Yâ Hamîd! Kalbimizi her gün yeniden Sana yönelen bir hamd hâline getir

Yâ Hamîd! Kalbimizi her gün yeniden Sana yönelen bir hamd hâline getir

29. Lem’a Tefekkürname’den ilhamla dualar

Bismillahirrahmannirrahim

Yâ Müceddid, Yâ Muhyî, Yâ Muîd! Her an yeni tecellilerle kâinatı tazeleyen, her baharı yeniden getiren, her ağacı yeniden meyvelendiren Sensin.

Yâ Hakîm! Bize değişmenin içindeki hikmeti, yenilenmenin içindeki rahmeti ve teceddüdün içindeki lezzeti göster.

Yâ Nûr! Geçmişte kaybettiğimiz nimetlere yalnız hüzünle bakmayalım. Onların yerine gönderdiğin yeni nimetleri görebilecek iman gözünü bize ihsan eyle.

Yâ Rezzâk, Yâ Vehhâb! Her gün yenilenen nimetlerini fark ettir. Dün aldığımız nimetlere alışıp bugün verdiklerini görmez hâle gelmekten bizi muhafaza eyle.

Yâ Şekûr, Yâ Hamîd! Yenilenen her nimeti yeni bir şükür vesilesi kıl. Şükrümüzü de yenile; kalbimizi her gün yeniden Sana yönelen bir hamd hâline getir.

Yâ Rahmân, Yâ Rahîm! Hayatımızdaki her zevalin ardından yeni bir rahmet kapısı aç. Kaybettiklerimizin acısında boğulmak yerine, Senin yeniden yaratma ve nimetlendirme tecellilerini görebilmeyi nasip eyle.

Yâ Bâkî! Bize fânî teceddüdlerin arkasındaki bâkî rahmeti göster. Dünyadaki her yeni güzelliği, ebedî nimetlerin bir işareti olarak okuyabilmeyi nasip et.

Allah'ım!

Bize öyle bir iman nuru ver ki, değişim bizi korkutmasın; teceddüd bizi Sana yaklaştırsın.

Her gidenin ardından yeni bir nimeti, her doğan günün içinde yeni bir rahmeti, her baharın içinde yeni bir kudret tecellisini ve her yeni güzelliğin arkasında Senin sonsuz cemâl ve kemâlini görebilelim.

Ve nihayet, dünyadaki bu geçici “başka lezzetlerin”, bizi âhiretteki bâkî ve tükenmeyen lezzetlere hazırlayan birer işaret olduğunu anlayabilelim.

Yâ Bâkî, Yâ Rahîm! Dünyadaki teceddüdleri bize ebedî teceddüdün müjdecileri eyle. Âmin.

رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَحِكْمَةً، وَاجْعَلْ هٰذَا الْعِلْمَ نُورًا وَإِخْلَاصًا وَنَفْعًا.

"Rabbim! İlmimi, anlayışımı ve hikmetimi artır. Bu ilmi benim için bir nur, ihlâs vesilesi ve insanlığa faydalı bir hizmet eyle."

سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ

"Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin." Bakara Sûresi, 2:32.

DİPNOT:

وَفِي التَّجَدُّدِ لَذَّةٌ أُخْرَى. “Yenilenmede ise başka bir lezzet vardır.”

Bu son derece kısa cümle, bir önceki cümlede anlatılan:

زَوَالُ الزَّوَالِ → تَجَدُّدُ الْأَمْثَالِ

yani “zevalin ortadan kalkması → misallerin yenilenmesi” hakikatinin kalbinde bulunan yeni bir mânâyı açıyor:

Giden şeyin ardından sadece kaybın acısı yoktur; yerine gelen yeniliğin kendisinde de ayrı bir lezzet vardır. Buradaki لَذَّةٌ أُخْرَى ifadesi özellikle dikkat çekicidir.

“Başka bir lezzet.” Yani önceki lezzetin aynısı değil; yenilenmeden doğan yeni bir lezzet.

Kur’ân, Allah'ın yaratmasındaki sürekli yenilenmeye dikkat çeker:

كُلَّ يَوْمٍ هُوَ فِي شَأْنٍ

“O, her an yeni bir tasarruftadır.”

Rahmân, 55/29 Bu âyet, kâinattaki sürekli değişim ve yenilenmenin arkasında Allah'ın devam eden rubûbiyet ve tasarrufunu gösterir. Bir başka âyet:

وَيَخْلُقُ مَا لَا تَعْلَمُونَ “Bilmediğiniz şeyleri de yaratır.” Nahl, 16/8

Demek ki Allah'ın yaratması, insanın bildiği ve alıştığı şeylerle sınırlı değildir. Bu da تَجَدُّد kavramına geniş bir ufuk kazandırır. Eski nimetlerin gitmesi , yeni nimetlerin gelmesi, yeni tecellilerin görülmesi.

Risale-i Nur'un kâinatı okuma tarzında teceddüd, yani sürekli yenilenme çok önemli bir tefekkür kapısıdır.Baharın her yıl yeniden gelmesi bunun en açık örneklerinden biridir. Geçen bahar gitmiştir. Baharın gitmesi

“Artık bahar yok.” anlamına gelmez. Tam tersine “Bahar yeniden gelecek.” hakikatini gösterir.Aynı şekilde bir meyve ağacının bir meyvesi düşer. Fakat ağaç yeni meyveler verir.

Bu noktada Bediüzzaman'ın insanı “memur ve misafir” olarak tarif eden yaklaşımı tekrar anlam kazanıyor. Misafirlikte bir nimet sona erdiğinde, insan “İkram bitti.” demez. Çünkü ikram sahibi bâkîdir ve ikram devam edebilir. Bu sebeple iman, insanın dikkatini yalnız kaybolan nimete değil, yenilenen nimete yöneltir.

Şükür Açısından Çok Önemli Bir Noktada şudur. Yenilenme, şükrün de yenilenmesini gerektirir. Dün şükrettiğimiz nimet bugün aynı surette bulunmayabilir. Fakat bugün yeni nimetler vardır. Bu nedenle kulluk, dünün şükrünü tekrar etmekten ibaret değildir. Her gün yeni nimetleri fark etmek ve yeni bir hamd ile Allah'a yönelmektir.

Hazırlayan: Nuran Şahin

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.