Yâ Nûr! Nereye yönelirsek yönelelim, o ciheti Senin nurunla görmeyi bize nasip eyle

Yâ Nûr! Nereye yönelirsek yönelelim, o ciheti Senin nurunla görmeyi bize nasip eyle

29. Lem’a Tefekkürname’den ilhamla dualar

Bismillahirrahmannirrahim

Ey Yâ Nûr! Nereye yönelirsek yönelelim, o ciheti Senin nurunla görmeyi bize nasip eyle.

Ey Yâ Vâsi‘! Gözümüzün ulaşamadığı mesafeleri, aklımızın kuşatamadığı genişlikleri ve idrakimizin erişemediği âlemleri Senin ilmin ve kudretinle düşünmeyi öğret.

Ey Yâ Alîm! Bizi gördüğümüz şeylerin suretinde hapsetme; suretten mânâya, mânâdan hikmete, hikmetten marifetine yükselt.

Ey Yâ Hakîm! Uzaklıkları bize ayrılık olarak değil, tefekkür sahası olarak göster. Göklere baktığımızda azametini, yeryüzüne baktığımızda rahmetini, geçmişe baktığımızda hikmetini, geleceğe baktığımızda vaadini, ölüme baktığımızda ebediyetini okuyabilelim.

Ey Yâ Fettâh! Her ciheti bize bir marifet kapısı eyle. Nereye yönelirsek yönelelim,

“فَثَمَّ وَجْهُ اللهِ” hakikatinin şuuruyla, mahlûkun arkasındaki Hâlık'ı, nimetin arkasındaki Mün'im'i, sanatın arkasındaki Sâni'i, hikmetin arkasındaki Hakîm'i arayalım.

Ey Yâ Câmi‘! Fıtratımızdaki câmiiyeti, kâinatı Senin isimlerinin aynası olarak okuyabilmeye vesile eyle.

Ve ey Yâ Âhir! Dünyanın hudutlarında kalan nazarımızı ebediyet ufkuna aç. Bize öyle bir iman nuru ver ki,

mesafeler uzaklaştırmasın, genişletsin; zaman korkutmasın,düşündürsün;

gelecek ürkütmesin, ümitlendirsin; ölüm ayırmasın, ebediyete yöneltsin. Her cihette Senin kudretini, her mesafede Senin ilmini,

her varlıkta Senin hikmetini, her nimette Senin rahmetini okuyarak

Sana doğru yürüyen kullarından eyle. Âmin.

رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَحِكْمَةً، وَاجْعَلْ هٰذَا الْعِلْمَ نُورًا وَإِخْلَاصًا وَنَفْعًا.

"Rabbim! İlmimi, anlayışımı ve hikmetimi artır. Bu ilmi benim için bir nur, ihlâs vesilesi ve insanlığa faydalı bir hizmet eyle."

سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ

"Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin." Bakara Sûresi, 2:32.

DİPNOT:

فَيَسِيرُ أَيْنَمَا تُوَلُّوا فَثَمَّ وَجْهُ اللهِ تَتَنَوَّرُ لَهُ تِلْكَ الْجِهَةُ بِمَسَافَاتِهَا الطَّوِيلَةِ بِلَا حَدٍّ ...

Türkçe Meal

“Böylece insan, ‘Nereye yönelirseniz, orada Allah’ın vechi vardır’ hakikatiyle yürür; o cihet, uzun ve sınırsız mesafeleriyle onun için nurlanır...” Burada cümlenin en önemli sonucu şudur: İman, insanın bakışını bulunduğu noktaya hapsetmez; baktığı yönü sınırsız bir tefekkür sahasına dönüştürür. Bu cümle, önceki cümlenin “nereye yönelirse yönelsin altı cihetten istifade eder” hükmünü daha da ileri taşıyor. Özellikle “أَيْنَمَا تُوَلُّوا فَثَمَّ وَجْهُ اللهِ” ifadesiyle, insanın yöneldiği her cihette Allah’ın rubûbiyet ve tecellîlerine açılan bir mânâ bulunduğu gösteriliyor.

Hazırlayan: Nuran Şahin

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.