Adana'da Kutlu Doğum coşkusu

Adana'da Kutlu Doğum coşkusu

Adana'da düzenlenen Kutlu Doğum etkinliğine onbinlerce kişi katıldı

Adana Mimar Sinan Kültür Merkezi'nde düzenlenen Kutlu Doğum programına Adanalılar yoğun ilgi gösterdi.

İlim ve İrfan dergisi tarafından düzenlenen "Kutlu Doğum"  programı İstanbul Beyazıt Camii imam-hatibi Suat Gözütok'ün Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Programda ilk konuşmayı Gaziantep Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Akpınar yaptı. Akpınar, Peygamber Efendimizin bedevi bir toplumu medeni bir hale nasıl dönüştürdüğünü örneklerle anlattığı konuşmasında, Efendimizin bugün de insanlığın tüm sorunlarına cevap verebilen bir güce sahip olduğunu belirtti.

Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cüneyt Gökçe de, yaptığı kısa konuşmada Efendimize olan ihtiyacın altını çizdi.

Daha sonra söz alan kanaat önderi Şeyh Muhammed Muta' Haznevi, Peygamber Efendimizin nasıl anlaşılması gerektiğine dair tespitlerde bulundu. "Büyük edebiyatçılar, bütün sanat ve maharetlerini ve tasvir güçlerini ortaya koyup Hz. Peygamber'i anlatmaya çalışsalar; onlar hiçbir surette Allah Resulü'nü tam tavsif edemezler. Hatta bu edipler, Efendimizin bütün yönleri bir yana; sadece "bir tek" özelliğini dahi ifade etmekten acizdirler." diyen Şeyh Haznevi Hazretleri, Efendimizi en güzel ve mükemmel şekilde Allah'ın tavsif ettiğini belirtti.
Şeyh Muhammed Muta' Haznevi konuşmasında şu önemli noktaların altını çizdi:

"Hiç kuşkusuz, Hz. Peygamberin gelişi, pek çok köklü değişiklikleri beraberinde getirmiş ve o zamanki insanları kasıp kavuran çok sayıda gelenek ve göreneği kapsamlı bir düzeltmeden geçirmiştir. Çünkü yüce Allah O'nu, kör ve karanlık cehaletin içinde yaşayan bir topluluğa gönderdi. Hayat tarzları vahşi kurtların hayatlarından farksızdı. Zulüm ve haksızlıktan başka hiçbir şey bilmiyorlardı. Bildikleri tek şey, sıkça yağmalama ve saldırılarda bulunmak, bolca kan akıtmak, kız çocuklarını diri diri toprağa gömmek ve putlara tapmaktan ibaretti. Evet, Hz. Peygamber'den önceki insanların hayat şekli buydu. İşte Hz. Peygamber, Allah'ın verdiği vazife gereği, insanları güzel öğütlerle ve hikmetli sözlerle Allah'ın yoluna çağırdı. Sonuçta, onları bilgisizlikten kurtarıp ilim ve irfanla tanıştırdı. Düşmanlıktan vazgeçirip sevgi ve kardeşlik içerisinde yaşayan insanlar haline getirdi. Zulüm ve haksızlıktan uzaklaşıp adalet ve iyiliğe sarılan insanlara dönüşürdü.

Allah Resulü, kurtuluş yolunu belirtmiş, insanın "insan" olan kardeşi ile nasıl muamele edeceğini öğretmiş ve iki cihan saadetine nasıl ulaşılacağını izah etmiştir. Bakınız Hz. Peygamber buyuruyor ki: "Sizden her hangi biriniz kendisi için istediğini kardeşi için de istemedikçe iman etmiş sayılmaz." İnsan, kendisine karşı yapılan muamelenin güzel olmasını tabii ki ister. Arzu eder ki, sürekli sevgi ve saygı görsün. İşte Allah Resulü, bir bakıma demek istiyor ki: Sen kendi imanının derecesini anlamak istiyorsan, başkasına nasıl muamele ettiğine bak. Eğer sen onlara güzel davranıyor ve sana yapılmasını istediğin muamelenin aynısıyla onlara muamele ediyorsan, bil ki sen iman ehlindensin. Aksi takdirde ortada bir problemin mevcut olduğu sonucu ortaya çıkar; yani, senin imanında bir eksiklik var demektir. O halde imanını gözden geçir, eksiğini tamamla.

Yemin olsun ki, aziz kardeşlerim; eğer biz bu hadis-i şerifi nefsimize tatbik ederek bir hayat düsturu haline getirsek ömür boyu bize yeter. Şayet Peygamberin sözünü dinlersek, kalplerimiz tertemiz olup rahmetle dolacak ve hayatımıza sulh ve barış egemen olacaktır. Eğer biz kendimiz için istediğimizi kardeşimiz için de istersek, içimizde kin ve kıskançlıktan eser kalır mı? Üzülerek ifade edeyim ki Allah'ın ikram ve ihsanına mazhar olanlar hariç pek çok Müslüman bu hastalıklara müptela olmuştur. Böylece aralarındaki problem ve sıkıntılar artmış, birliktelikleri bozulmuş; gevşemişler ve zayıf duruma düşmüşlerdir. Kuşkusuz bunun tek nedeni Hz. Peygamber'in getirdiği ilkelerden, güzel ahlak ve prensiplerden uzaklaşmamızdır."

Haznevi İlahi grubunun ilahi ve kasideleriyle iştirak ettiği program, yaklaşık üç saat sürdü.

Dünya Bülteni