Tarikat ve cemaatler için 'özgür, eşit ve şeffaf' bir sistemi kurulmalı

Tarikat ve cemaatler için 'özgür, eşit ve şeffaf' bir sistemi kurulmalı

Tarikat ve cemaat tartışmalarına değinen DEVA Partisi Mersin Milletvekili Mehmet Emin Ekmen, "çözüm, dinî yapıları hukuk dışına itmek değil; onları hukuk içine almaktır" dedi.

Ekmen, Yeni Arayış’ta yayımlanan “Cemaatler üzerine yeniden düşünmek” başlıklı yazısında dinî eğitim ve geleneksel dinî yapılar üzerindeki ağır kısıtlamaların, cemaatlerin faaliyetlerini uzun süre dar, mahrem ve görünürlüğü düşük bir şekilde sürdürmelerine yol açtığını belirtti.

"Bu yapılar, insanların maneviyat, eğitim, dayanışma ve aidiyet ihtiyaçlarına cevap veren; yoksullara yardım eden, öğrencilere eğitim ve barınma imkânı sunan önemli sosyal işlevler de gördü" diyen Ekmen, "Türkiye’de dinî yapılar, cemaatler ve tarikatlarla devlet, toplum ve bu yapıların üyeleri arasındaki ilişki nasıl kurulmalıdır?" sorusuna şöyle cevap verdi:

"FETÖ soruşturmaları, dinî yapılarla devlet arasındaki ilişkinin hukuki ve kurumsal zemininin düşünülmesi için önemli bir fırsattı. Ancak bu fırsat yeterince değerlendirilemedi.

Oysa dinî yapıların insan kaynağı oluşturma, sermaye edinme ile geliştirme yöntemleri, yönetim modelleri ve ekonomik faaliyetleri şeffaflaştırılarak hukuk içinde güvence altına alınabilir; böylece yıllardır tekrar eden sorunların önemli bir bölümü önlenebilirdi.

Vatandaşın inanma, inanmama, inancını değiştirme; inancını tek başına veya topluca, özel alanda veya kamusal alanda yaşama hakkı güvence altında olmalıdır.

Devletin görevi insanların neye inanacağını belirlemek değil, insanların inançlarını korkusuzca ve huzur içinde yaşayabilecekleri özgür ortamı sağlamaktır.

Din ve vicdan özgürlüğünü, inanç topluluklarının örgütlenme özgürlüğünü ve devletin bütün inançlara eşit mesafede durmasını denetim ve şeffaflıkla aynı anda savunmak gerekir.

Din ve vicdan ile örgütlenme özgürlüğünü savunmak, hiçbir dinî yapının denetim dışında kalmasını savunmak değildir.

Kamu kaynakları, bağışlar, ticari faaliyetler ve kamu kurumlarıyla ilişkiler bakımından hukuka uygunluk herkes için geçerli olmalıdır.

Devlet, bir yapının dinî görüşlerine veya iktidarla siyasi yakınlığına bakarak onu “iyi” ya da “kötü” diye sınıflandıramaz. Kurallar açık, belirli, eşit ve denetlenebilir olmalıdır.

Küçük bir tekkede insanlara ahlakı, dürüstlüğü, çevresine ve ülkesine faydalı olmayı öğreten yapıların zaman içinde büyük güç ağlarına dönüşmesi, aslında başlı başına bir imtihandı.

Para, bürokrasi, siyaset ve ekonomik güçle karşılaşan yapıların küçük bir kısmının bu imtihanı başarıyla verdiği söylenebilir.

Kayıt dışılığın olduğu yerde yalnızca kötü niyetli yapılar değil, iyi niyetli yapılar da korunmasızdır.

İşte bu nedenle çözüm, dinî yapıları hukuk dışına itmek değil; onları hukuk içine almaktır.

Siyasetin görevi, birkaç yılda bir aynı manzarayla karşılaşmamak için yeni bir sistem kurmaktır.

O sistemin üç temel ilkesi vardır:

Özgürlük: Devlet inanca müdahale etmemeli; din ve inanç topluluklarının örgütlenme özgürlüğünü, tüzel kişilik dahil olmak üzere, güvence altına almalıdır.

Eşitlik: Hiçbir inanç ve hiçbir yapı siyasi yakınlığına göre ayrıcalıklı ya da hedef konumuna getirilmemelidir.

Şeffaflık: Bağıştan mülkiyete, ticari faaliyetten kamu ile ilişkilere kadar her alanda hesap verebilirlik esas olmalı ve bu ölçü herkese aynı biçimde uygulanmalıdır.

Özgürlük olmadan din ve vicdan özgürlüğü korunamaz.

Eşitlik olmadan hukuk devleti kurulamaz.

Şeffaflık olmadan da kamu düzeni ve cemaatlerin kendi iç güvenliği sağlanamaz.

Bu üçünü aynı anda kuramadığımız sürece, cemaatler ve sermaye sorunlarını veya başka güç görünümlerini farklı isimlerle konuşmaya devam edeceğiz.

Mesele bir cemaati tasfiye etmek ya da diğerini korumak değildir. Mesele; topluma, cemaatlerine, üyelerine, sempatizanlarına ve devlete güven verecek bir hukuk düzeni kurabilmektir.

Bu üçünü aynı anda kuramadığımız sürece, bugün cemaatler ve sermaye ilişkisini, yarın başka bir güç ağını, başka bir yapıyı ve farklı bir ismi konuşmaya devam edeceğiz.

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.