Allah'ım! Kalplerimizi diriltecek rahmetini üzerimize indir

Allah'ım! Kalplerimizi diriltecek rahmetini üzerimize indir

29. Lem’a Tefekkürname’den ilhamla dualar

Bismillahirrahmannirrahim

Ey gökleri rahmet bulutlarıyla donatan Yâ Rahmân! Ey her damlayı sonsuz ilim ve hikmetle takdir eden Yâ Hakîm! Ey gökten indirdiğin suyla yeryüzünü ve gönülleri dirilten Yâ Muhyî! Ey rahmetini bütün mahlûkata ulaştıran Yâ Rezzâk! Ey her varlığı Senin isimlerini açıklayan bir ayet hâline getiren Yâ Mübîn!

Ey Rabbimiz! Yağmur damlalarının Senin rahmetini tafsil ettiği gibi, kalplerimizi de Kur'ân'ın nuruyla hakikati ayrıntılarıyla kavrayan gönüller eyle. Bizlere, her nimette Senin ihsanını, her damlada Senin rahmetini, her baharda Senin ihyâ edici kudretini okuyabilen bir marifet nasip et. Bizi, gördüğü her varlığı Senin isimlerine açılan bir pencere olarak değerlendiren tefekkür ehli kullarından eyle.

Kalplerimize rahmet yağmurları indir; kurumuş ümitlerimizi ihyâ eyle. İlmimizi hikmetle, hikmetimizi ihlâsla, ihlâsımızı muhabbetle kemale erdir. Bütün ömrümüzü, Senin rızana akan bir rahmet nehri gibi bereketli kıl.

Allah'ım! Kalplerimizi diriltecek rahmetini üzerimize indir. Marifet kapılarını bize aç. Her nimeti Sana ulaştıran bir delil, her ayeti imanımızı artıran bir vesile kıl. Bizlere rızanı ve Cemâlini müşahede edeceğimiz güzel akıbeti lütfet. Âmin.

رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَحِكْمَةً، وَاجْعَلْ هٰذَا الْعِلْمَ نُورًا وَإِخْلَاصًا وَنَفْعًا.

"Rabbim! İlmimi, anlayışımı ve hikmetimi artır. Bu ilmi benim için bir nur, ihlâs vesilesi ve insanlığa faydalı bir hizmet eyle."

سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ

"Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin." Bakara Sûresi, 2:32.

DİPNOT:

تَنْسَجِمُ الْأَمْطَارُ بِشَهَادَةِ فَوَائِدِهَا مِنْ تَنْزِيلِكَ، تُفَصِّلُكَ.

"Yağmurlar, taşıdıkları sayısız faydaların şahitliğiyle, Senin onları gökten indirmenin eseri olarak ahenk içinde yağar; böylece Seni tafsil eder, yani isim ve sıfatlarını ayrıntılarıyla tanıtıp açıklar."

Bu cümlede Bediüzzaman önceki ifadeyi daha ileri bir mertebeye taşıyor. Önce yağmurlar hayatın düzenini gösteriyordu; şimdi ise faydalarının şahitliğiyle İlâhî tenzîli (indirmeyi) nazara veriyor. Cümlenin sonunda geçen "تُفَصِّلُكَ" ise çok ince bir belâgat taşır. Yani yağmurlar, Allah'ın rubûbiyetini sadece göstermez; esmâ ve sıfatlarını tafsil ederek, ayrıntılarıyla açıklar.

تنسجم (Tensecimu) "Ahenk içinde birleşir, uyumla akar." Bu kelime, yağmurun rastgele değil; ölçülü ve hikmetli bir sistem içinde gönderildiğini ifade eder.

بشهادة فوائدها (Bi-şehâdeti fevâidihâ) "Faydalarının şahitliğiyle." Burada "şehadet", sözlü değil fiilîdir. Yağmur; toprağı diriltmesi, susuzluğu gidermesi, bitkileri yetiştirmesi,

canlılara hayat vermesi ile Allah'ın rahmetine şahitlik eder.

تنزيلك (Tenzîlike) "Senin indirmen." Kur'ân'da yağmurun "inzâl" edilmesi sıkça zikredilir.

Bu ifade, yağmurun sadece fizikî bir olay değil, ilâhî bir fiil olduğunu vurgular.

تفصلك (Tufassiluke) "Seni ayrıntılarıyla açıklar." Bu cümledeki en derin kelimedir.

Yağmur, Allah'ın: Rahmân, Rahîm, Rezzâk, Hakîm, Müdebbir, Muhyî isimlerini tek tek okuyabileceğimiz bir tefsir gibidir.

Bediüzzaman'ın sıralaması çok dikkat çekicidir. Bu, tefekkürün yükselen merdivenidir.

Tesbih →Tanıtma →Tasvir →

Sevdirme →İkram →Şahitlik →

Tafsil (esmâ ve sıfatların ayrıntılı okunmasına geçilmektedir. Bu, marifetullahın daha yüksek mertebesidir.)

"Allah gökten su indirir; onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltir." (Bakara, 164)

Yağmur, Allah'ın rahmetinin canlı bir açıklamasıdır.

"Rahmetinin önünde rüzgârları müjdeci gönderen O'dur." (A'râf, 57)Yağmur, rahmetin tecellisidir.

"Biz gökten bereketli bir su indirdik." (Kāf, 9) Bereket, metindeki "faydaların şahitliği" ifadesini açıklar.

Risale-i Nur Bağlantısı olarak

Onuncu Söz'de Bediüzzaman, bahar yağmurlarını haşrin en parlak delillerinden biri olarak gösterir. Yağmur, ölü görünen toprağı yeniden dirilterek Allah'ın ihya fiilini açıkça ortaya koyar.

Âyetü'l-Kübrâ'da Seyyah, bulutların sevkini ve yağmurun indirilişini temaşa ederken bunların tesadüf değil; sonsuz ilim, irade ve rahmet sahibi bir Müdebbir'in tasarrufu olduğunu müşahede eder. Böylece yağmur, İlâhî rubûbiyetin okunabilir bir ayeti hâline gelir.

Yirmi Dördüncü Mektup'ta "Her bir nimet, Mün'im-i Hakikî'yi bildirir." Yağmur, nimet olmasının yanında nimet vereni de tanıtan bir derstir.

Otuz İkinci Söz'de Kâinatın unsurlarının birbirini tamamlayan bir düzen içinde çalıştığı anlatılır. Yağmur, bu düzenin merkezî unsurlarından biri olarak hem hikmeti hem de rahmeti ayrıntılarıyla gösterir.

Yağmura bakan mümin yalnız suyu görmez. Her damlada; rahmeti, hikmeti, rubûbiyeti, ihyâyı, rızkı, haşri okur.

İşte bunun için Bediüzzaman,

"تفصلك" demektedir. Çünkü bir damla yağmur, bir kitap gibi okunursa, Allah'ın birçok ismini ayrı ayrı tanıtır. Bu, tefekkürden marifete yükseliştir.

Yağmur, Allah'ın rahmetinin sürekliliğini ve yaratılış düzeninin birliğini gösterir. Her damla, sayısız canlının ihtiyacına aynı anda cevap vererek İlâhî hikmetin kuşatıcılığını ortaya koyar.

Gayesi; İnsanı, nimetin ötesine geçirip nimeti vereni tanımaya yönlendirmektir. Yağmur, sadece susuzluğu gidermez; kalbi de gafletten uyandırır ve şahitlikten marifete ulaştırır.

Hazırlayan: Nuran Şahin

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.