UYGUN DEĞİL
Sendika genel merkezinde yaptığı basın toplantısında konuşan Gürkan Avcı, şunları söyledi;

Çağdaş dünya ülkeleri, içerisinde soğuk savaş dönemlerine has faşist ve ideolojik unsurlar taşıyan yemin metinlerini çoktan tedavülden kaldırdı. Türkiye’de ise her gün rahat, hazır-ol askeri komutlar eşliğinde, pedagojik ve demokratik ilkelerle örtüşmeyen, içerisinde çocukların sosyal, fiziksel, duygusal ve psikolojik gelişim aşamalarına uygun düşmeyen ifade ve yeminlerin bulunduğu Andımız okutulmaya devam ettiriliyor.
 
Çocuklarımızın yaratıcılığını, özgür ve bağımsız düşünme yeteneklerini dumura uğratan bu ifadeler çocuklarımız için sorunlu metinlerdir. Her sabah çocuklarımıza tekrarlattırılan ve çocuklarımızın neye yemin etmesi gerektiği, kendini kime adaması lazım geldiği direktifini veren Andımız, hem üzerine bina edildiği temel zihniyet, hem usul ve kurgulanış ve pedagoji ile eğitim psikolojisi açısından sıkıntılı ve sorunludur.
 
YENİ BİR ÖĞRENCİ ANDI İSTİYORUZ
Kadim medeniyetimizden, milli amaç ve hedeflerimizden ve zengin eğitim geleneğimizden ilhamla; Özgürlük, Mutluluk, Dürüstlük, Sevgi, Alçakgönüllülük, Barış, Saygı, Sorumluluk, Sadelik, Hoşgörü, Birlik değerlerimizden beslenen yeni ve çağdaş bir Öğrenci Andı yazılabilir. Türkiye, tüm dünya çocuklarına seslenen bir Öğrenci Andı aracılığıyla Dünyada barış tohumlarının atılmasına katkı sunmalıdır. Türkiye, bütün çocukların ruhsal ve bedensel olarak en iyi biçimde yetişmesine, yüreklerindeki sevgiyi yaşatmasına ve eğitim başta olmak üzere tüm haklardan yararlanmalarına çalışmalıdır. Böyle bir Türkiye geleceğe güvenle bakabilir ve barış dolu bir dünya kurulmasına hizmet edebilir. Özde insan sevgisine, barışa, bilime ve hakikate göndermeler yapan bir Öğrenci Andı istiyoruz.
 
ANDIMIZ TABU OLMAKTAN ÇIKARILMALI

Bazı kesimler Öğrenci Andını Anayasanın değiştirilemez bir maddesiymiş gibi yorumluyor. Oysa merhum Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip tarafından yazılan Andımızın bir tabu olmaktan çıkartılması gerekmektedir. Andımıza bir İstiklal Marşı nitelendirmesi yapılması ve bir kutsiyet atfedilmesi doğru değildir. Kaldı ki Öğrenci Andının çocuklara Evrensel insanlık değerleri adına, tarihi ve milli kültürümüz adına, barış, sevgi, dostluk ve hoşgörü adına kazandırdığı pek bir şey yoktur.
 
VELİLERİMİZ TEPKİSİNİ GÖSTERMELİ
Eğitim sisteminde öncelikle yapılması gereken, millet çoğunluğunun desteğini arkasında bulunduran güçlü bir Meclis iradesi ile Anayasa ve kanunları ideolojik tabulardan arındırmak olmalıdır. Tabular, eğitimle ilgili kanun maddelerinin ve her türlü yasal mevzuatın içine sokuşturulmuş durumda. Demokrasiye, özgürlüklere, insan hak ve hukukuna inanan, eğitim ve bilimsel ilkeleri önemseyen her veli ve yurttaşımızın duyarlılık ve sağlam bir duruş göstererek, çocuklarımızı bu ilkel yemin metninden kurtarmak için tepki ve tavır koymaya davet ediyorum.  Tepkilerin, ayrılıkçı kesimlerin, terörize gruplarla ilişkili siyaset yapanların tekeline bırakılıp marjinalize edilmesine fırsat verilmemelidir.
 
ÇÖZÜM, DEMOKRATİK EĞİTİM SİSTEMİ
Türkiye’de terör, düşünce ve ifade özgürlükleri, din ve vicdan özgürlüğü gibi köklü sorunlarda eğitim sisteminin ciddi bir payı bulunmaktadır. Eğitimdeki temel, köklü sorunlar ortadan kalkmadan getirilecek ‘çözüm’ modelleri işe yaramayacaktır. Eğitimde yasakların, tabuların, baskıların, dayatmaların, bilim ve pedagoji dışı mevzuat ve müfredatların sürdüğü bir sisteme dünyanın en demokratik ülkesinin eğitim modelini de uygulasanız eğitimde fırsat eşitliği, eğitimde kalite artışı sağlanamayacağı gibi özgür bireyler de yetişmeyecektir.