TESEV: Özel din eğitimi kurumları açılmalı

TESEV: Özel din eğitimi kurumları açılmalı

TÜSİAD'ın ardından TESEV de yeni anayasanın dayanması gereken temel ilkeleri içeren raporunu açıkladı

Murat Aksoy'un haberi:

Türkiye Ekonomik ve Sosyal Etüdler Vakfı (TESEV) Aralık 2010'da çalışmalarına başladığı yeni anayasaya ilişkin temel ilkelerini açıkladı. TESEV bünyesinde kurulan Anayasa Komisyonu'nun hazırladığı, "Türkiye'nin Yeni Anayasasına Doğru" başlığını taşıyan rapordaki tespitlerin, TÜSİAD'ın açıkladığı önerilere paralel olması dikkat çekti. Raporda TÜSİAD'ın önerdiği gibi 'Türkiye Cumhuriyeti' ilkesi dışında anayasadaki tüm maddelerin değiştirilebileceği belirtildi.

Raporda en dikkat çeken teklif kendi çocuklarına daha derinlemesine dini eğitim vermek isteyen ailelere 'özel eğitim' seçeneği oldu

TESEV'in raporunu Beşiktaş'taki Conrad Hotel'de komisyon üyelerinden Prof. Dr. Serap Yazıcı ve Prof. Dr Mustafa Erdoğan açıkladı. Raporun açıklanmasından önce bir konuşma yapan TESEV Başkanı Can Paker, sivil toplum kuruluşu olarak yeni dönemda Türkiye'nin demokratik sivil bir anayasaya sahip olması için çalıştıklarını ifada etti. Paker, "çalışmamız bu raporu açıklamakla bitmedi, daha yeni başladı" dedi.

ANAYASANIN TEMEL İLKELERİ

Roporda, 'Başlangıç ve ilk maddeler', 'devletin temel amaç ve görevleri' 'yurttaşlık, temel ve kültürel haklar', 'hukuk devleti' 'vicdan ve din özgürlüğü', 'laiklik', 'kuvvetler ayrılığı' ve 'asker sivil ilişkileri' gibi başlıklar altında yeni anayasada yer alması gereken temel ilkelere yer verildi. Anayasanın temel ilkeleri ile ilgili olarak, yeni anayasa devletin neleri yapması gerektiğinden çok, neleri yapmaması gerektiğini belirlemekle ilgilenmesi gerektiğinin ifade edildiği raporda; yeni anayasanın bu şekilde bir yandan devleti sınırlarken, öbür yandan toplumu özgürleştirmesi gerektiği vurgulandı. Yeni Anayasada başta 1982 Anayasasının öngördüğü devlet-birey ilişkisi modelinin tersine çevrilmesiyle, yani bireylerin devlet otoritesi karşısında korunmasına özel bir önem verilmesiyle sağlanabileceği ifade edildi.

Bu anlayış doğrultusunda, Türkiye'de devletin demokratikleştirilmesi için anayasanın dayanması gereken temel ilkeler ise beş ana başlık altında toplandı;

1. Resmi ideolojisinin olmaması,
2. Dinler karşısında tarafsız olması,
3. Etnik ve kültürel kimlik tanımlamaması,
4. Teşkilat ve işleyiş bakımından sivilleşmesi,
5. Adem-i merkezleştirilmesi olarak yer aldı.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ HALKI

Raporda anayasanın başlangıç kısmında kurucu iradeyi "Biz Türkiye Cumhuriyeti halkı..." olarak tanılamanın önemli olduğu vurgulandı. Cumhuriyet'in temel niteliklerine yer verilecek hükmün ise şu şekilde yer olması önerildi: "Türkiye Cumhuriyeti insan onuruna saygılı, insan haklarına bağlı, hukukun üstünlüğüne dayalı içerde ve dışarıda barışçı, laik ve çoğulcu bir demokrasidir".

VİCDANİ RET TEMEL HAK OLMALI

TESEV'in raporunun TÜSİAD'ın geri adım attığı önerilerle benzerliği dikkat çekti. Raporda Türkiye Cumhuriyeti'nin niteliği tanımlayan madde dışındaki tüm maddelerin yeni anayasa yaparken değiştirilebilmesi gerektiği belirtildi. 'Yurttaşlık, temel ve kültürel haklar' başlığı altında ise zorunlu askerliğin kaldırılması istenerek "Vicdani ret temel bir hak olarak yeni anayasada yer almalıdır" önerisi getirildi. Raporda askerliğin alternatif kamu hizmetleri ile yapılabileceği, anayasanın buna uygun olduğu ancak yasal düzenlemeye ihtiyaç duyulduğu da belirtildi.

