Yunan trajedisi Avrupa trajedisine dönüşüyor
Dünyanın en gelişmiş 20 ülkesinin oluşturduğu G-20'lerin Fransa'nın Cannes şehrinde yapılan zirvesi boyunca Avrupa televizyon, gazete ve internet sitelerinde en fazla kullanılan ifade "Yunan trajedisi" oldu.
Zirve'den sonra Yunan trajedisinin hızla Yaşlı Kıta'nın felaketine dönüşebileceği endişeleri seslendirilmeye başlandı.
Avrupa Birliği için "Ekonomik dev, siyasi cüce, askeri kelebek" deniyordu. Muazzam ekonomik gücünü siyasi kuvvete tahvil etmek için 2009'da ihdas ettikleri AB başkanı ve AB dışişleri bakanlıkları hâlâ kimliklerini bulmaya çalışırken ekonomik devin "devliği" de sorgulanmaya başladı. İnsanoğlunun en başarılı icraatlarından biri olarak 2002'de selamlanan ortak para birimi Euro artık krizler, tehditler, dilenme kelimeleri ile anılır oldu. Foreign Policy dergisinin tabiri ile önceki gün sona eren G-20 Zirvesi'nde "Cannes'ın Yeni Yıldızları"ndan yardım talep eden AB, amacına ulaşamadı. Zirve'nin tek somut neticesi G-20 ülkelerinin IMF'nin Euro Bölgesi'ne yardım etmesi için kaynaklarını artırması konusunda bir anlaşmaya varılması oldu ama bunun nasıl yapılacağı konusunda bir uzlaşmaya varılamadı. Bu mutabakata şubat ayında ulaşmaya çalışacak G-20 üyeleri.
G-20 Zirvesi boyunca Avrupa televizyon, gazete ve internet sitelerinde en fazla kullanılan ifade "Yunan trajedisi" oldu. Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, ortak para birimine katılabilmek için iktisadi rakamlarla oynadığı ortaya çıkan Yunanistan'ın Euro'ya kabul edilmesinin hata olduğunu söyledi. AB Komisyonu'nun efsanevi başkanlarından Jacques Delors 1990'lı yılların sonunda daha da ileriye gitmiş ve Yunanistan'ın 1981'deki üyeliğinin "hata" olduğunu söylemişti. Şimdi öngörüsünün tadını çıkarıyordur herhalde. Zirve'den sonra Yunan trajedisinin hızla Yaşlı Kıta'nın felaketine dönüşebileceği endişeleri seslendirilmeye başlandı. Şimdiye kadar Avrupa'ya yakıştıramadığımız, görmeye, duymaya, okumaya alışkın olmadığımız haberler her yeri kapladı. Bazılarına göz atalım:
avrupa Birliği, Çin'e el açar hale geldi
Dünyaya siyasi-iktisadi her türlü nizamat vermeye alışkın AB, Yunanistan krizi yüzünden el açar hale geldi. Bu tür durumlarda daha önce ABD'den ricacı olan AB, bu sefer Çin'den yardım istedi. İlk taleplere olumlu bakan Çin, Yunanistan'ın sürpriz referandum kararından sonra "Önce ne yapacağınıza karar verin, sonra yardımı konuşalım." dedi. Cannes'da AB, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu iktisaden en iyi durumdaki ülkelerden yardım ricasında bulundu. Türkiye, Çin ve Arjantin'in ardından yüzde 7'lik büyüme oranı ile G-20'de ilgi odağı oldu. Bütün bu olumsuzluklara rağmen 27 üyeli AB'nin toplam ekonomik büyüklüğünün ABD'yi de geride bıraktığını unutmamak gerekiyor.
"Yunanistan'I Vesayet altına almak lazım"
Avrupa'nın "şımarık çocuğu" olarak tesmiye edilen Yunanistan, AB'ye girdiği 1981'den bu yana ilk defa bu kadar sert tehdit edildi. Avrupa basınında Yunanlılar hak etmedikleri kadar ağır tenkitlere, hakaretlere maruz kalıyorlar. Fransa Cumhurbaşkanı Sarkozy ile Almanya Başbakanı Merkel'in, Yorgo Papandreu'ya "Euro'dan çıkarsanız, AB'den çıkın" dedikleri basına yansıdı. 1981'de AB'ye, 2002'de Euro'ya girerken "mutluluktan uçan" Yunanlılar, belki de ilk defa eski para birimi drahmiyi özlüyor. Merkel, ekim sonunda da Yunanistan'ın "daimi vesayet" altına alınması gerektiğini söylemişti.
Merkel'den uyarı: Euro çökerse Avrupa çöker
İhtiyatı ile bilinen Almanya Başbakanı Merkel, herkesi şaşırtan sözler söylemeye başladı. Euro'nun çökmesi durumunda Avrupa'nın çökeceği ve tekrar savaş yaşanabileceği uyarısı yapan Merkel, "Euro sorununu çözemezsek önümüzdeki 50 yılın da huzur ve barış içerisinde geçeceğini kimse garanti edemez." dedi.
Sarkozy'den İsviçre'ye tehdit: Vergi kaçakçılarının cenneti olmayı bırak, yoksa...
Yunanistan'daki krizden en fazla etkilenen Fransız bankaları iflasın eşiğine gelirken Devlet Başkanı Sarkozy'nin diplomasiyi bir tarafa bırakan üslubu dikkat çekiyor. G-20 Zirvesi'nin ardından İsviçre ve Lihtenştayn'ı isim vererek ikaz eden Sarkozy, "Bu ülkeler ya vergi kaçakçıları için cennet olmaktan vazgeçecekler ya da parya ülke konumuna düşecekler." dedi. Zirve'de üye ülkeler vergi kaçakçılığına ilişkin işbirliği kararı aldılar. Yunanistan'ın zenginlerinin vergiden kaçmak için İsviçre bankalarına 200 milyar Euro yatırdıkları tahmin ediliyor.
Berlusconi: Euro'dan önce hayat daha kolaydı
AB'nin kurucu üyesi ve 3. büyük ekonomisi İtalya'nın Euro'ya destek vermesi beklenirken, bir tekme de kendisi attı. Yunanistan'dan sonra en fazla eleştirilen İtalya'nın Başbakanı Berlusconi, zirvede talep ettiği desteği bulamayınca İtalyan halkının bugün daha fakir olduğunu savunarak suçu Euro'ya attı. "Bir aile eskiden ayda 2 milyon liret ile geçinirken bugün 1.000 Euro'ya yaşayamıyor." diyen Berlusconi, hemen ardından Euro'yu suçlamadığını iddia etti. G-7 üyesi ve Avrupa'nın en büyük üçüncü ekonomisi İtalya da IMF ile iş tutmaya mecbur oldu. İsmi 3. dünya ülkeleri ile anılan IMF artık Avrupa'ya da uğrar hale geldi. Uzun süre IMF denetimine direnen İtalya, AB'nin ağır baskısı üzerine IMF'nin reformları denetlemesine "evet" dedi.
Zaman
