Suriye'de 6 haftada 453 kişi öldü
Suriye'de, demokrasi yanlısı gösterilerin başlamasından beri ölenlerin sayısı 453'e ulaştı
Suriye İnsan Hakları Gözleme örgütü, altı haftadır süren gösterilerde ölen 453 sivilin isminin tespit edildiğini bildirdi.
Örgütün başkanı Rami Abdürrahman, bu kişileri kimin öldürdüğü sorusu üzerine, bu konuda yoruma mahal olmadığını belirterek ölenlerin Dera, Şam, Şam'ın kırsal kesimleri ve sahil kesiminden olduğunu söylemekle yetindi.
TANKLAR DERA YOLUNDA
Görgü tanıkları, tankları taşıyan araçların Şam'ın güneybatısından, Golan Tepelerinin İsrail sınırı yönünden geldiğini ve sabah erken saatlerde otobana geçtiğini söylediler.
Tanıklara göre tanklar Şam'ın banliyösü Duma ile güneydeki Dera kenti yönünde ilerliyor.
Bu arada, bir insan hakları eylemcisi, güneydeki Dera kentinden patlama ve silah sesleri geldiğini söyledi.
Görgü tanığı, askerlerin sabah erken saatlerde çevredeki askeri üslerden kente geldiklerini bildirdi.
Ordu pazartesi günü Şam'ın 130 kilometre güneyindeki Dera'ya tank göndermişti. Dera Suriye'de geçen ay reform yanlısı gösterilerin başladığı kent.
SURİYE MUHALEFETİNDEN DEMOKRASİ TALEBİ
Suriyeli muhalifler, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad demokrasiye geçişe öncülük etmediği müddetçe, "tabandan gelen kitlesel devrimlerinin" rejimi yıkacağını bildirdi.
Suriye ve dışındaki muhaliflerin oluşturduğu Ulusal Değişim Girişimi adlı grup tarafından yapılan açıklamada, demokratik geçişin, ülkenin şiddet, kaos ve iç savaş dönemine girmesine engel olacağı belirtildi.
Suriye'de mart ayının ortalarında başlayan olaylarda 120'si geçen hafta sonu olmak üzere 400'den fazla kişi hayatını kaybetti.
SURİYE'NİN PARİS BÜYÜKELÇİSİ, DIŞİŞLERİ BAKANLIĞINA ÇAĞRILDI
Suriye'nin Paris Büyükelçisi Lamiya Şakkur, bu ülkedeki son gelişmelerle ilgili olarak Dışişleri Bakanlığına çağrıldı.
Fransa Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Bernard Valero, Suriye yönetiminin, muhaliflere yönelik giderek artan baskısından dolayı Fransa'nın duyduğu rahatsızlığın görüşmede dile getirildiğini açıkladı.
Valero, ''Şiddet olaylarını kınadığımızı bir kez daha tekrarladık. Halka yönelik baskılara son verilmesini ve bütün siyasi tutukluların serbest bırakılmasını istedik'' dedi.
Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, Suriye yönetimine yönelik eleştirilerinin dozunu artırarak, Şam yönetimini dün halkına ''kabul edilemez baskı'' yaptığı gerekçesiyle kınamıştı.
NATO, MİSRATA'DAKİ KADDAFİ GÜÇLERİNİ VURDU
NATO'nun dün gece Libya'nın batısındaki Misrata kentinde konuşlanan Muammer Kaddafi güçlerini havadan vurduğu bildirildi.
Libya muhalefet sözcülerinden Reda, Reuter ajansına yaptığı açıklamada, NATO'nun hava saldırısı sonucu Kaddafi güçlerinin bulundukları mevzilerin birinden geri çekildiğini, ancak bugün liman bölgesini tekrar bombalamaya başladıklarını söyledi.
Reda, NATO'nun saldırısında 37 askeri aracın tamamen tahrip olduğunu da ifade etti.
Kaddafi güçlerinin bu sabah Misrata'nın 10 kilometre kadar kuzeyinde Steel olarak bilinen alanı bombalamaya başladığını açıklayan Reda, Kaddafi askerlerinin bombardımanının hala sürdüğünü, Grad füzeleri kullandıklarını, savaş uçaklarının da Misrata çevresinde uçtuğunu, ancak herhangi bir yeri vurduklarını duymadığını kaydetti.
