Yargı kararıyla kaosa davetiye
Adaylık sürecinde 'dağ'ın gözüne girmek için kendini yerden yere atan kimi BDP'liler için Yüksek Seçim Kurulu'nun vetosu bulunmaz bir fırsat oldu.
Ali AKKUŞ
Adaylık sürecinde 'dağ'ın gözüne girmek için kendini yerden yere atan kimi BDP'liler için Yüksek Seçim Kurulu'nun vetosu bulunmaz bir fırsat oldu. Mesela Bengi Yıldız, "Vekilleri dağa çıkarma operasyonu bu. AKP dahil hiçbir siyasi partiyi seçime sokmayız." derken, Selahattin Demirtaş daha da ileri gitti: "Yeni bir savaş yaptırmak için bu karar alınmıştır." Bir yüksek mahkeme niteliğinde olan YSK'nın önceki gün verdiği karar, başta İstanbul olmak üzere birçok ilde sokakları savaş alanına çevirdi. KCK'nın daha önce deşifre olan seçim öncesi kaos oluşturma planına gün doğdu.
BDP'nin hukukçu isimlerinden Sırrı Sakık, "Biz YSK'da üç gün karargâh kurduk. 3 tane avukat arkadaşımızla her dosya üzerinde tek tek oturuldu, konuşuldu. YSK yetkilileri bize defalarca dosyalarda sorun olmadığını söyledi." diyor. Peki hal böyleyken, ne oldu da YSK 7 ismi veto etti? Ve bir gün sonra dün akşama doğru gelen 'Belgeleri getirirlerse aday olabilirler' haberine ne demeli? Bunları hukuki terimlerle açıklamak mümkün değil. YSK'nın kararı çok tartışılacak nitelikte. Mesela Mersin adayı Ertuğrul Kürkçü, 1975 yılında yani tam 36 yıl önce hapis cezası almış. Cezasını çekmiş. Adaylık başvurusunu yaparken, mahkemeye gidip sicilinin temiz olduğunu gösteren belge sunması gerekiyormuş. YSK, bana bu belgeyi getirmedin diye Kürkçü'yü veto ediyor. İddiaya göre aynı şartlarda olan başka bir adaya ise onay verilmiş. Bayan adayı kızlık soyadına kadar araştıran YSK madem bu kadar titiz, 1975 yılında ceza almış bir adamın sicilini mahkemeye soramıyor mu?
BDP'li sözcüler 'Kürtlerin siyasal olarak temsili engelleniyor' diyor. Bu sözü partilerinin kapatıldığı dönemlerde duyardık. Lakin inandırıcılıklarını kaybettiler. Parti kapatmayı zorlaştıran düzenlemeye 'hayır' diyen bu zihniyetin, kısmi anayasa değişikliğinde bölge halkını boykota zorlaması maskelerini düşürdü. 'Yetmez ama evet' diyenlere bile şiddet uyguladılar.
Abdullah Öcalan'ın avukatları bugün İmralı'ya gidiyor. Bağımsız adaylar kararını yarın açıklayacak. Referandum öncesi bir Yargıtay üyesi, internete düşen ses kaydında, 'hayır' sonucunun çıkmasında BDP'nin çok önemli olduğunu söylüyordu. Hatta Öcalan'dan istifade edilmesini bile planlıyorlardı. Birçok konuda her söylediği gerçekleşen o Yargıtay üyesinin sözlerine yeniden baktık. Bir de ne görelim. O konuşmacı, YSK'yı da zan altında bırakacak planlardan bahsediyormuş meğer.
Zaman
