Abdulkadir MENEK

Abdulkadir MENEK

Adalet mi dediniz?

Bir devletin bekası adalet ile mümkündür. Yıllarca bir başka şahsa mal edilerek mahkeme duvarlarına yazılan ve aslında Hz. Ömer (RA)’e ait olan ‘’Adalet mülkün temelidir’’ sözü çok büyük bir hakikati ifade ediyor.

Fakat bu sözü duvarlara yazmakla mesele bitmiyor. Adalet, devletin bütün iş ve işlemlerinde esas rehber alınması gereken en önemli bir mefhumdur.

Bugünlerde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu eline ‘’Adalet’’ pankartını alarak Ankara’dan İstanbul’a doğru yürüyüşüne devam ediyor ve bu ülkede herkes için ‘’Adalet’’ arayışında olduğunu söylüyor.

Görünüşte buna sebep olan olay ise vatana ihanet ve devlet sırlarını ifşa etmekten dolayı mahkeme tarafından suçlu bulunan ve 25 yıla mahkûm edilen CHP Milletvekili Enis Berberoğlu ile ilgili olarak verilen mahkeme kararı. Oysa karar ile ilgili olarak henüz hukuki süreç tamamlanmış değildir.

Bu dava ile ilgili olarak ortaya atılan iddiaların bütünü, henüz kamuoyunu tatmin edecek derecede açıklığa kavuşmuş da değildir. Birçok yerde yazılıp çizildiği ve ifade edildiği üzere, MİT Tırları ile ilgili belgelerin Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni ve FETÖ’nün Basın İmamı Ekrem Dumanlı tarafından yapılan bir toplantı esnasında Kemal Kılıçdaroğlu’na verildiği ve buradan da Enis Berberoğlu ve Can Dündar’a intikal ettirildiği konusundaki iddiaların da tam anlamı ile açıklığa kavuşturulması gerekir.

Can Dündar kaçıp Almanya’nın vicdanına sığındığına ve Ekrem Dumanlı da ABD’de keyif sürdüğüne göre bu konuyu açıklığa kavuşturabilecek şahıs Enis Berberoğlu’dur ve acaba bu yürüyüş, bütün yönleri ile açıklığa kavuşmasının önünü kesmek için mi apar topar, acele ve telaşla başlatıldı? Elbette bu konunun tam anlamıyla ve hiç tereddüde yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması gerekir.
Fakat bazı sözlerin söylenmesi ve içi boş sloganların arkasına saklanarak gerçek anlamda mevcut olan zihniyetlerin saklanması veya bazı insanların kandırılması mümkün değildir.

Bu ülkede zerre kadar vicdanı olan herkesi ağlatan, büyük acı ve elemlere sevk eden çok büyük hadiseler yaşandığında iktidarda hep CHP vardı.

Şeyh Said hadisesinin ardından öldürülen ve göstermelik mahkemelerde görülen tamamen hukuk dışı davalar sonucu apar topar ve hiçbir itiraz hakkı tanınmadan darağacına gönderilen veya infaz edilen bunca insanın hakkı için herhangi bir adalet arayışı var mı bu beyefendilerin?

Dersim’de öldürülen, bombalanan, mağaralara tıkılarak havasız bırakılan ve zehirli gazlar verilerek infaz edilen binlerce insan için adalet arayışında bulundular mı bu şahıslar?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan olduğu dönemde Dersim ile ilgili olarak Başbakanlık arşivinde bulunan belgeleri açıklamış, şahıs ve parti olarak bu büyük katliamdan sorumlu olmadığı halde özür dilemişti. Aynı zamanda bir davette bulunmuştu Sayın Erdoğan. Dersim’li olan ve kendisi de bir Alevi olan CHP Genel Başkanı koltuğunda oturan Kemal Kılıçdaroğlu’na da seslenmiş ve özür dilemesini istemişti. Peki, o günlerde bu zattan nasıl bir açıklama gelmişti?

