Turizmde Arap baharı
Sağladığı döviz girdisiyle ekonominin lokomotifi olan turizm sektörü son yıllarda önemli bir değişim yaşıyor.
Tuğba Öcek'in haberi;
Avrupalı, Rus ve ABD'li turist sayısında durağanlık gözlenirken Arap baharıyla sürekli gündemde olan Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinden gelen turist sayısı son 10 yılda adeta patlama yaptı. 2001'de 687 bin Arap turiste ev sahipliği yapan Türkiye, geçtiğimiz yıl 4 milyondan fazla Arap turisti ağırladı. Öyle ki bazı ülkelerden gelenlerin sayısı 23 kat artış gösterdi. Bu durum turizm sektörünün deniz-güneş-kum olarak adlandırılan yaz mevsimine bağımlılığını da önemli ölçüde azalttı. Arap turistlerin yüzde 70'i artık yaz ayları dışında Türkiye'yi ziyaret ediyor. Bu değişim en çok turizmcileri ve esnafı sevindiriyor.
Otellerden alışveriş merkezlerine (AVM), kuyumculardan çeyizcilere kadar birçok sektör kış mevsiminde de turistten para kazanıyor. Turistik Otelciler, İşletmeciler ve Yatırımcılar Birliği (TUROB) Başkanı Timur Bayındır, "Arap turisti iyi anlamak lazım. Araplar denizi, kumu ve güneşi sevmiyor." diyor. Buna göre iklim, doğa ve akarsuların çok müsait olduğu Karadeniz'in Arap turizm potansiyelini iyi değerlendirmek gerekiyor. Çünkü Türkiye'nin Malezya, Yunanistan ve Avrupa ülkeleri gibi rakipleri bulunuyor. Arap ülkelerinden en çok turist getiren acentelerden Helen Turizm'in sahiplerinden Ali Eşki ise eskiden Arapların Türkiye'yi bir yaz ülkesi olarak bildiklerini ama artık kışın da gelinebilecek bir ülke olduğunu öğrendiklerini aktarıyor. Eşki'ye göre iki aylık mevsime bağlı kalan Arap turizmi artık 8 aya çıktı. Böylece mevsimsellik kalkmaya başladı.
Zaman
