Günlük hayatta bazı yanlış davranışlar, sık tekrarlanması veya toplumda yaygınlaşması nedeniyle sıradan görülebilir. Kamu malını kişisel çıkar için kullanmak, haksız kazanç sağlamak, iftira yaymak veya başkasının hakkını ihlal etmek zamanla normalleştirilebilir. Ancak bir davranışın yaygınlaşması, onun dinî sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
Bu çalışmanın amacı yalnızca günahları sıralamak değil, günlük hayatta karşılaşılan davranışların dinî ağırlığını görünür kılmaktır. Aşağıdaki 33 başlık, Kur’an ve sünnetteki yasaklar ile büyük günahlar literatürü esas alınarak hazırlanmıştır. Bununla birlikte büyük günahların sayısı ve bazı fiillerin bu kapsamdaki yeri konusunda âlimler arasında farklı görüşler bulunmaktadır. Bu nedenle liste, üzerinde ittifak edilmiş kesin bir tasnif olarak değerlendirilmemelidir.(1)
I. İnanç ve ibadet alanındaki günahlar
1. Şirk
Allah’a ait ibadet hakkını başkasına yöneltmek veya bir varlığa Allah’tan bağımsız ilâhî güç atfetmek şirktir. Örneğin, bir varlığın Allah’tan bağımsız biçimde gaybı bildiğine veya kaderi belirlediğine inanmak bu çerçevede değerlendirilir.(2)
2. Büyü yapmak
Büyüye başvurmak, amacı ne olursa olsun haramdır ve hadislerde büyük günahlar arasında sayılmıştır. Örneğin, eşleri ayırmak, birine zarar vermek, bir insanı kendine bağlamak veya çıkar elde etmek amacıyla büyü yaptırmak.(2)
3. Namazı terk etmek
Farz namazları terk etmek, günlük hayatın telaşı içinde önemsiz bir ihmal gibi görülemez. Örneğin, işini, eğlencesini veya başka uğraşlarını sürekli namazın önüne koymak. Namazı terk etmenin hükmü konusunda fıkıh âlimleri arasında görüş farklılıkları bulunmaktadır.(3)
4. Farz zekâtı vermemek
Zekât yükümlülüğü doğduğu hâlde malını eksiltmemek için zekât vermekten kaçınmak, dinî bir sorumluluğun ihlalidir. Kur’an’da altın ve gümüşü biriktirip Allah yolunda harcamayanlar ağır biçimde uyarılır.(4)
5. Ramazan orucunu mazeretsiz terk etmek
Geçerli bir mazereti bulunmadığı hâlde farz Ramazan orucunu tutmamak, kişisel rahatlığı dinî yükümlülüğün önüne koymaktır.(5)
II. Can, aile ve kişilik haklarına yönelik günahlar
6. Haksız yere cana kıymak
Bir insanın hayatına haksız yere son vermek, öfke veya çıkar gerekçesiyle meşrulaştırılamaz. Kur’an, bir mümini kasten öldürmeye ilişkin son derece ağır bir uyarıda bulunur.(2)
7. Anne babaya eziyet etmek
Anne babayı aşağılamak, ihtiyaçlarını bilerek ihmal etmek veya bakıma muhtaç oldukları hâlde onları terk etmek, aile içindeki ağır sorumluluk ihlallerindendir. Kur’an, anne babaya iyilik etmeyi ve onlara karşı incitici sözlerden kaçınmayı emreder.(6)
8. Zina
Zina, yalnızca kişisel tercih olarak değerlendirilemeyecek bir dinî yasaktır. Kur’an, zinaya yaklaşılmamasını emrederek bu fiile götüren yollar konusunda da uyarır.(7)
9. İffetli kişiye zina iftirası
Kanıtsız cinsel suçlamalarda bulunmak veya doğrulanmamış iddiaları yaymak, kişinin onurunu ve itibarını zedeleyebilir. Örneğin, bir kişi hakkında sosyal medyada asılsız zina iddiası paylaşmak.(2)
10. Mahremiyeti ihlal etmek
