Türkiye, Bingazi'de 'sahra hastanesi' kuruyor

Türkiye, Bingazi'de 'sahra hastanesi' kuruyor

Libya'da ateşkes için çaba harcayan Dışişleri Bakanı Davutoğlu dün Kaddafi'nin özel temsilcisi El Ubeydi'yi Ankara'da ağırlarken, muhaliflerle de telefonda görüştü.

Ankara tarafları dinleyerek ateşkes için "ortak bir zemin" arıyor. Libya'ya insani yardımlara da devam eden Ankara, Bingazi'de bir sahra hastanesi kuracak.

Libya'da hem Muammer Kaddafi hem de muhalefetle görüşen ender ülkelerden birisi olan Türkiye, taraflar arasında uzlaşı sağlamak için çalışmalarını sürdürüyor. Libya lideri Muammer Kaddafi'nin özel temsilcisi Abdülati el Ubeydi, dün Ankara'ya geldi. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, dün Dışişleri Bakan Yardımcısı El Ubeydi'yi kabul ederken Libyalı muhalefet ile de telefonda konuştu. Libyalı muhalefet temsilcileri de yakında Türkiye'ye gelecek. Zaman'a bilgi veren diplomatik kaynaklar, tarafları dinleyerek ateşkes ve uzlaşı için "ortak bir zemin" bulunup bulunmadığına bakacaklarını bildirdi. Kaynaklar görüşme taleplerinin taraflardan geldiğine dikkat çekerek, temkinli durmayı tercih ediyor.

Yunanistan'da önceki gün temaslarda bulunan Libya Dışişleri Bakan Yardımcısı Abdülati el Ubeydi, dün Ankara'ya geldi. El Ubeydi, Dışişleri Bakanı Davutoğlu ile görüştü. El Ubeydi, Libya lideri Kaddafi'nin görüşlerini aktardı. Kaynaklar, Libyalı yetkilinin Kaddafi'den sürgüne gönderilmesiyle ilgili bir mesaj getirdiği haberlerini yalanladı. El Ubeydi'nin Ankara'ya geleceğinden Libyalı muhaliflerin haberi vardı. Muhalifler de önümüzdeki günlerde Türkiye'ye gelecek. Kaynaklar, iki tarafın da görüşlerini Türkiye'ye aktarmak istediğini vurgulayarak, "Aralarında ortak bir zemin var mı, ona bakacağız." dedi.

El Ubeydi'nin Ankara ziyaretine uluslararası basın da büyük ilgi gösterdi. Batı medyası "Türkiye, Libya'da arabulucu" başlıkları attı. Ankara ise temkinli bir duruş sergiliyor. Türk yetkililer, her fırsatta arabulucu gösterilmelerinden; ardından da "Türkiye başarısız oldu" eleştirilerinden rahatsız. Yetkililer, diplomasinin taraflar arasında iletişim kurmak olduğunu belirterek, Ankara'nın da bunu yaptığını kaydetti.

TÜRKİYE'DEN BİNGAZİ'YE SAHRA HASTANESİ

Misrata ve Bingazi'deki yaralı ve hastalar feribotla Türkiye'ye gelirken Ankara, insani yardımını sürdürüyor. Bakan Davutoğlu, dün iki C-130 askeri uçağının Bingazi'ye tıbbi yardım ve gıda malzemesini götürdüğünü açıkladı. Bakan, bugün de bir C-130 uçağının aynı çerçevede Bingazi'ye gideceğini kaydetti. Türk bakan, burada bir sahra hastanesi kurulması için çalışmalar yaptıklarını dile getirdi.

