Sivil toplum kuruluşları 'Balyoz'u savcılığa şikâyet etti

Sivil toplum kuruluşları 'Balyoz'u savcılığa şikâyet etti

Günlerdir büyük tartışmalara sebep olan 'Balyoz' kod adlı darbe planına toplumun her kesiminden tepki yağıyor.

Konya'da aralarında hukukçulardan eğitimcilere kadar temsilcilerin bulunduğu Konya Sivil Toplum Kuruluşları Platformu'na üye 74 dernek, olayın aydınlığa kavuşturularak faillerinin yargılanması için suç duyurusunda bulundu. Dilekçe, Konya Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilecek.

Kamuoyunda bomba etkisi yapan 'Balyoz' kod adlı darbe planına karşı toplum ayağa kalktı. Her kesimden tepki sesleri yükselirken birbiri ardına suç duyuruları yapılıyor. Konya Sivil Toplum Kuruluşları Platformu'na üye 74 dernek, Balyoz darbe planını hazırlayanlar hakkında suç duyurusunda bulundu. "Türkiye Cumhuriyeti'ni ortadan kaldırma, savaşa tahrik, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek" gibi 10 ayrı suçtan dava açan üyeler, dilekçelerini Konya Cumhuriyet Başsavcılığı'na verdi.

"Darbelere dur" demek için bir araya gelen platform üyeleri, Konya Sivil Toplum Kuruluşları Platformu Başkanı Latif Selvi'nin başkanlığında Bera Otel'de basın toplantısı düzenledi. Selvi, 74 sivil toplum kuruluşu adına yaptığı açıklamada, gelişmeleri herkes gibi hayretle takip ettiklerini belirtti. Planları hazırlayanların ortaya çıkarılarak hukuka hesap vermeleri için savcılığa şikâyette bulunduklarını söyleyen Selvi, "Konya'daki 74 sivil toplum kuruluşu olarak, bizler hukukun üstünlüğüne olan inancımızdan dolayı Balyoz darbe planını yargıya taşımak amacıyla, tüm failler hakkında 'Görevi kötüye kullanma', 'TC hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs', 'Halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme', 'Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme', 'Suçu bildirmeme', 'Kamu malına zarar verme', 'Savaşa tahrik', 'Suç işlemek amacıyla örgüt kurma' gibi çok ciddi suçlardan cezalandırılmaları istemiyle suç duyurusunda bulunduk. Hazırlanan suç duyurusu Konya Cumhuriyet Başsavcılığı aracılığıyla İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilecektir." dedi.

Darbecileri koruyan 1982 Anaya-sası'nın bir an önce değiştirilerek milletin daha sivil ve demokratik bir anayasaya kavuşturulmasını isteyen Platform Başkanı Selvi, Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki bir grup cuntacının 1946 yılından bu yana halk iradesi üzerinde sürekli baskı kurduğunu ifade etti. Selvi, vicdanlara sığmayan eylemler planlayarak ülke ve millet menfaatlerini hiçe sayan illegal yapının Silahlı Kuvvetler'in itibarını zedelediğine dikkat çekerken, darbe girişimlerinin ülkenin ekonomik, sosyal ve demokratik olarak geriye götürdüğüne işaret etti.

"Her kurum gibi Türk Silahlı Kuvvetleri de hukuk kurallarına sıkı sıkıya bağlı olmalıdır." diyen Selvi, şöyle devam etti: "Ülkemizin menfaati için cuntacıların derhal tasfiye edilmeleri gerekmektedir. Bu görev Türk Silahlı Kuvvetleri'nindir. Genelkurmay'ın cuntacıları tasfiye etmeye dair bir irade ortaya koymaması endişe vericidir. Yapılan açıklamalar cuntacıları cesaretlendirmektedir. Genelkurmay Başkanı'nın yaptığı açıklamalar halk tarafından tehdit olarak algılanmaktadır. Genelkurmay Başkanı konuşurken bağırmayı ve masaya yumruk vurmayı bırakmalıdır. Masaya vurulması gereken yumruk değil, hukukun tarafsız ve bağımsız tokmağı olmalıdır."

Latif Selvi, yıllardır darbelere ve darbe planlarına zemin hazırlayan EMASYA Protokolü'nün derhal iptal edilmesi gerektiğini vurgulayarak, sivil idarecileri harekete geçmeye çağırdı. Hukukun üstünlüğü için gerekli önlemlerin alınması ve 28 Şubat sürecinin ürünü olan EMASYA'nın yürürlükten kaldırılması için adım atılmasını istedi: "Gelişmiş hukuk sistemlerinde olduğu gibi askerî ve sivil yargı ayrımı ortadan kaldırılmalı. Tüm mahkemeler sivilleştirilmelidir. Hukuk ve adalet için bedel ödemekten çekinilmemelidir.
Zaman