Allah'ım, bize Hz. Fâtıma'nın iffetine, Hz. Ali'nin ilmine, Hz. Hasan'ın hilmine, Hz. Hüseyin'in fedakârlığına yaklaşmayı öğret
Celcelutiye'den ilhamla dualar...
Bismillahirrahmânirrahîm
Ey Kâbe’yi muazzam bir emniyet ve zikir merkezi kılan Câmi’ ve Selâm, ey Habibi'nin pak soyunu her türlü kirden arındıran Kuddûs ve Tâhir, ey dünyanın dört bir yanından kullarını aşk meclisinde toplayan Vâcid ve Müteâl, ey külli niyetleri nihayetsiz rahmet çağlayanlarına dönüştüren Vâsiu'l-Kerîm!
Ya Allah, Ya Kuddûs, Ya Müheymin! 'Ve sellim álâl eŧhâri min âli hâşimin' sadakatiyle ve muhabbetiyle huzuruna durdum. Ya Rabbi! Efendimiz Mustafa’nın ﷺ o en asil, en pak şeceresi olan Âl-i Haşim’in, o tertemiz Ehl-i Beyt’in, silsile-i şerifenin her bir ferdine katından nihayetsiz selâmetler ve rahmetler indir.
Hz. Fâtıma'nın iffetine,
Hz. Ali'nin ilmine,
Hz. Hasan'ın hilmine,
Hz. Hüseyin'in fedakârlığına yaklaşmayı öğret. Benim kalbimi o nurlu silsilenin ahlakıyla, iffetiyle ve Sünnet-i Seniyye sadakatiyle tethir eyle, temizle. Ruhumu o pak sînelerin muhabbet kalesine emanet eyle.
Ya Alîm, Ya Hâfız, Ya Mecîd! 'Ádede mâ ĥaccel ĥacîcu ve sellemet' sırrının mukaddes genişliğiyle Kâbe ufkundan Sana iltica ediyorum. Ya Rabbi! Hz. İbrahim’den beri o nurlu Beyt’ini ziyaret eden, "Lebbeyk Allahümme Lebbeyk" sadâlarıyla arşı titreten, Hacerü'l-Esved'e selam duran gelmiş geçmiş ve kıyamete kadar gelecek olan bütün nurlu hacıların adedince ve onların tavaf esnasında, Arafat’ta, Müzdelife’de ve huzur-u Nebevi’de sundukları o kalbi ve samimi selamlar sayısınca Efendimiz'e ve O'nun aline selam eyle. O mübarek hacıların Kâbe duvarlarına çarpan o gani dualarını, benim de amel defterime ihlas senedi olarak kaydet.
Yâ Rabbe'l-Âlemîn! Kalbimize Habîbinin sevgisini ve Ehl-i Beyt muhabbeti yerleştir.
Yâ Vedûd! Hz. Fâtıma'nın ihlâsından, Hz. Ali'nin hikmetinden, Hz. Hasan'ın yumuşaklığından, Hz. Hüseyin'in hakka sadakatinden hisse ver. Ümmet-i Muhammed'in ruhlarını Ehl-i Beyt sevgisinde birleştir.
Müslümanlar arasındaki ayrılıkları gider.
Allah’ım! Mümin kardeşlerimize mukaddes 'Kâbe Vahdeti ve Ehl-i Beyt Muhabbeti' sırrıyla, kardeşlik ve sarsılmaz bir uyanış ihsan eyle. Haccın hakikatini gerçeklestirmek için Tearüf ile teâvün (yardımlaşma), tesânüd (dayanışma) külli bir ittihadı, şûra’yı gerçekleştir. Müslümanların kalplerini Kâbe’nin etrafında kenetlenen o tek vücut gibi bir eyle. Hacıların Kâbe etrafında döndüğü gibi,
Kalbimizi Senin rızan etrafında döndür. Telbiye getirenlerin ihlâsını bizlere nasip et. Arafat'ta ağlayanların gözyaşından bizlere de hisse ver. Ehl-i Beyt'in temsil ettiği sadakat, takva, ihlâs, merhamet, adalet, fedakârlık ahlâkını hayatımıza yerleştir.
Habîbin ﷺ ile birlikte onun tertemiz âlinin muhabbetiyle yaşamayı,
Mahşerde onların sancağı altında toplanmayı,
Firdevs'te onlarla komşu olmayı nasip eyle.
Yeryüzünün dört bir yanından Mekke’ye gidemeyen, yüreği Kâbe aşkıyla yanan, kardeşlerimizin kalplerine bu beytin hürmetine ferahlık ve selamet indir. Ruhumuzu Kâbe’nin esrarıyla aziz kıl, akıbetimizi o en temiz silsilenin şefaati eyle.
"Ya Kuddûs, Ya Tâhir, Ya Vâci'l-Kerîm! Beyt’ini ziyaret eden, 'Lebbeyk' sadâlarıyla arşı titreten o nurlu hacıların adedince ve onların sundukları kalbi selamlar sayısınca Efendimiz'e ve O'nun mübarek nesline selam eyle. Kalbimizi Kâbe'nin emniyetiyle kuşat."
