Yöneticinin negatif tavırları, evdeki huzuru da bozuyor

Yöneticinin negatif tavırları, evdeki huzuru da bozuyor

Çalışan çiftlerin gerektiğinde uzman yardımı almaları gerektiğini dile getiren Psikolog İlhan Özdemir, sorunun boyutuna göre yöneticilere durumun izah edilip çözüm yolu aranması gerektiğini söylüyor.

Ünal Livaneli'nin haberi:

İşyerinde yaşanan stres, günümüzde en önemli sorunlar arasında. Zira işyerinde yaşanan sıkıntıların eve yansıması çoğu zaman aile huzurunu da bozabiliyor. Uzmanlar; yönetici ve patronların işyerindeki negatif tavırlarının, çalışanların evine de sirayet ettiğini söylüyor.

Aile-iş çatışması yıllardır bilimsel literatürde tartışılıyor. Bazı araştırmacılar, ailedeki huzursuzluğun işi etkilemesinin daha baskın olduğunu bazıları ise iş stresinin aile huzuruna gölge düşürdüğünü ileri sürüyor. Psikolog İlhan Özdemir, çalışma hayatında ailenin işyerindeki çatışmalardan, sorunlardan etkilendiğini, aynı şekilde de ailedeki çatışmaların her iki tarafı da olumsuz etkilediğini belirtiyor. İnsanın içine girdiği ruh halinden işe veya eve giderken kolay kolay kurtulamayacağını belirten Özdemir, “İşyerinde problem yaşayan bir adam evine suratı asık gelir. Ya da evinde yaşadığı problemler iş yaşamında verimini düşürür, unutkanlıklar ve sık hata yapmalar başlar. Hatta bir süre sonra işinden olabilir.” diyor. Aile problemleri yoğun olan yönetici veya patronların aynı zamanda alt birimlerde çalışan personeli de etkileyebildiğini dile getiren Özdemir, nedenini ise şöyle izah ediyor: “Çünkü kişi artık daha gergin, sabırsız, sinirli ve somurtkan olur. Aynı ortamda bulunan insanlar o negatif elektriği alır. Derken negatif kişilerden oluşan negatif bir organizasyon ortaya çıkar. Dolayısıyla verimlilik de azalır.”

Aile içi iletişimin önemini vurgulayan Özdemir, aile içindeki sıcak ilişkilerle sorunların üstesinden gelineceğini belirtiyor ve şu tavsiyelerde bulunuyor: “Etkili iletişim kurabilen ailelerin az olduğunu görüyoruz. Ev işleriyle yorulan ya da komşularla yaşadığı problemlerin gerginliğini taşıyan kadın, akşam eve gergin gelen erkeği güler yüzle karşılamaktan ziyade gelir gelmez ona kendi problemlerini anlatma eğiliminde olabilmekte. Ve bu sürecin sonu erkeğin eve geldiği an ilk sorusunu ‘yemekte ne var?’a kadar götürür. Daha sonra aynı evi paylaşan ama aynı hayatı paylaşmayan çiftler haline gelmekteler.” Çalışan çiftlerin birbirlerini dinlemelerini ve işyerlerinde ailevi problemlerini yansıtmamaya çalışmaları gerektiğini kaydediyor. Gerektiğinde uzman yardımı almaları gerektiğinin de altını çizen Özdemir, sorunun boyutuna göre yöneticilere durumun izah edilip, çözüm yolu aranması gerektiğini söylüyor.

Zaman