'Türkiye Afganistan'a kayıtsız kalamaz'

'Türkiye Afganistan'a kayıtsız kalamaz'

Türkiye'nin Afganistan'daki rolü üzerine Türkiye'nin Kabil Büyükelçisi Basat Öztürk açıklamalarda bulundu.

"Afganistan Hakkında Tokyo Toplantısı"na katılmak üzere Japonya'nın başkenti Tokyo'ya gelen Türkiye'nin Kabil Büyükelçisi Basat Öztürk, Afganistan'ın yeniden yapılandırma çalışmaları, NATO sonrası dönemde Şanghay İşbirliği Örgütü'nün (ŞİÖ) Afganistan'da rol alma çabaları ve Türkiye-Afganistan ilişkileri konularında AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Öztürk, Tokyo konferansının Afganistan'ın uzun dönemli sosyo-iktisadi kalkınmasını sağlamayı hedefleyen bir konferans olduğunu söyledi.

Afganistan'ın kendi kendine idamesine yönelik bir seviyeye ulaşması için 2024-2025 yılına kadar uzanan bir dönemde yapılanma sürecinin öngörüldüğünü anlatan Öztürk, bu toplantının önceki Afganistan konferanslarıyla bağlantılı olduğunu kaydetti.

İstanbul-Tokyo toplantıları birbirini tamamlıyor

Öztürk, bu çerçevede, NATO'nun Chicago zirvesinde Afganistan'daki uluslararası gücü oluşturan ülkelerin, Afganistan ordusunun ve polisinin 2014'ten itibaren yapılanmasına ve bunun için gerekli bütçenin oluşturulmasına yönelik taahhütlerde bulunduklarını hatırlattı.

Buna göre, 228 bin 500 mevcutlu bir Afgan ordusu ve polis gücünün 2014'ten itibaren işbaşında olacağını kaydeden Öztürk, söz konusu rakamın daimi güvenlik güçlerine ait olduğunu, halihazırdaki Afgan gücünün sayısının daha da fazla olduğunu belirtti. Öztürk, yıllık 4 milyar 100 milyon dolar maliyeti olan bu proje için Chicago zirvesinde taahhütlerde bulunulduğunu kaydetti.

Diğer bir önemli konferansın bölgesel işbirliği temelinde süren, Türkiye'nin 2 Kasım 2011'de İstanbul'da başlattığı "İstanbul Süreci" olduğunu anlatan Öztürk, bu süreçte "Asya'nın kalbi olan Afganistan'ın" yakın ve uzak komşuları bir araya gelerek hem siyasi diyaloğunu artırmayı hem de güven artırıcı önlemler kataloğundan seçilen yedi önlemi ele alıp ilerletmeyi öngürdüklerini dile getirdi.

İstanbul Süreci'yle birlikte güvenlik ve savunma boyutundaki stratejik plan dahilinde kararlar alındığını ifade eden Büyükelçi Öztürk, dün yapılan Tokyo Konferansı'yla da Afganistan'ın 2012-2025 dönemindeki ekonomik ve finansal kalkınmasına yönelik kararlara imza atıldığını anlattı.

Tokyo Konferansı'nda, Afganistan'ın, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu ortaklarına danışarak hazırladığı "Afganistan'ın kendi kendine yetebileceği bir seviyeye ulaşmasına yönelik stratejik vizyon" isimli belgenin onaylandığını bildiren Büyükelçi Öztürk, bu ülkenin tarımından madencilik sektörüne, eğitiminden insan kaynaklarının kullanımına kadar birçok alanı kapsayan taahhütlerin konferansın paydaşları tarafından kabul edildiğini anlattı.

"NATO'nun yerini almak diye bir şey yok"

Kabil Büyükelçisi Öztürk, uluslararası toplumun hedefinin, 2014 yılından itibaren NATO ve Uluslararası Güvenlik Destek Gücü (ISAF) birliklerinin Afganistan'dan ayrılmasından sonra bu ülkede bir "boşluk" oluşmaması olduğunu söyledi.

AA muhabirinin NATO'nun çekilmesi durumunda ŞİÖ'nün bu boşluğu doldurmasının söz konusu olup olmadığının sorması üzerine Öztürk, "ŞİÖ kendi üzerine düştüğü ölçüde bir rol oynayacak" yanıtını verdi.

