Yalnızlık girdabından Kur'anla çıktım

Yalnızlık girdabından Kur'anla çıktım

Yalnızlık girdabından beni her zaman Bakara Sûresi'nin 186. ayeti çekip çıkarır...

Yıldız Ramazanoğlu (Yazar): Günümüzde en derin yaraları yalnızlık açıyor. Paylaşılamayan sevinçler ve acılarla kalakalıyor insan. Başkasını görmek, dokunmak, anlamak hususunda yüce gönüllü olmayan insanlar kendilerini de görmekten aciz olduklarından yalnızlık ve cehalet iç içe koyu bir karanlığa dönüşüyor maalesef.

Elbette en son tahlilde, bir dereceye kadar insan insana hemhal olunsa da Necip Fazıl'ın dizeleri büyük hakikate işaret eder :

Bütün insanlığı dövsen havanda
Herkes zerre zerre yine yalnız.

Bu girdaptan beni her zaman Bakara Sûresi'nin 186. ayeti çekip çıkarır: "Kullarım sana beni sorduğunda (söyle onlara): Ben çok yakınım. Bana dua ettiği vakit dua edenin dileğine karşılık veririm. O halde (kullarım da) bana uysunlar ve bana inansınlar ki doğru yolu bulalar".

Bu ayetteki kelimelerin yan yana dizilişi, anlamın içimizde tam karşılıklarını bularak, hiçbir boşluk bırakmadan doğuşu bana hep büyük bir ihsan olarak gelir. İçimizdeki fırtınaları dindiren, yaraları tedavi eden bir yanı vardır ayetin. Çok ince ayarlarla, büyük bir incelikle, nezaketle hitap edildiğimizi görürüz. Tekrar tekrar okuyunca vefa, sadakat, ünsiyet, şefkat, rikkat, muhabbet, esirgeme, kıyamama, aydınlatma kelimelerinin bütün derinlikleriyle bizi kuşattığını hissederiz. Nimetlerle sarmalanmış, varlığımız değerli kılınmış, çok yakın bir Yaratıcı halenin içine alınmışızdır. Bu ayeti okuyunca artık bir gayya kuyusunda çaresizlik içinde çırpınma hissinden, kaybolma duygusundan, kederler içinde yüzme halinden bir anda kurtulup bambaşka ufuklara yelken açarız. Bu ayet insanı uçurumun kenarından çekip alacak güçtedir. Hem uçsuz bucaksız bir alemi hem de emin ve huzur içindeki bir evi çağrıştırır. Sevildiğimizi, korunduğumuzu, sesimiz çıkmadan da işitildiğimizi bilmenin, davet edilmenin, arada hiçbir engel olmamasının sevinci. Bu bencil ve unutkan dünya ahvalinde bize hiç kimsenin gösteremeyeceği duyarlılıkta seslenilmektedir. Son kısım ise ibadetin aslında farkındalıktan ibaret olan yanını gösterir. Bazı meallerde 'inansınlar' yerine 'ibadet etsinler' kullanılır çünkü. Yüce Allah'ı bilmenin hayatımızın tam kalbini oluşturması gerektiği öğretilir merhametle.
Zaman