8 Mart Kadınlar Gününde yine din ve namusumuza el uzatılacak

8 Mart Kadınlar Gününde yine din ve namusumuza el uzatılacak

Prof. Dr. Ergün Yıldırım, "Baba evini derhal terk edin kızlar” diyen Cumhuriyet yazarı Mine Söğüt'ü eleştirdi

A+A-

Feminist yazarın “Çoğu baba evi tehlikenin merkezidir” diyerek bütün radikal söylemlerini sonuna kadar sürdürdüğünü belirten Yıldırım, "Evlilikte mutluluğu aramayın, evden kaçın ve sokağa kendinizi atın…Kızları eve karşı, babaya karşı ve evliliğe karşı meydan okumaya çağırıyor" dedi.

Feminizmin kadın hakları yerine kadının isyanını tertipleyen bir ideoloji olduğuna dikkat çeken Yıldırım, Yeni Şafak'taki yazısını şöyle sürdürdü:

"Bu isyan ruhunda normsuzluk ve başıboşluk akar. Kadına şeytan gibi fısıldar: Doğurma, beden senin, istediğini yapabilirsin. Özgür ol! Kime ve kimlere karşı isyan? Babaya karşı ve eve karşı isyan, kocaya ve evliliğe karşı isyan. Baba otoritesi tamamen olumsuzlaşır. Otorite ile otoriterlik arasındaki fark görmezden gelinir. Baba, yazarın ifadelerinde görüldüğü gibi baskı, şiddet, korku ve yasaktır. Onu ret etmek, ondan kaçmak, onu terk etmek özgürlüktür. Kızlar evi terk edin, evlenmeyin denir. Ev hapishane ve evlilik de insanı bağlayan köleler zinciridir. Babaya karşı sokağa çağrılır kızlar. Ev mutsuzluk, sokak mutluluk diye kodlanır. Kızlar babalara karşı isyana, inançsızlığa ve firare teşvik edilir. Sokak yüceltilir. Dansın, mutluluğun ve özgürlüğün mekânı olarak simgelenir. Oysa en tekin olmayan mekânlardır sokaklar. Mafya babalarının, çetelerin, kadın satıcıların, alkolik merkezlerin, fuhuş yatakhanelerinin, uyuşturucu baronlarının kol gezdiği yerdir. Bütün dünya metropollerinde sokaklar güvensizdir. O nedenle insanlar daha güvenli banliyö yerleşim yerlerine kaçıyor. Yine güvenli sisteler inşa ediyorlar. Anarşizmin sokak rüyasının gerçeklikte karşılığı yok. Sokağa karşı ev, bahçedir, korunaktır, çatıdır, yuvadır. Aile ve ev insanlığı bekleyen ve taşıyan yuvadır.

"Yarın Kadınlar Günü. Ev ve aileyi dinamitleyen ideolojinin tohumları yeniden savrulacak dört bir etrafa. Artık kadın hakları yerine bol bol eşcinselliğin özgürlük nutukları atılacak. Toplumsal cinsiyet eşitliği ideolojisi, yeni sevimli paketlerle servis edilecek. Akışkan cinsellik sembolleri ellerde taşınacak. Kapitalizmin kadını ve evi maskaraya çeviren sömürü düzenine tek kelime söylenmeyecek. Burjuva yönetici kadınlarla kol kola erkeğe, babaya ve aileye küfürler savrulacak. Kapitalizm ve modernitenin müttefikliğinde din ve namusumuza el uzatılacak. Bunları yaparken yanlarına da belki birkaç tane başörtülü alınacak. Böylece Ali Şeriati’nin kulağı çınlayacak: Dine karşı din.

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
2 Yorum