Dersim hadiselerinin ardından Seyit Rıza’nın yaşı küçültülerek ve oğlunun da yaşı büyütülerek idam edildiği zaman bu ülkede iktidarda hangi parti vardı?

Zilan vadisinde binlerce insan katledildiği zaman iktidarda olan CHP, sonraki yıllarda bu büyük katliam için herhangi bir özür beyanında bulundu mu veya herhangi bir adalet arayışında olduğu konusunda bir itirafını duyan oldu mu?

‘’Kürt hakları’’ diye ortaya atılanların, bütün Cumhuriyet tarihi boyunca Kürtlere en büyük zulmü yapan CHP’nin dolmuşuna binerek bu yürüyüşe katılmaları ve destek vermeleri, bu iddialarında samimi olmadıklarının açık bir göstergesi sayılmaz mı?

Bu ülkede CHP’nin tek başına iktidar olduğu dönemlerde, iman ve Kur’an’a hizmet etmekten başka hiçbir gayesi olmayan Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerine reva görülen zulüm ve haksızlıkları unutmak mümkün mü?

CHP’nin bu ‘’sözde adalet’’ yürüyüşüne aleni bir şekilde destek verenlerin ‘’husumet mesleğinde’’ bu kadar terakki ettikleri bariz bir şekilde görmek, gerçekten çok üzüntü verici.

Kendi iktidarları döneminde bu ülkenin birçok şehrinde kurulan ve adına mahkeme kelimesi eklenen, zulüm ve katliam zeminleri olan ‘’İstiklal Mahkemelerinin’’ banisi olan CHP, mazlum ve masum binlerce insanı haksız bir şekilde darağaçlarına gönderdi. Bu adı sözde mahkeme olan zulümgahları destekleyen ve kınamayan CHP’nin ‘’adalet’’ten bahsetmesinin inandırıcı en küçük bir yanı olabilir mi?

12 Eylül alçak darbesi ve 28 Şubat hain müdahalesinin ardından dindar insanlara yapılan, zerre kadar insafı ve vicdanı olan herkesi derinden yaralayan büyük kıyım ve zulümleri destekleyen ve bu masum insanlara sahip çıkmak için en küçük bir teşebbüste bulunmayan bir partinin, ‘’Adalet’’ kavramını diline dolamasını, hangi vicdan ve insaf sahibi tarafından inandırıcı bulunabilir?

İslam tarihinde görülen en büyük fitne hareketlerinin başında gelen FETÖ mensuplarının büyük bir şevk ve heyecan ile adına ‘’Adalet’’ dedikleri böyle bir yürüyüşü desteklemeleri, hamiyet sahibi milyonlarca insanın bu eylemin hakiki mahiyetinin anlaşılması için çok önemli bir vesile değil mi?

Bütün dünya ülkelerinde ve medyalarında, en alçak ve hainane bir şekilde bu ülke ve bu millet aleyhine algı operasyonlarına devam eden, düşmanlık ve ihanetlerine en ufak bir sınır ve duraklama vermeden devam eden FETÖ’nün kurduğu bir kumpas ile CHP Genel Başkanlığına getirilen bir zatın öncülüğünde yürütülen bir ‘’Adalet’’ yürüyüşünden zerre miktar bir hayır ve adalet çıkar mı?

Bütün bunlar tamam da, işin acı ve dramatik tarafı, siyasi rant ile kendilerini bu yürüyüşe eklemlemeye çalışan bazı insanların ‘’Adalet yürüyüşü, Peygamberin izinde yürümektir’’ şeklinde attıkları bazı twitlerin, bu inanç ile hiç alakası olmayan bazı insanlar tarafından pazarlanması ve yeni Cibali Babalığa soyunan meczup misali insanların kendilerinden geçmiş bir şekilde bu safsatalara inanması.
Ne diyelim. Rabbim bütün ehl-i imana şuur ve feraset nasip eylesin.

Önceki ve Sonraki Yazılar
YAZIYA YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
2 Yorum