RESMİ DİL TÜRÇE KALMALI

TESEV Anayasa komisyonu Türkçe'nin resmi dil olarak kalması gerektiğini ancak farklı dilleri konuşan vatandaşları kamu hizmeti alırken, kendilerine yönelik kolaylıklar sağlanabilmesinin anayasa güvencesine alınmasını istedi. Komisyon eğitim dili konusunda ise şu öneride bulundu: "Bu çerçevede ilk ve ortaöğretim kurumlarında eğitim dilinin Türkçe olması esastır. Ancak resmi dil dışındaki diğer dillerde, o dillerin gelişimini sağlayacak şekilde isteğe bağlı dersler olmalıdır.

AYM MECLİS'İ DENETLEYEMEZ

TESEV tartışmalı kararlarıyla gündeme gelen Anayasa Mahkemesi'nin çalışma esaslarına ilişkin de öneriler de bulundu. Raporda mahkemenin yetkilerinin TBMM'nin yapacağı kanunların üstünde olmaması gerektiği vurgulanırken, "Anayasa Mahkemesinin TBMM'nin kabul ettiği anayasa değişikliklerini esastan denetleme yetkisine sahip olmadığı, yeni anayasada kesin bir dille belirtilmelidir" ifadelerine yer verildi. Raporda YSK'nın hukuka uygunluğu tartışmalı kararlarına dikkat çekilerek, kurulun Anayasa Mahkemesi tarafından denetlemesi istendi.

GENELKURMAY'A BAKANLAR KURULU KRİTERi

Genelkurmay Başkanı'nın atanmasıyla ilgili Bakanlar Kurulu'nun yetkili olmasını isteyen TESEV, "TSK sadece dış tehditlerin bertarafı anlamına gelen milli savunma hizmetlerinden sorumlu kılınmalıdır" önerisini getirdi. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi'nin lağvedilmesi, bu mahkemenin alanına giren konulara Danıştay'ın bakması da TSK ile ilgili öneriler arasında yeraldı.

Din eğitimine 'özel' güvence

TESEV yeni anayasa raporunda "Kimlik belgeleri ile pasaportlardaki 'din' (ve mezhep) haneleri kesinlikle iptal edilmelidir" önerisinde bulundu, zorunlu din derslerinin kaldırılmasını istedi. Raporda din eğitimiyle ilgili "Objektif, eleştirel ve çoğulçu içerikte 'Dinler Kültürü' dersinin kamu okulları müfredatında seçimlik olarak yer almasında bir sakınca yoktur. Dersin içeriği her dini eşit olarak ele almalı ve çeşitli dini ve mezhepleri sosyolojik ve felsefi bakış açısıyla, objektif ve eleştirel olarak işlemelidir" önerisi getirildi.

Raporda en dikkat çeken teklif ise kendi çocuklarına daha derinlemesine dini eğitim vermek isteyen ailelere 'özel eğitim' seçeneği oldu. Raporda "Kamu okulları dışında özel olarak din eğitimi veren kurslar ve kurumların açılması da anayasanın temel ilkeleri doğrultusunda yapılacak bir denetime bağlı kalmak kaydıyla güvence altına alınmalıdır."

Diyanet İşleri Başkanlığı yapılandırılmalı

Vicdan ve Din Özgürlüğü ve Laiklik başlığı altında ele alının din özgürlüğü ve laiklik konusunda da temel ilklere yer verildi.
Anasayanın 24. maddesinin son fıkrasının laiklik ilkesine ters olduğu ifada edilen raporda; Diyanet işleri Başkanlığı'nın yeniden yapılandırılması gerektiğine yer verildi. Kurumun lağvedilmesinin bugünün şartlarında mümkün olmadığı ancak, uzun vadede temsil ettiği gruplardan gelen talepler ve istekler doğrultusunda tamamen kaldırılabileceği belirtildi.

Yeni Şafak