Yeşil kozalaktan reçel yapıyorlar
Bolu Elişi Hatıraları Derneği Başkanı Güler Burkucu (ortadaki) ve ev hanımları, reçelin yapılışını sır gibi saklıyor.
Cahit Kılıç'ın haberi
Bolu'da kurdukları dernek çatısı altında bir araya gelen 15 ev hanımı, ormandan topladıkları yeşil kozalaktan reçel yapıyor.
Hanımlar, reçelin patenti için de müracaat etmiş. Patent alınca seri üretime geçecekler. 'Anabol' markası altında üretilen reçel, hem Türkiye'de hem de yurtdışında satılacak.
Bolu'da 15 ev hanımı, belediyenin katkılarıyla bir yıl önce 'Bolu Elişi Hatıraları Derneği'ni(BEHDER) kurdu. Hanımlar, dernek çatısı altında Bolu'ya özgü elişi ürünlerinin yanı sıra yemekler de yapıyor. Özellikle Türkiye'de çok az bilinen kozalak reçelini üretiyorlar. Dernek Başkanı Güler Burkucu, kozalak reçelinin yöreye ait olduğunu belirtiyor. "Daha önce anneannelerimiz ve babaannelerimiz yapıyorlarmış. Günümüzde pek yapan yok." diyor. Burkucu, kozalak reçelinin seri üretimini yapmak için harekete geçtiklerini ifade ediyor.
Kozalak reçeli yapmak için, 15 ev hanımı önce Bolu Orman Bölge Müdürlüğü'nün kendilerine tahsis ettiği alandaki çam ağaçlarından yeşil kozalak topluyor. Kozalaklar, temizleniyor ve bir tencereye konuyor. Belirli oranda şeker ve su ilave ediliyor. Bir süre kaynadıktan sonra kozalağın aroması ortaya çıkıyor. Bala benzeyen ve çam aroması taşıyan reçel, kavanozlara dolduruluyor.
Reçelde herhangi bir katkı maddesi yok. Sağlık açısından da faydaları biliyor. Burkucu, pişirme yönteminin çalınmaması için detaylı bilgi vermiyor. Reçelin patentini almak için başvuruda bulunmuşlar. Onay çıkar çıkmaz reçelleri Anabol markası altında satacaklar. Müracaatlarının kısa sürede neticeleneceğini bilgisini veren Burkucu, ürettikleri reçelleri marketlerde satışa sunduklarını anlatıyor ve "Şu anda 250 ve 500'er gram şeklinde üretiyoruz. Talep gelirse 1 kilogram da olabilir. 500 gramlık reçeli 15 TL'ye satıyoruz." diyor. Dernek, reçeli yurt dışında satmayı planlıyor. Dernek başkanı ürünlerini tanıtmak için çeşitli fuarlara katıldıklarını ayrıca web sayfası hazırlığında olduklarını anlatıyor.
Hem iş hem sosyal çevre
15 kadın, hafta içi her gün 08.30 ile 17.00 saatleri arasında çalışıyor. Belediyenin tahsis ettiği servis aracıyla üretim yerlerine geliyor, akşam da aynı servisle evlerine dönüyorlar. Hafta sonları ise çalışmıyorlar. 3 çocuk annesi 47 yaşındaki Hikmet Oturaktaş, durumundan çok memnun. Eşinin emekli olduğunu belirten Oturaktaş, "3 çocuğum okuyor. Emekli parasıyla geçinemiyoruz. Böylelikle ben de evime katkı sağlıyorum." diyor. Hikmet Hanım, ürünlerin malzemelerini kendilerinin aldığını ifade ederek, "Belirli bir paramız yok. Malzemeleri kendimiz alıyoruz, ürettiğimizi satarak kazanmaya çalışıyoruz." şeklinde konuşuyor. Oturaktaş, az da olsa ürettiklerinden para kazanmaya başladıklarını belirtiyor. 35 yaşındaki Nuran Güngör de vakit geçirmek amacıyla işe başladığını ancak gelinen noktadan çok memnun olduğunu söylüyor. İlk etapta para almadıklarını, bu sürede eşlerinin ve çocuklarının çok fedakârlık yaptığını anlatıyor; ayrıca işinin yanı sıra sosyal bir çevre edindiğini belirterek, "Ortamımız çok güzel. Hepimiz çok iyi anlaşıyoruz." diyor.
Zaman