ALMAN HÜKÜMETİ SURİYE'DEKİ İNSAN HAKLARI İHLALLERİNİ KINADI
Alman hükümeti, Suriye'deki insan hakları ihlallerini sert bir dille kınadı.
Alman hükümet sözcüsü Steffen Seibert, bugün başkent Berlin'de yaptığı açıklamada, Suriye yönetiminin göstericilere karşı tutumunu kınayarak, Beşşar Esad yönetiminin vahşi bir baskı rejimi uyguladığını, göstericilere müdahale etmekten çekinmediğini ve böylece suçlu duruma düştüğünü söyledi.
Suriye'de göstericilere ve cenaze törenlerinde insanlara ateş edildiğini, bunun yanı sıra ülkede bir tutuklama dalgasının yaşandığını ifade eden Seibert, Alman hükümetinin, sorumluların bulunmasını istediğini kaydetti.
Seibert, Alman hükümetinin Esad rejimine yönelik yaptırımları da destekleyeceğini, konunun BM Güvenlik Konseyinde ele alınmasından memnuniyet duyduğunu ve bunun AB ülkeleri düzeyinde de gerçekleşmesini beklediğini sözlerine ekledi.
BM İNSAN HAKLARI KONSEYİ CUMA GÜNÜ SURİYE İÇİN TOPLANIYOR
BM İnsan Hakları Konseyi'nin cuma günü Suriye'deki durum konusunda özel oturum yapacağı bildirildi.
BM tarafından yapılan açıklamada, ABD'nin 47 üyeli konseyin acil toplanması önerisinin aralarında İngiltere ve Fransa'nın bulunduğu 16 üye tarafından kabul edildiği belirtildi.
Oturumun yapılmasını isteyen ülkeler arasında Arap ülkelerinin bulunmadığı kaydedildi.
İNGİLTERE:
"SURİYE DEVLET BAŞKANI BEŞŞAR ESAD'IN REFORM İÇİN HALA ŞANSI VAR"
İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague, Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad'ın reform için hala şansı olduğunu söyledi.
İngiliz yayın kuruluşu BBC'nin radyosuna konuşan Hague, Esad'ın, protestocuların reform taleplerine öncülük etmediği sürece ülkesinde iktidarda kalamayabileceğini belirtti.
Esad'ın otoritesinin başkalarına bağlı olduğunu bildiren Hague, Suriye Devlet Başkanının reformları sürdürmek için ne kadar özgür olduğundan emin olmadığını söyledi. Hague, İngiltere'nin Suriye ile diplomatik ilişkilerini devam ettireceğini de doğruladı.
Hague, Ocak ayında Suriye'ye yaptığı ziyarette Esad ile görüşmüştü.
Konuşmasında Libya'ya değinen Hague, Libya'daki durumun Suriye'den farklı olduğunu, çünkü Arap Birliği'nin Libya için BM Güvenlik Konseyi desteğiyle uluslararası harekat çağrısı yaptığını kaydetti.
ALMANYA DIŞİŞLERİ BAKANI WESTERWELLE: "SURİYE TEHLİKELİ BİR YOL AYRIMINDA"
Almanya Dışişleri Bakanı Guido Westerwelle, Suriye yönetimine, barışçı göstericilere karşı başvurduğu şiddetten vazgeçmesi çağrısında bulundu.
Westerwelle, başkent Berlin'de yaptığı açıklamada, Suriye yönetiminin şiddetten vazgeçmesi gerektiğini, aksi takdirde bu ülkeye yönelik yaptırımların kaçınılmaz olacağını belirterek, "Suriye tehlikeli bir yol ayrımında" dedi.
BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun'un Suriye yönetimini sert bir dille kınadığı konuşmasını desteklediğini ifade eden Westerwelle, BM Güvenlik Konseyi'nin Suriye konusunda ortak bir tutum belirlemesine katkı sağlayacaklarını kaydetti.
AB üyesi ülkeler arasında da Suriye konusunda görüş birliği bulunduğunu belirten Westerwelle, Suriye ve Libya'daki gelişmelerin bir tutulmaması gerektiğini ve her ülke için farklı politikalar izlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
HaberTürk
