Uzmanlar uyarıyor: Korona kısıtlamalarından dolayı yılgınlık ve tükenmişlik hissi artıyor

Uzmanlar uyarıyor: Korona kısıtlamalarından dolayı yılgınlık ve tükenmişlik hissi artıyor

Kovid-19 salgını ile mücadele önlemleri, insanları korumak için alınıyor. Ancak psikiyatristler ve psikologlar, kısıtlamaların toplum ve ruh sağlığına oluşturduğu risklerin göz ardı edilmemesi gerektiğini savunuyor.

A+A-

Berlin'de haftalarca süren kar yağışının ardından aniden artan hava sıcaklığı, koronavirüs tedbirleri nedeniyle evlerinden çıkmayan binlerce kişinin, sokaklara, parklara akın etmesine yol açtı.

Oysa Almanya'da dört aydır, öngörülen istisnai durumlar hariç, sokağa çıkma kısıtlaması uygulanıyor. Zaruri ihtiyaçlar için açmalarına izin verilen süpermarket ve eczaneler gibi işletmeler dışındaki dükkanlar hala kapalı. Bireyler arası temaslar da ciddi şekilde sınırlandırılmış durumda.

Aslında halen yürürlükte olan bu kısıtlamalara rağmen, çok sayıda insan dışarda, sadece dışarıya paket servisi yoluyla satış yapmalarına izin verilen restoran ve kafelerin önlerinde uzun kuyruklar oluşmuş durumda. Parklar ve sokaktaki insanların büyük çoğunluğu maskesiz…

Kısıtlamaların artık işe yaramadığı, insanların bunlara uymadıkları gözle görülebiliyor.

Kısıtlamalara halk desteği azalıyor

Goethe Üniversitesi'nden sosyal psikolog Profesör Rolf van Dick, "Elimizdeki tüm veriler ve araştırma sonuçları, büyük çoğunluğun hala kurallara uyduğunu gösteriyor… Ama ben, kısıtlamaların sürmesi halinde, bu kurallara uymayan azınlığın artacağı görüşündeyim” değerlendirmesini aktardı.

Kamu televizyonu ARD'nin, sonuçlarını 19 Şubat'ta açıkladığı bir kamuoyu araştırmasına göre, Almanya'da Covid-19 kısıtlamalarının çok ileriye gittiği görüşünde olanların sayısı iki hafta öncesine kıyasla yüzde 5 oranında artarak, yüzde 27'ye yükseldi. Bir önceki ankette, alınan önlemlerin yeterli olmadığını söyleyenlerin oranı da son ankette geriledi, yüzde 24'ten yüzde 16'ya düştü.

"Tükenmişlik hissi”

Bu, yaklaşık bir yıl önce alınmaya başlanan önlemlere, bugüne kadar en düşük kamuoyu desteğini yansıtıyor.

Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti'nin, salgınla mücadele amacıyla uzmanlardan oluşturduğu danışma konseyinde yer alan psikolog Stephan Grünewald'a göre, uzun vadeli perspektif sunulamaması insanlarda, özellikle kış aylarında, "tükenmişlik hissi” oluşturdu.

Uzun süreli kısıtlamaların halk üzerindeki etkisini araştıran Grünewald, "Bazı insanlar, ‘artık sonsuza kadar tecritte gibi yaşayacağız' hissiyatını yaşıyor” diye konuştu.

Şiddet ve sokak gösterileri riski

Ocak'ta kısmi sokağa çıkma yasakları uygulamaya başlayan Hollanda, şiddete evrilen sokak gösterilerin sahne olmuştu. Almanya'daki kimi kentlerde de, korona önlemlerine itiraz edenlerin başlattıkları benzer gösteriler yaşandı.

DW'ye, yürüttüğü çalışmalardan edindiği sonuçları aktaran Grünewald, ağır kısıtlamaların, toplum genelinde "kızgınlık ve saldırganlığı artırabileceğini” söyledi.

Sosyal psikolog van Dick ise sadece aşırılık yanlılarının değil, normalde şiddet eğilim olmayanların da kısıtlamaların yol açtığı yılgınlıktan ötürü şiddete yönelebileceğine dikkat çekti.

Komplo teorileri ve buna inanların sayıları artabilir

Medya ve siyasetin büyük bir bölümü, 2020 yılı boyunca, maskesiz büyük çaplı gösteriler düzenleyen ve aralarında kendilerini "Querdenker” (farklı açıdan, perspektiften bakarak düşünenler) olarak adlandıranların da yer aldığı koronavirüs önlemleri karşıtlarını, "aşırılık yanlısı azınlık” olarak nitelendiriyor.

Psikolog Stephan Grünewald'e göre, kısıtlama tedbirlerinin uzun süre devam etmesi halinde bu grupların popülaritesi artabilir.

Grünewald, "Koronavirüs inkarcıları, alarm veren ölüm sayıları nedeniyle, bugüne kadar kontrol altında tutulabildi. Ama şimdi artan aşılarla birlikte, komplo teorisyenleri ve inkarcıları, yeniden güç kazanabilir” diye konuştu.

Dürüstlük ve gerçekçi hedefler önemli

Sosyal psikolog Profesör Rolf van Dick, "Siyasi iletişim tutarlı olmaya devam etmeli. Somut kriterlere, verilere dayanmalı ve bunlar da anlaşılır bir şekilde kamuoyuna aktarılmalı” diye konuştu.

Psikolog Stephan Grünewald de içinden geçilmekte olunan bu kritik süreçte, dürüstlük ve gerçekçi hedeflerin hiç olmadığı kadar önem taşıdığına vurgu yaparak, "Net perspektifler sunulmalı” dedi.

Grünewald, "Hep kaçınılması, yapılmaması gerekenlerden, fedakarlıktan söz ediliyor… Oysa insanların neye ihtiyaç duyduğuna ve bu beklentiyi nasıl karşılayabileceğimize odaklanmalıyız” görüşünü kaydetti.

İnsanların doğaya özlem duyduğunu, baharın güç veren enerjisini hissetmek istediklerini aktaran Grünewald, sözlerini şöyle tamamladı: "Siyasiler ‘anarşiyi' önleyebilmek için bu beklentilere imkan sağlamanın yolunu bulmalı.”

Deutsche Welle Türkçe

HABERE YORUM KAT

YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
1 Yorum