Çin'in başkenti Pekin'de yapılan son ŞİÖ zirvesinde Afganistan'a örgütte gözlemci statüsü verilmesi ile Türkiye'ye diyalog ortağı statüsü verilmesinin bir tesadüf olmadığının altını çizen Öztürk, ŞİÖ'nün Afganistan'ı kendine yaklaştırma yönünde bir adım attığını kaydetti.

Öztürk, ŞİÖ'nün aynı toplantıda Afganistan'la ilgili kararı alırken sürece Türkiye'yi de dahil etmesinin, Ankara'nın Afganistan'da oynadığı rolün "örgüt tarafından teslim edilmesi" anlamına geldiğini söyledi.

ŞİÖ'yü oluşturan üye ülkelerin Afganistan'dan da bağımsız olarak Türkiye ile ilişkilerini geliştirmek isteyeceklerini anlatan Öztürk, bu durumu "Türkiye'nin de Avrasya'nın yükselen güçlerinden biri olması" ile açıkladı.

"Şanghay İşbirliği Örgütü, NATO'nun yerini alamaz" diyen Öztürk, ŞİÖ'nün farklı bir örgüt yapısına sahip olduğunu, nitekim bu yönde de bir bekenti olmadığını ifade etti. Öztürk, ŞİÖ'nün bundan sonra da kendi ihtisas alanlarında çalışmayı sürdüreceğini ifade etti.

ŞİÖ'nün daha geniş anlamda bölgeye ve Asya'ya yardımcı olabileceğini altını çizen Öztürk, şunları kaydetti:

"Kendi gözlemlerime dayanarak söylüyorum. Bundan ötesi olamaz. Şüphesiz ŞİÖ'nün oynayacağı daha büyük roller var ve bu roller artabilir. Ama NATO'nun yerini almak gibi bir şey yok. Söz konusu olan NATO'nun yerini başka bir örgütün ya da oluşumun alması değil, önemli olan Afganistan'ın kendi kendine bağımsız, yeterli, barış ve huzur içerisinde bölgesinde yerini alması. Hedef bu."

"TSK 20 binden fazla Afgan askeri eğitti"

Öztürk, sadece devlete ait olan yardımlar düşünüldüğünde Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kapsamlı yardımlarından birinin Afganistan'a yapıldığını belirterek, son 10 yılda toplamda 200 milyonu doları aşan bir yardımın söz konusu olduğunu kaydetti.

Öztürk, söz konusu tutarın, sağlık ve eğitim başta olmak üzere ülkenin yaşamsal ihtiyaçlarının bulunduğu alanlarda tamamlayıcı nitelikte hizmetlere yönlendirildiğinin anlattı.

Büyükelçi, Türkiye'deki özel girişimcilerin kurduğu okullarda binlerce kişinin eğitim aldığını ve yüzlerce Afgan öğrencinin de burs imkanından faydalanarak Türkiye'de eğitim gördüğünü anlattı.

Öztürk, Afganistan'daki polislerin eğitiminde de Türkiye'nin ciddi katkıları olduğunu, ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri'nin eğittiği Afgan askerlerinin sayısının toplamda 20 bini geçtiğini söyledi.

"Ne işimiz var deme lüksümüz yok"

Afganistan'da meydana gelen helikopter kazasında Türk askerlerinin hayatını kaybetmesinin ardından Türkiye'nin bu ülkedeki varlığına ilişkin tartışmalar yaşandığını hatırlatan Öztürk, "Türkiye'nin Afganistan'da ne işi var' sorusunun bilgi eksikliğinden kaynaklandığını düşünüyorum" dedi.

Öztürk, böylesi bir sorunun, konuya uzak kalındığı anlamına geldiğini ifade ederek, Türkiye ile Afganistan arasındaki bağların asırlara dayandığının altını çizdi.

Kurtuluş Savaşı yıllarında Türkiye'yi tanıyan ilk ülkenin Afganistan olduğunun unutulmaması gerektiğini vurgulayan Öztürk, "Türkiye Cumhuriyeti daha kurulmamışken, Afganistan Türkiye'nin bağımsızlığına ve gücüne güvendi" dedi.

Afgan halkının Türkiye'ye zor günlerinde yardımlarda bulunduğuna dikkati çeken Büyükelçi Öztürk, "Türkiye gibi bir devlet Afganistan'da ne işimiz var deme lüksüne sahip değil" diye konuştu.

haber7