Risale-i Nur ile klasik tefsir arasındaki farkı en iyi görmek için aynı ayetin nasıl ele alındığına bakmak faydalıdır. Aşağıdaki örnek genel yaklaşımı göstermektedir:
İsra 17/44
“Yedi gök, yeryüzü ve bunların içinde bulunanlar Allah’ı tesbih ederler. O’nu övgüyle tesbih etmeyen hiçbir şey yoktur. Fakat siz onların tesbihlerini anlamazsınız. Muhakkak ki O, Halîm’dir, Gafûr’dur.”
Klasik tefsir:
· Varsa sebeb-i nüzul anlatılır.
· Bazı kavramlar açıklanır.
· Dil tahlilleri yapılır.
· Sahabe ve tabiîn rivayetleri aktarılır.
Risale-i Nur:
· Bu ayet adeta uzun bir tefekkür konusu hâline gelir.
· Güneş, yıldızlar, atomlar, canlılar ve insan yaratılışı üzerinden Allah'ın isim ve sıfatları anlatılır.
· Kâinatın bir kitap gibi okunması gerektiği vurgulanır. (Bu ayetin perspektifinde 7. Şua telif edilmiştir.)
Bu örnekle görüldüğü gibi:
· Klasik tefsir, “Bu ayet ne diyor, nasıl anlaşılmış, dil ve rivayet açısından ne ifade ediyor?” sorularına cevap verir.
· Risale-i Nur ise, “Bu ayetin anlattığı iman hakikatini aklıma ve kalbime nasıl yerleştiririm?” sorusuna yoğunlaşır.
Buna göre Risale-i Nur ile klasik tefsirler arasındaki başlıca yöntem ve hedef farkları şunlardır:
1. Amaç
Klasik tefsir: Kur'an ayetlerini baştan sona açıklamayı hedefler.
Risale-i Nur: Özellikle iman esaslarını aklî ve mantıkî delillerle güçlendirmeyi hedefler.
2. Kapsam
Klasik tefsir: Fâtiha'dan Nâs'a kadar ayetleri sırasıyla ele alır.
Risale-i Nur: Bütün ayetleri tek tek açıklamaz; Kur’an ve hadis-i şeriflerin ışığında belirli ayetlerin işaret ettiği iman hakikatlerini işler.
3. Yöntem
Klasik tefsir: Nüzul sebepleri, dil bilgisi, kıraatler, hadisler, sahabe ve tâbiîn rivayetleri gibi klasik tefsir yöntemlerini yoğun kullanır.
Risale-i Nur: Temsil, aklî muhakeme, gözlem ve kâinattan delillerle iman hakikatlerini açıklar.
4. Hedef kitle
Klasik tefsir: Medrese ilimleriyle meşgul olanlara da hitap eden daha teknik eserlerdir.
Risale-i Nur: Geniş halk kitlesine ve modern dönemin şüpheleriyle mücadele eden insanlara hitap eder.
5. Ana konu
Klasik tefsir: Ahkâm, kıssalar, dil tahlilleri, fıkıh, kelam ve birçok konuyu birlikte işler.
Risale-i Nur: Allah'ın varlığı ve birliği, ahiret, nübüvvet, kader, haşir gibi iman esaslarını merkeze alır.
6. Ayet işleme biçimi
Klasik tefsir: Ayetin lafzını ayrıntılı açıklar.
Risale-i Nur: Çoğu zaman ayetin işaret ettiği hakikati geniş şekilde izah eder; ayetin her kelimesini tek tek tahlil etmeyi amaçlamaz.
7. Delil türü
Klasik tefsir: Rivayet ve dirayet yöntemlerini birlikte kullanır.
Risale-i Nur, Kur’an-ı Kerim’in özellikle imana dair mesajını açıklarken kullandığı başlıca temel delil türleri ve yöntemleri şu şekildedir:
1. Bürhan-ı İnnî (Eserden Müessire Geçiş)
Geleneksel kelam felsefesinde evrenin sonradan yaratılmasını esas alan karmaşık mantık yürütmeler (hudus ve imkân delilleri) yerine, gözle görülen sanattan sanatkara geçiş yöntemini kullanır. Kâinattaki mükemmel sanatı, düzeni ve yardımlaşmayı birer ipucu (hüccet) kabul eder. Bu eserlerden hareketle, onları yapan gizli ve kusursuz bir yaratıcının (Müessir) varlığına mantıksal olarak ulaşır.
2. Gaye ve Nizam Delili
Risale-i Nur'un en sık başvurduğu Kur'anî metoddur. Evrendeki hiçbir şeyin başıboş, amaçsız ve tesadüfi olmadığını savunur. Atomlardan galaksilere kadar her şeyde bir gaye (amaç) ve nizam (düzen) olduğunu gösterir.
3. Temsil ve Teşbih Metodu (Analoji)
En soyut ve anlaşılması zor olan derin iman hakikatlerini (haşir, kader, meleklerin varlığı gibi) herkesin anlayabileceği seviyeye indirmek için hikayeler, analojiler ve benzetmeler (temsiller) kullanır. Günlük hayattan örnek bir hikâye tasvir eder. Bu hikayedeki unsurları kâinat kanunlarıyla eşleştirerek akli bir kıyas oluşturur.
4. Diyalektik ve Antitez Yöntemi
Risale-i Nur, pozitivist ve materyalist felsefeyi doğrudan muhatap alır. İman hakikatlerini "tez", inkârcı düşünceleri ise "antitez" olarak konumlandırır. İnkârcı felsefenin iddialarını kendi mantık silsilesi içinde çürütür ve bu iddiaların aklen imkânsız (muhal) olduğunu göstererek tesadüf fikrini tamamen geçersiz kılar.
5. Akıl ve Kalp İttifakı (Subjektif ve Objektif Denge)
Eserlerdeki deliller sadece kuru mantık kurallarına (cedel/polemik) dayanmaz. Akla mantıklı deliller sunarken, aynı zamanda insanın his dünyasını, vicdanını ve kalbini de tatmin etmeyi hedefler. Bu yönüyle deliller hem sarsılmaz bir nesnellik (objektiflik) taşır hem de insan ruhuna hitap eden derin bir zevk barındırır.
Bütün bunların yanı sıra;
Risale-i Nur, klasik tefsirlerin yerine geçen bir eser değildir. Kur'an'ı daha derin anlamak isteyen bir kişinin Taberî, İbn Kesîr, Kurtubî gibi klasik tefsirlerden ve çağdaş güvenilir tefsirlerden de istifade etmesi gerekir. Risale-i Nur ise bu okumaları tamamlayan, özellikle iman hakikatlerini güçlendiren, kişiyi marifete ulaştıran özgün bir eserdir.