Ya Hayy, Ya Kayyûm! Bu Kâbe ve hacılar dolusu selam niyazımız, silsile-i şerifeye olan sarsılmaz bağlılığımız ve bu mukaddes beytin esrarı hürmetine dualarımızı kabul eyle.
اَللّٰهُمَّ سَلِّمْ عَلَى آلِ مُحَمَّدٍ وَآلِ هَاشِمٍ الْأَطْهَارِ، عَدَدَ مَا لَبَّى الْمُلَبُّونَ، وَطَافَ الطَّائِفُونَ، وَوَقَفَ الْوَاقِفُونَ بِعَرَفَاتٍ، وَسَلَّمَ الْحُجَّاجُ عَلَى بَيْتِكَ الْحَرَامِ
"Allah'ım! Muhammed'in âline ve Hâşim oğullarından olan tertemiz Ehl-i Beyt'e; telbiye getirenlerin, tavaf edenlerin, Arafat'ta vakfeye duranların ve Beytullah'a selâm veren hacıların sayısınca selâm eyle."
اللهم ارزقنا حبهم واتباع هديهم واحشرنا في زمرتهم.
"Allah'ım! Bize onların sevgisini nasip et, hidayet yollarına uymayı ihsan et ve bizi onların zümresi içinde haşret."
Âmin, âmin, âmin... bi-hürmeti Esrâri Kâbeti'l-Muazzama ve bi-hürmeti Sırr-ı Celcelûtiye."
DİPNOT: Celcelutiye’nin 99. beyti; salavatın İslam’ın en mukaddes merkezine, tevhidin kalbi olan Kâbe-i Muazzama’ya bağlayan, pak Ehl-i Beyt’e ve Haşimoğulları’nın o nurani silsilesine yönelik Mukaddes Merkezî Selam, Hacılar Adedince Tazim ve Vahdet-i İslamiye makamıdır. Kulun, risalet nurunun maddî ve manevi soy kütüğü olan Haşimoğulları’nın o en temiz, en pak zatlarına (ve sellim álâl eŧhâri min âli hâşimin); yeryüzünün dört bir yanından aşkla, vecdle gelerek Kâbe’yi tavaf eden, Hacerü'l-Esved'e istilamda bulunan (selam duran) o milyonlarca nurani hacının attığı adımlar, niyetleri ve Kâbe’ye sundukları selamlar sayısınca (ádede mâ ĥaccel ĥacîcu ve sellemet) ebedi bir selamet ve dirlik niyaz etmesini ferman buyuran, kalbi Kâbe’nin ve Ehl-i Beyt’in nuruyla birleştiren azim bir vuslat ve sadakat sırrıdır. Bu beyit, kâinatın zikir ritmini İslam’ın en aziz mekânı olan Mekke-i Mükerreme ve Kâbe ekseninde sunar."Âl-i Hâşim", Efendimiz'in (s.a.v.) mensup olduğu, insanlığın en asil ve en şerefli soyudur. Beyitte geçen "el-Ethâr" (en temizler, en paklar) ifadesi, doğrudan Ahzab Suresi'ndeki Tethir ayetine (33:33) işaret eder. Mümin, risalet şeceresinin o nurani dallarına selam göndererek ebedi bir sadakat ilan eder.
Bediüzzaman Said Nursi hazretleri, "Sözler" (Yirminci Söz), "Mektubat" (Dördüncü Mektup - Ehl-i Beyt Bahsi) ve "Şualar" (Yedinci Şua - Kâbe Mertebesi) bünyesinde, Kâbe’nin kâinatın kalbi oluşunu ve Ehl-i Beyt silsilesinin velayet vazifesini harika bir dille şerh eder. Üstad der ki: "Mekke-i Mükerreme ve Kâbe-i Muazzama, yeryüzünün bir kalbi ve bir merkez-i zikridir. O mukaddes makamı tavaf eden hacılar (hacîc), kâinat çapında bir azim halkanın zâkirleridir. Onların her bir 'Lebbeyk' sadâsı ve her bir selâmı (ve sellemet), tevhid hakikatinin arşa yükselen birer nurlandır. Âl-i Haşim içindeki o nurlu Ehl-i Beyt ise (el-ethâr), o nebevi nurun dünyaya yayılmasında velayet tahtının sultanları olmuşlardır. Sünnet-i Seniyye’yi muhafaza eden o şerefli silsileye selam etmek, o nurlu kapıya dehalet etmektir." Bediüzzaman, ömrü boyunca Ehl-i Beyt’e ve şerefli Haşimi silsilesine derin bir hürmet beslemiş, kendisini de manen o nurlu davanın bir hizmetkarı olarak görmüştür. Hadislerde Ehl-i Beyt
Peygamber Efendimiz ﷺ buyurur: "Size iki emanet bırakıyorum: Allah'ın Kitabı ve Ehl-i Beytim." Başka bir hadiste:
"Hasan ve Hüseyin cennet gençlerinin efendileridir."
buyurmuştur. Yine Hz. Fâtıma için: "Fâtıma benim bir parçamdır."buyurmuştur.
Bu hadisler Ehl-i Beyt'in ümmet içindeki manevi yerini göstermektedir.
Hazırlayan: Nuran Şahin

Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.