Hasta yakınları Türk konsolosa silah çekti

Libya'nın Misrata şehrinden cumartesi günü yaralıları aldıktan sonra Bingazi'ye gelen Ankara Feribotu ve Türk diplomatlar pazar akşamı zor anlar yaşadı. Libyalılar, yaralılarını feribota aldırabilmek için büyük mücadele verdi; ancak feribot dolduğu için herkese olumlu cevap verilemedi. Yaralıları feribota alınan 10 kadar aile gemiye binmek için ısrar etti. Kaptan sadece depoda yer olduğunu; ancak orada yolcu taşıyamayacağını söyleyince arbede yaşandı. Yaralılarına refakat edemeyen aileler, Türkiye'nin Bingazi Başkonsolosu Ali Davutoğlu'na silah çekti. Feribota binemeyen aileler, Türk başkonsolosa silah zoruyla, "Hastaların başına bir şey gelirse sorumluluğu Türkiye'ye aittir." yazılı belge imzalattı. Bu aileler dün Bingazi'ye gıda ve tıbbi yardım götüren C-130 askeri nakliye uçaklarıyla Türkiye'ye getirilerek yakınlarının yanına ulaştırılacak.

Yaralılar Misrata'daki dehşeti anlattı

Libya'ya insanî yardım götüren Ankara Feribotu'nun, şiddetli çatışmaların yaşandığı Misrata ile muhaliflerin merkezi Bingazi'den yaralıları alması uluslararası basında yankı buldu. Reuters ve Associated Press haber ajansları yaralıların tahliyesine Libya haberlerinden genişçe yer verirken İngiliz Times gazetesi, Ankara'nın yaklaşık 290 yaralı ile 80 refakatçiyi alarak yola çıkışını ilk sayfasından duyurdu. Feribotun, Bingazi Limanı'na yanaşırken büyük bir coşku yaşandığını anlatan gazetenin deneyimli muhabiri Martin Fletcher, feribotun içinde karşılaştığı görüntüleri de aktardı. Kadın-erkek, genç-yaşlı birçok kişinin battaniyelerle şiltelerin üzerinde yattığını belirten Fletcher, bazı kişilerin ağır yaralı olduğunu kaydetti. Fletcher, "Gördüklerimiz, şubat ayının ortasında isyanın başlamasından bu yana dış dünyaya neredeyse tamamen kapalı olan kentteki rejimin barbarlığını gözler önüne seren yüzer bir kanıttı." ifadesini kullandı. Yaralılardan 25 yaşındaki Muad Şetvan, "Misrata'da her yerde nişancılar var. Kadın, erkek, çocuk, hatta hayvan demeden vuruyorlar. Her şeyi öldürüyorlar." derken, Reuters'e konuşan İbrahim el Aridi adlı yaralı da haftalardır kuşatma altındaki kentteki durumu, "Çok çok kötü. Kaddafi caddeleri bombalıyor. Çatılarda keskin nişancılar var." şeklinde anlattı. Birçok yolcu da caddelerde çok sayıda cesedin bulunduğunu, şehirdeki hastanenin yaralılarla dolup taştığını ve ilaç sıkıntısı yaşandığını aktardı. Ankara Feribotu'na binen BBC muhabiri de gemideki yaralıların, Misrata'da elektrik ve suyun kesik olduğunu; keskin nişancıların ayrım yapmaksızın ateş açtığını söylediklerini belirtti. Doktorlar, geçtiğimiz ay Misrata'da yaklaşık 250 kişinin hayatını kaybettiğini, binden fazla kişinin de yaralandığını söylüyor. Feribottaki doktorlardan Selman Karadayı ise "Yıkıldım, böyle olacağını düşünmemiştim. 100-150 yaralı için hazırlanmıştık, ama insanlık namına kapasitemizden fazlasını aldık." dedi. Toplam 460 yolcusuyla yola çıkan Ankara Feribotu'nun geleceği Çeşme'de, İzmir İl Sağlık Müdürlüğü'nce sahra hastanesi oluşturulurken, Çeşme, Seferihisar ve Urla devlet hastaneleri yaralıları karşılamaya hazır duruma getirildi.
Zaman