Tuz seferberliği başlasın
Hipertansiyon önlenebilir ölüm nedenleri arasında bir numarada.
Begüm Çelikkol'un haberi:
2025 yılına kadar yaklaşık 1,5 milyar insanın hipertansiyon tanısı alacağı tahmin ediliyor. Hipertansiyonun önlenmesi için tuzun sofradan kalkması gerekiyor
Yüksek tansiyon genç yaşlı demeden herkesi vuruyor. Dünya genelinde her sene 7,6 milyon kişinin ölümüne, 92 milyon kişinin de maluliyet haline yol açan hipertansiyon nedeniyle 2025 yılına kadar yaklaşık 1,5 milyar insanın hipertansiyon tanısı alacağı tahmin ediliyor. Türk İç Hastalıkları Uzmanlık Derneği tarafından düzenlenen 15.Ulusal İç Hastalıkları Kongresi'nde konuşan Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ABD Nefroloji Bilim Dalı Öğr. Üyesi Prof. Dr. Ülver Derici, 'Sağlık Bakanlığı'nın 2004 yılına ait 'Hastalık Yükü' araştırması verilerine göre Türkiye'de hipertansiyona atfedilen yani hipertansiyonun kontrol altına alınması ile önlenen ölüm sayıları şöyle oldu: İskemik kalp hastalıklarında 50 bin 71, hipertansif kalp hastalıklarında ise 11 bin 503. Yani hipertansiyonun kontrol altına alınması ile önlenebilecek ölüm sayısı 108 bin 468 olup, bu rakam tüm ölümlerin yüzde 25.2'sini oluşturuyor. Bir başka deyişle ülkemizdeki her 4 ölümden 1'inin nedeni hipertansiyon' dedi.
MALİYET YÜKSEK
Prof. Dr. Derici şöyle devam etti: Türkiye' de 3 kişiden 1 tanesinin hipertansiyonu var Türkiye'de. Hipertansiyon tedavi edilmezse maliyeti çok yüksek olan bir tablo olur.
Yüksek tansiyon farklı hastalıklara neden oluyor. Bunlardan bazıları, kalp krizi, kalp yetmezliği, böbrek yetmezliği, damar tıkanıklıkları. Dolayısıyla bu tabloyla başlangıç aşamasından itibaren hipertansiyonla savaşmak, hastayı tedavi etmek ve bilinçlendirmek gerekiyor.
TÜKETİM 5 GRAMA KADAR DÜŞÜRÜLMELİ
Prof. Dr. Derici, 'Tansiyonun tedavisinde, yaşam tarzı değişikliği dediğimiz olayda en önemli husus tuz diye düşünüyorum. Sağlık Bakanlığı da hipertansiyonla ilgili adımlar atmaya insanları sağlıklı beslenmeye, yürüyüş yapmaya, az tuz tüketmeye yönelik bilinçlendirme yapmaya çalışıyor. İyi yönde çok güzel çalışmalar var, biz dernekler keza hem hekimlere yetecek hem hastalara yetecek toplantılar yapmaya çalışıyoruz. Tuzu çok fazla tüketen bir toplumuz, yemeği normal oranda bir tuzla pişirmiş olsak bile tuz atıyoruz. Özellikle tuz konusunda çok dikkat edilmesi gerekiyor. Son zamanlarda 15 gramlara kadar düşürdük tuz tüketimimizi, ama yetmez. 15 gramları 5 gramlara indirene kadar çalışmaların sürdürülmesini düşünüyoruz' şeklinde konuştu.
3 katı fazla kullanıyoruz
Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü Beslenme ve Fiziksel Aktiviteler Daire Başkanlığı'nın 'Aşırı tuz tüketiminin azaltılması' çalışması 2011 yılında başlamıştı. Çalışmanın sunum metninde, 'Aşırı tuz tüketimi bir çok kronik hastalığın temelinde yer alıyor. Özellikle oluşumunda aşırı tuz tüketiminin önemli bir etken olduğu hipertansiyon, dünyada önlenebilir ölüm nedenleri içerisinde bir numaralı risk faktörü. Yapılan bilimsel çalışmalarla ülkemizde tuz tüketimi normalden üç katı fazla. Fazla tuz tüketimi yüksek kan basıncına neden oluyor. Bu da kalp hastalıklarının önde gelen risk faktörü. Ülkemizde her dört ölümden birisi yüksek tansiyon ile ilgili' denilmişti.
İnme ve kalp riski artıyor
Bir çalışmada; günde 5 gramdan fazla tuz tüketildiğinde inme riskinin yüzde 23 ve kardiyovasküler hastalık riskinin yüzde 17 arttığı, tuz tüketiminin günde 6 gram ve altında olduğunda inme riskinin yüzde 24 ve kardiyovasküler hastalık riskinin yüzde 18 oranında azaldığı tespit edilmişti. ABD' de yapılan bir başka çalışmaya göre toplum genelinde tuzun azaltılması ile beklenen etkiler şöyle belirtildi: 3 gramlık bir azalma ile; koroner kalp hastalıklarda yıllık 60 bin ile 120 bin, inme vakasında yıllık 32 bin ile 66 bin civarında azalma sağlanacağı görüldü.
Yeni Şafak
