Şimdi paylaştıklarımızdan on yıl sonra utanabiliriz

Şimdi paylaştıklarımızdan on yıl sonra utanabiliriz

Bingöl'de "Değişen Dünyada Genç Olmak" konulu panelde konuşan Prof. Dr. Kemal Sayar, gençlere hitap ederek, "Kendi kültürünüzü ve kendi irfanınızı öğrenmeye gayret gösterin" dedi.

Bingöl Üniversitesinde Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Köse, ünlü Psikiyatrist Prof. Dr. Kemal Sayar ve Yeşilay Genel Başkanı Prof. Dr. Mücahit Öztürk'ün panelist olarak katıldığı "Değişen Dünyada Genç Olmak" paneli düzenlendi.

Bingöl Üniversitesi Recep Tayyip Erdoğan Kongre Merkezi'nde düzenlenen panelde bir selamlama konuşması yapan Rektör Prof. Dr. İbrahim Çapak, panele gösterilen ilginin çok güzel olduğunu belirterek, "Panelistlere kendilerini kırmayarak Bingöl'e geldikleri için teşekkür ediyorum. Kültürel bu ve buna benzer etkinliklerin gerek öğrenciler gerek Bingöl halkı için önemlidir. Böyle etkinliklerin öğrencilerin kendilerini geliştirmesi için çok önemli ve faydalı etkinliklerdir." dedi.

Bir selamlama konuşması yapan Bingöl Belediye Başkanı Erdal Arıkan ise böyle bir organizasyonu gerçekleştirdikleri için Rektör Prof. Dr. İbrahim Çapak'a teşekkür etti.

Selamlama konuşmalarının ardından panele geçildi. Panelin moderatörü Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Köse, Prof. Dr. Kemal Sayar ve Prof. Dr. Mücahit Öztürk'ün ülkenin yetiştirdiği önemli isimler olduğunu belirtti.

Son yıllarda herkesin gençler üzerine konuştuğunu ifade eden Prof. Dr. Köse, "Herkes gençleri eleştirmeye başladı. Buradan bir şey söylemek istiyorum. Herkesin gençler üzerinden konuşması topu taca atmak gibi. Bence gençler üzerinden eleştiri yapanlar, önce kendilerini sorgulamalı. Kendi hatalarından yola çıkmalılar. Gençler üzerinden böyle bir tavır geliştirmeyi doğru bulmuyorum. Bir problem var mı, var tabi. Dünya şu anda çok hızlı bir değişim yaşıyor. Değişim, 17'inci yüzyılda da, 18 ve 19'uncu yüzyılda da vardı. Şu an yaşadığımız zamanın adı konmuş değil. Belki daha önemli problemler ortaya çıkacaktır. Mesela eskiden biz babalarımız gibi olmak istiyorduk ama şimdi çocuklarımız bizim gibi olmak istemiyor. Bu söz çok anlamlı bir sözdür. On tane doktora tezinden daha etkili bir sözdür." dedi.

"Çok kuvvetli akıl yönlendiricileri ve odaklar var"

Moderatör Prof. Dr. Ali Köse, yaptığı sunumun ardından sözü ilk panelist Prof. Dr. Mücahit Öztürk'e verdi.

Her insanın doğuştan gelen farklı bir özelliğinin olduğunu söyleyen Prof. Dr. Mücahit Öztürk, "Ruhsal özelliklerimiz de birbirinden çok farklı. Yedi milyar insanın her birinin ayrı ayrı yapısı var. Bizler çevremizdeki etkilere çok açık bir şekilde yaşıyoruz. Bu çevresel faktörler dar çerçevede ailemiz, geniş çevrede de yaşadığımız toplumdur. Bizi yetiştiren unsurların bizi sınırlandırması ile 12-13 yaşlarına geliyoruz. Bundan sonra yetişkin bireyliğe geçiş dönemi başlıyor. Eleştiren ve sorgulayan bireyler oluyoruz. Çocukluk döneminde bizi etkileyen çok sınırlı dış faktörler var. Belli bir yaştan sonra sürekli bize sinyaller gönderen fikir, ideoloji ve yaşam tarzları arasında kalıyoruz. Onun için gençlik, doğru karar vermek adına önemli bir çağdır. Verdiğiniz kararın doğru olduğuna emin olun. Günümüzdeki en önemli problemlerden biri, çok kuvvetli akıl yönlendiricileri ve odaklardır. Bu noktada kendinizi çok sağlam tutmak zorundasınız. Sizler bugün için yaşamıyorsunuz gençler, sizler gelecek için yaşıyorsunuz. Gördüğüm en önemli problemlerinizden biri de hedefsizliktir. Ufak tefek inişler olabilir ama hedefinizi belirleyip o hedeften şaşmayacaksınız." diye konuştu.

"Kendi kültürünüzü ve kendi irfanınızı öğrenmeye gayret gösterin"

Son panelist Prof. Dr. Kemal Sayar ise popüler kültürün bizi kendimizden uzaklaştırdığının altını çizdi.

Herkesin ekranların içine gömüldüğü bir çağda yaşadığını belirten Prof. Dr. Sayar, "O ekranlara anlamlar yükleyip, o ekranlardan sevgisini göstermeye çalışan bir gençlik oldu. Kimsenin kimseyi çok saymadığı bir dünyaya doğru gidiyoruz. Şimdi paylaştıklarımızdan on yıl sonra utanabiliriz. Popüler kültüre kendimizi çok açmak, bizi kendimizden alıkoyan bir durum. Kendimizden uzaklaştıran, ahlaki olarak boşluğa düşüren bir durum. Yazılı kültürlere ve eserlere yönelmeli. Yazılı kültürleri okudukça insan, başka duyguların var olduğunu, başka dertlerle dertlenenlerin var olduğunu da öğrenir. Edebiyatla ve yazılı dünyayla haşır neşir olun. Kendi kültürünüzü ve kendi irfanınızı öğrenmeye gayret gösterin. Ben hayatta tesadüfe inanmam, değişik karşılaşmalar vardır. Size en önemli önerim, yolların gidilmeyenlerinden gidin. Yolların az gidilenlerinden gidenler, daha farklı bir dünyada bulurlar kendilerini. Gayret etmek lazım, kararlılık ve istikrar lazım." şeklinde konuştu.

Gençlere yılgınlık hastalığına kapılmamaları tavsiyesinde bulunan Prof. Dr. Sayar, "Neşenizi ve azminizi hiçbir şey kırmasın. Buna izin vermeyin, kimse sizin elinizden alamasın. Var olmak, yaratılmış olmak bile sizin için mutluluk kaynağı olsun. Mücadele etmeden başarılı olamazsınız. Şunu hep aklınızda tutun, açılmamış kanatların uzunluğunu kimse bilemez. Hep dünyadan istemeyin, biz dünyaya ne verebiliriz onu düşünün. Uyuşmayın, uyuşturulmayın." diye sözlerini bitirdi.

İLKHA

HABERE YORUM KAT
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.