Bediüzzaman Said Nursî, Mektûbât’ın On Beşinci Mektubunda sahabe mesleğini, “velâyet-i kübrâ” ve “veraset-i nübüvvet” kavramlarıyla açıklar. Bu velâyetin, “berzah tarikine uğramadan, doğrudan doğruya zâhirden hakikate geçmek” suretinde gerçekleştiğini; sahabelerin “bir kademde ve bir sohbette” yüksek bir mertebeye ulaşabildiklerini ifade eder.
Bu çerçevede Risale-i Nur mesleğinin, sahabe mesleğinin “bir cilvesi” olarak değerlendirilmesiyle birlikte, iki meslek arasındaki müştereklik üç temel noktada toplanabilir:
1. Berzah Tarikine Uğramadan, Zâhirden Hakikate İntikal
Sahabe mesleğinin esas hususiyetlerinden biri, velâyet-i kübrâ yoluyla, uzun bir seyr ü sülûk merhalesine ihtiyaç duymadan, zâhirden hakikate doğrudan intikal etmektir. Bunun temelinde sohbet-i nübüvvet ve veraset-i nübüvvet bulunmaktadır.
Risale-i Nur mesleğinde bunun karşılığı, tarikat berzahına girmeden, doğrudan doğruya Kur'an'ın cadde-i kübrâsından iman hakikatlerine yürümek şeklinde tezahür eder. Risale-i Nur'un gayesi, insanı uzun ve hususî mânevî merhalelerden geçirmekten ziyade, Kur'an'ın gösterdiği hakikatleri akıl, kalp ve ruhun müşterek tasdikiyle tahkiki imana eriştirmektir.
Bu sebeple Risale-i Nur'da: Kur'an, iman hakikati, tefekkür → tahkikî iman şeklinde bir intikal söz konusudur.
Buradaki “kısalık”, hakikate ulaştıran vasıtaların kısa olmasıdır.
2. Sohbet-i Nübüvvetin Yerine, Kur'an'ın Doğrudan Dersi ve Nur'un Tefekkürî Tedrisatı
Sahabe mesleğinin ikinci hususiyeti, sohbet-i nübüvvettir. Sahabeler Hz. Peygamber'in doğrudan sohbetine mazhar olmuş, vahyin nüzulünü yaşamış ve Kur'an'ın hayata nasıl tatbik edildiğini bizzat görmüşlerdir.
Bu sebeple onların terakkisinde sohbet-i nübüvvet, sıradan bir eğitim veya bilgi aktarımı değil, doğrudan veraset-i nübüvvet neticesini doğuran hususî bir terbiyedir.
Risale-i Nur hizmetinde ise aynı tarihî şartların tekrarından asla söz edilemez. Fakat onun metodolojisinde, Kur'an'ın doğrudan ders vermesi esas alınır. Risale-i Nur, hakikatleri bir şahsın keşif ve kerametlerine dayandırmak yerine, Kur'an'ın hüccetlerini ve delillerini esas alır.
Bu noktada Risale-i Nur'un en karakteristik tarafı “ders” ve “tedris” kavramlarıdır. Nur talebesi, hakikati yalnızca okumaz; müzakere eder, tefekkür eder, birbirine ders verir ve hakikatin şuuruna ulaşmaya çalışır.
Dolayısıyla sahabedeki:
Sohbet-i Nübüvvet → Veraset-i Nübüvvet → Hakikat
irtibatının Risale-i Nur hizmetindeki karşılığı:
Kur'an → Risale-i Nur → Ders ve Tefekkür → Tahkikî İman
şeklinde ifade edilebilir.
Burada Risale-i Nur'un -haşa- vahiy olmadığı, Hz. Peygamber'in sohbetinin de Risale-i Nur dersleriyle aynı olmadığı açıktır. Müştereklik, hakikatin doğrudan kaynağına yönelme ve hakikatle irtibat kurma tarzındadır.
3. Tahkikî İman: Eserden Müessire İntikal
Üçüncü esas, Risale-i Nur'un metodolojisinin en belirgin taraflarından biri olan tahkik ve tefekkürdür.
Sahabe mesleğinde iman, yalnızca nazarî bir malûmat değildir. Vahiy, nübüvvet ve Kur'an'ın terbiyesi altında yaşanan, kalp ve hayata intikal eden bir iman söz konusudur.
Risale-i Nur ise çağın iman problemine karşı iman-ı tahkikîyi esas alır. Bunun için insanı sadece “inanmaya” değil, imanının hakikatini anlamaya, delillendirmeye ve şuuruna varmaya sevk eder.
Bu noktada Risale-i Nur'un temel tefekkür silsilesi son derece belirgindir:
Eser → fiil → esmâ → sıfât → şuunât → Zât-ı Akdes
Yani insan, kâinattaki âsâr ve eserlerden hareket ederek ef'âl-i İlâhiyeye, oradan esmâ-i Hüsnâya, esmâdan sıfât-ı İlâhiyeye ve nihayet Zât-ı Akdes'e intikal eder.
Bu, Risale-i Nur'un tefekkür-ü imanî ve mârifetullah metodunun temel çizgilerindendir.
Örneğin bir ağacın yalnızca biyolojik yapısını incelemekle yetinilmez. Ağacın:
intizamı → hikmeti → rızıklandırılması → hayatı → meyvesi
üzerinden ilim, kudret, hikmet ve rahmet-i İlâhiyeye intikal edilir.
Böylece eşya, kendi başına bir varlık olarak değil, Sâni'ine delâlet eden bir âyet olarak okunur.
Bu yönüyle Risale-i Nur'un tefekkür metodu, nazarın eşyadan mânâya çevrilmesi ve kâinat kitabının mânâ-yı harfî ile okunmasıdır.
Netice
Bu üç esas, Risale-i Nur terminolojisi içerisinde şöyle bir bütünlük meydana getirir:
Sahabe mesleği:
Sohbet-i Nübüvvet + Veraset-i Nübüvvet + Velâyet-i Kübrâ → Zâhirden Hakikate Doğrudan İntikal
Risale-i Nur mesleği:
Kur'an'ın Cadde-i Kübrâsı + Tefekkür + Tahkik → İman-ı Tahkikî ve Mârifetullah