Sivil toplumun hazırladığı reform taslakları daha radikal

Sivil toplumun hazırladığı reform taslakları daha radikal

AK Parti'nin anayasa değişikliği teklif taslağı, yüksek yargı ve muhalefet partilerinden eleştiri alırken sivil toplum kuruluşları ile iş dünyasının desteğini sağladı.

Pakete yönelik itirazlar ve getirilen yeni öneriler, sivil toplum kuruluşlarının yıllar boyu hazırladığı alternatif taslakları gündeme getirdi. Bu taslaklarda, iktidar partisinin paketinden bile ileride değişiklik önerileri yer alıyor. Özellikle HSYK'nın yapısı, üye seçimi ve Anayasa Mahkemesi ile ilgili getirilen teklifler dikkat çekici.

İş dünyası ve sendikalardan destek gören AK Parti'nin anayasa paketi, son 10 yıldır gündeme getirilen 'sivil anayasa' taleplerini tekrar gündeme getirdi. Türkiye Barolar Birliği (TBB), Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ve Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu'nun (TUSKON) da hazırladığı sivil anayasa taslaklarında, bugün tartışılan reform paketindeki değişiklik tekliflerine benzer öneriler getirilmişti.

Tartışmaların odaklandığı konular ise Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) ve Anayasa Mahkemesi'nin yapısı ile siyasi partiler. Bugün reform paketinin en çok tartışılan konusu olan HSYK'nın yapısının değiştirilmesi konusunda en radikal teklif TBB'den gelmiş. Teklife göre kurul başkanı cumhurbaşkanı olurken, baro temsilcilerinden de kurula üye teklif edilmiş. Ayrıca kurulun, Hakimler Yüksek Kurulu ve Savcılar Yüksek Kurulu diye iki farklı yapıya ayrılması isteniyor. Anayasa Mahkemesi'ndeki üye sayısının 19'a çıkarılmasını gündeme getiren reform paketindeki isteklerin benzerini TOBB, TUSKON talep etmiş. TOBB 15, TUSKON 17 üyeli yüksek mahkeme talep ediyor. Tartışmalı konularla ilgili olarak sivil toplum kuruluşlarının hazırladığı alternatif paketlerde şu öneriler yer alıyor:

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu

TBB tarafından ilk olarak 2001'de hazırlanıp 2007'de güncellenen anayasa taslağı, HSYK'nın yapısı ile ilgili öngörülen değişikliklerden en radikal olanıydı. Öneri HSYK'nın, 'Hakimler Yüksek Kurulu' ve 'Savcılar Yüksek Kurulu' şeklinde ayrılmasını teklif ediyordu. Bu düzenlemeye göre; Hakimler Kurulu'nun başkanı cumhurbaşkanı olacak, adalet bakanı toplantılara katılacak, öneri sunabilecek ama oy hakkı olmayacaktı. Üyelerin dört yıllığına seçilmesini öneren taslağa göre bu iki kurul üyelerini Yargıtay, Danıştay ve Barolar Birliği seçiyor.

TOBB tarafından 2000 yılında hazırlanan taslak ise HSYK'nın 18 asıl ve 5 yedek üyeden oluşmasını öngörüyordu. 6 yıllığına görev yapacak üyelerden 11'inin Yargıtay, 7'sinin de Danıştay tarafından seçilmesi öngörülüyordu. Adalet Bakanı'nın gerek görürse toplantılara başkanlık yapabilmesi ama oy kullanmaması öneriliyordu.

TÜSİAD'ın 2006 yılında Prof. Dr. Zafer Üskül tarafından güncellenen raporunda HSYK, adalet bakanı ve müsteşarın da aralarında bulunduğu 7 üyeden oluşuyor. Dört yıllığına seçilen üyelerden üçünü Yargıtay ve ikisini Danıştay göreve getiriyor. Kurulun başkanı ise adalet bakanı.

TUSKON'un taslağında da adalet bakanının başkanlık ettiği 17 kişilik bir kurul öngörülmüş. Buna göre dört yıl süreyle görev yapacak olan üyelerden dördünü TBMM, üçünü Yargıtay, ikisini Danıştay, birini Türkiye Adalet Akademisi seçiyor. Kalan üyelerden dördü birinci sınıf adli hakim ve savcılar arasından hakim ve savcılarca, ikisi ise idari hakim ve savcılarınca seçiliyor.

Anayasa Mahkemesi

TBB tarafından hazırlanan metinde, iki daire şeklinde çalışacak 17 üyeden oluşan bir mahkeme tasarlanmıştı. Bu üyelerden dördünü Yargıtay, dördünü Danıştay, birer tane Askeri Yargıtay ve Askeri Yüksek İdare Mahkemesi seçiyordu. Yüksek bürokratlar arasından iki kişinin de cumhurbaşkanı tarafından seçilmesini öngören taslak, bir üyenin de Anayasa Mahkemesi raportörleri arasından seçilmesini teklif ediyor. Kalan dört üyenin ise ikisi Yükseköğretim Kurulu'nun, biri TBB'nin, birinin de Sayıştay'ın göstereceği adaylar arasından TBMM'ce belirlenmesi şeklinde düzenlemeye yer veriliyor.

TOBB'un hazırladığı anayasa taslağında ise 15 üyeden oluşan bir Anayasa Mahkemesi öngörülüyor. Bu üyelerden üçünün cumhurbaşkanı tarafından seçilmesi teklif edilirken diğerleri yüksek yargı kurumlarınca belirleniyor.

TUSKON'un taslağında da 17 üyeden oluşan bir yapı öngörülmüş. Dört üyeyi TBMM'nin seçeceği mahkeme üyelerinden dördünü de cumhurbaşkanının seçmesi teklif edilmiş.

Siyasi partilerin kapatılması

TBB'nin hazırlamış olduğu taslakta parti kapatma yetkisi Anayasa Mahkemesi'ne verilmiş. Partilerin kapatılmasının gündeme gelmesinden önce, makul bir süre tanınıp uyarılması sistemini öngörüyor. Kapatma davası, suç ve şiddeti savunma, özünde kapatılan bir partinin siyasi devamı olma, yabancı devlet ve kurumlardan yardım alma durumlarında gündeme gelecek; bunun dışındaki durumlar farklı yaptırımlara tabi olacak. Partinin kapatılmasına neden olanlara ise 4 yıllık siyaset yasağı düşünülmüş.

TOBB'un taslağında da siyasi partilerin denetimi Anayasa Mahkemesi'ne bırakılıyor. Mahkeme, Sayıştay'dan yardım almak suretiyle bu denetimi gerçekleştirecek. Bu taslakta, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın açacağı dava üzerine Anayasa Mahkemesi kesin kararla parti kapatmaya yetkili kılınıyor. Kapatılan partinin başka bir adla kurulamayacağını öngören düzenleme, kapatmaya neden olanlara da 5 yıl süreyle siyasi yasak getiriyor.

TUSKON'un anayasa teklifinde ise daha farklı bir model düzenlenmiş. İnsan haklarına, devletin bağımsızlığına ve bölünmezliğine, cumhuriyet ve laikliğe aykırı faaliyet yürüten bir parti, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı'nın talebi ile Anayasa Mahkemesi'nce uyarılacak. 2 ay içinde aykırılık giderilmezse parti hakkında dava açılacak. TUSKON, partilerin mali denetiminin ise Sayıştay'ca yapılmasını düzenliyor.

Zaman