Türkiye, en az yüzde 5 büyümeye mahkûm
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, ekonominin bu yıl Orta Vadeli Program'da öngörülen yüzde 4'lük hedefi aşarak yüzde 5 civarında büyüyeceğini söyledi
Dünya ekonomisinde yaşanan krize rağmen, 2011'de büyümede Çin'in ardından dünya 2.'si olan Türkiye'nin, 2012 yılında da beklentilerin üzerinde büyümesi sürpriz olmayacak. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, 2010 yılında yüzde 9,2'lik büyümenin ardından 2011'de yüzde 8,5'luk büyüme gösteren Türkiye ekonomisinin, orta vadeli programda bu yıl için yüzde 4'lük büyüme hedeflense de, en az yüzde 5 büyümeye mahkûm olduğunu söyledi.
Forum İstanbul 2012'nin açılışında konuşan Bakan Çağlayan, "Türkiye için bu sene her ne kadar orta vadeli programda yüzde 4'lük bir ekonomik büyüme konulsa da, ekonomi bakanı olarak, ticaretin sürekli içinde olan biri olarak yüzde 5'e yakın, hatta yüzde 5'in üzerinde bir büyüme gerçekleştirecek performansı gösterebileceğini düşünüyorum. Türkiye, en az yüzde 5'lik büyümeye mahkûm olan bir ülkedir. Çünkü bizim 2023 ideallerimiz, 2023 hedeflerimiz var. Biz istiyoruz ki 2023 yılında Türkiye, dünyanın ilk 10 ekonomisi içine girsin." diye konuştu.
Küresel finansal krizin başından bugüne yaşanan süreci de değerlendiren Çağlayan, "Kriz Avrupa'da 10 hükümeti yemiş, 10 hükümeti değiştirmiş. Avrupa'da yapılan seçimlerde aşırı sağ ciddi şekilde yükselişe geçmiş. Yine önümüzdeki aylarda kriz Avrupa'da daha birçok hükümeti değiştirmeye devam edecek gibi görünüyor." ifadelerini kullandı. Avrupa ekonomisinin 2011 yılında yüzde 1,5 büyüdüğünü hatırlatan Çağlayan, "Eğer Türkiye, AB'nin 28. üyesi olsaydı, birliğin ekonomisine 0,3 daha büyüme katkısı yapacak, AB ekonomisi yüzde 1,5 değil 1,8 büyüyecekti. Belki o zaman bu kadar hükümetler istifa etmeyecekti, belki bu kadar şirketler batmayacaktı, belki bu kadar işsizlik olmayacaktı." dedi. Çağlayan, Türkiye'nin ise kriz kelimesini lügatinden çıkardığını, adeta kullanılmamak üzere çöpe attığını söyledi.
YENİ İSTİHDAM PROJESİ GELİYOR
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, cari açığı ve işsizliği çözmede kararlı olduklarını da belirterek, "Önümüzdeki günlerde istihdam projesini de açıklayacağız. Teşvik sisteminde yeni yatırımlara çok büyük destekler verilecek. Mevcut işletmelerin işgücü maliyetlerinin düşürülmesi ve rekabet güçlerinin artırılması konusunda son derece önemli olacak projeden Türk özel sektörü daha fazla haz alacaktır. Türkiye, yatırım için dünyanın en cazip ülkelerinin başında gelecektir." sözlerine yer verdi. Türkiye'nin gerek büyüme rakamları gerekse ihracat yaptığı pazarlardaki daralmanın etkisiyle dünyanın başka pazarlarına yönelmek durumunda olduğunun altını çizen Çağlayan, "Adeta tüm radarlarımızı açık tutuyor, tüm dünyadaki ticaret müşavirleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla ihracat pazarlarımızı sürekli kontrol ediyor ve yokluyoruz." dedi.
Bağış: Haziranda dünya sorunlarına 'one minute' diyeceğiz
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Davos'ta 'one minute' söylemiyle Davos'a katılmayacağını söylemesinin ardından Davos'tan yetkililerin Başbakan Erdoğan'a geldiğini ifade eden Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış, "Gelen arkadaşlar Başbakan'a 'Biz sizin ne kadar kararlı olduğunuzu biliyoruz. Sizi Davos'a davet etmek için gelmedik, Davos'u size getirmek için geldik' dediler. Başbakan'ımız da 'Bizim kültürümüzde kimseyi kapıdan çevirmek yoktur. Buyurun gelin' dedi. İnşallah haziranda dünyanın sorunlarına 'one minute' diyeceğiz." şeklinde konuştu. Türkiye'yi cadı kazanına benzetenlerin, bugün cadı avından bahsetmeye hakkı olmadığını belirten Bağış, "Türkiye geçmişiyle hesaplaşıp, herkesin huzur içinde yaşayacağı bir ülke olmak zorundadır." dedi.
İstanbul'un farklı medeniyetlerin merkezi olduğu gibi, dünya ekonomisinin de kalbinin attığı bir yer haline gelme yolunda ilerlediğini anlatan Bakan Bağış, son bir haftada sadece kendisinin, İstanbul'da düzenlenen 10'a yakın uluslararası organizasyonda hükümeti temsilen görev aldığını kaydetti. Egemen Bağış, vize konusuna da değinerek, "9 yıl önce vizeyle ilgili bizimle konuşmak bile istemeyenler daha biz söylemeden sizin için şunu şunu yapabiliriz demeye başladılar. Biz vize kolaylığı değil, muafiyeti istiyoruz. Bu konuda da farklı bir noktaya gelinecek ama biraz daha sabırlı olmak lazım." dedi. Bağış, uluslararası platformlarda haklı olmanın yetmediğini, güçlü olunması gerektiğini belirterek, kriz ortamında yönünü şaşırmış bir Avrupa için Türkiye'nin pusula niteliğinde olduğunu kaydetti.
Dünya ticaretindeki payımızı
2023'te iki katına çıkaracağız
TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, Forum İstanbul 2012 Konferansı'nda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin dünya ticaretinden aldığı payın binde 8 olduğunu, hazırladıkları senaryoda 2023 yılında 34,5 trilyon dolar dünya dış ticareti olacağını varsayarak, Türkiye'nin aldığı payı ikiye katlamayı hedeflediklerini vurguladı. Son 10 yılda ihracatın 36 milyar dolardan 136 milyar dolara ulaştığını hatırlatan Büyükekşi, 10 yıl önce dünya ticaretinden Türkiye'nin aldığı binde 5'lik payın şu anda binde 8'e çıktığı göz önüne alındığında, her yıl ihracatta ortalama yüzde 12'lik artışla hedefe ulaşılabileceğini öngördüklerini söyledi. Sektörler olarak yaptıkları çalışmada 2023 Türkiye ihracat rakamının 545 milyar dolar olduğunu belirten Büyükekşi, ancak söz konusu çalışmanın statik değil, dinamik olmasından dolayı her yıl TİM'de kurdukları strateji ofisleri aracılığıyla rakamları revize ettiklerini ifade etti. Büyükekşi, Türkiye'nin GSYH'nda ihracatın aldığı payın yüzde 17 olduğunu, bu oranı 2023'te yüzde 25'e çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.
Zaman