Başkasının özel mesajlarını, ses kayıtlarını veya mahrem görüntülerini izinsiz paylaşmak, merak ya da eğlence gerekçesiyle haklı gösterilemez. Böyle bir davranış, şartlarına göre kul hakkı ihlaline ve başka hukuki sorumluluklara da yol açabilir.(8)
11. Haram bakış ve müstehcenliği yaymak
Cinsel amaçla harama bakmak veya müstehcen içerikleri yaymak, dijital ortamda yapılması sebebiyle dinî sorumluluktan çıkmaz. Örneğin, bir kişiye ait mahrem görüntüleri izinsiz paylaşmak veya bu tür içeriklerin yayılmasına katkıda bulunmak.(9)
12. Akrabalık bağlarını haksız yere koparmak
Sırf kin, çıkar veya düşmanlık nedeniyle akrabalık ilişkilerini kesmek, dinî açıdan ciddi bir sorumluluk meselesidir. Bununla birlikte şiddet, istismar veya güvenlik riski bulunan durumlarda kişinin kendisini koruması ayrıca değerlendirilmelidir.(10)
III. Mal, emek ve kamu hakkına yönelik günahlar
13. Yetim malını yemek
Yetim çocuğun mirasını kendi malı gibi kullanmak veya ona ait parayı kişisel ihtiyaçlar için harcamak, savunmasız bir insanın hakkını ihlal etmektir. Kur’an, yetimlerin mallarını haksız yere yiyenleri ağır biçimde uyarır.(2)
14. Hırsızlık ve kamu malını haksız yere kullanmak
Başkasına veya kamuya ait malı haksız biçimde almak ya da kişisel çıkar için kullanmak, mal hakkının ihlalidir. Örneğin, iş yerinden izinsiz eşya götürmek, kamu aracını özel işlerde kullanmak, kurum bütçesini kişisel harcamalara aktarmak veya kamu kaynaklarını usulsüz biçimde kendi çıkarına yönlendirmek. Kamu malının küçük bir kısmını almak da yaygın olduğu veya denetlenmediği için meşru hâle gelmez. Fiilin hukuki niteliği ve ağırlığı, olayın şartlarına göre belirlenir.(11)
15. Faiz
Dinî hükümlere göre yasaklanan faiz işlemine girmek, sıradan bir ekonomik tercih olarak görülemez. Ancak güncel finansal ürünlerin hükmü, yalnızca adına bakılarak değil, işlemin gerçek niteliği incelenerek değerlendirilmelidir. Faiz yemek, hadislerde büyük günahlar arasında sayılmıştır.(2)
16. Rüşvet
Haksız bir sonuç elde etmek için para veya başka bir menfaat sağlamak ya da böyle bir menfaati kabul etmek rüşvet kapsamında değerlendirilir. Örneğin, ihale kazanmak, hak etmediği bir göreve atanmak veya resmî bir işlemi usulsüz biçimde sonuçlandırmak için menfaat sunmak.(12)
17. Kumar ve bahis
Kumar yoluyla kazanç elde etmeye çalışmak, başkasının kaybı üzerinden haksız kazanç arayışıdır. Örneğin, bahis uğruna borçlanmak, kayıpları geri kazanmak için oynamaya devam etmek veya aile bütçesini tehlikeye atmak. Kur’an, kumar ve içkiden uzak durulmasını emreder.(13)
18. Ticarette hile yapmak
Ürünün miktarını, niteliğini veya kusurunu bilerek yanlış göstermek, alışverişte dürüstlük ilkesini ihlal eder. Örneğin, eksik gramajla satış yapmak, kusurlu ürünü kusursuz diye pazarlamak veya internet ilanında gerçeğe aykırı bilgi vermek.(14)
19. Haksız kazanç sağlamak ve başkasının hakkını yemek
Birinin emeğinin karşılığını vermemek, yapılmayan bir iş için ücret almak, hak edilmiş bir alacağı bilerek ödememek veya kişinin iyi niyetinden yararlanarak malını elde etmek haksız kazançtır. Bu davranışların her biri kendi şartlarına göre kul hakkı ihlali oluşturabilir.(12)
20. Emanete ihanet etmek
Kendisine güvenilerek verilen malı, bilgiyi veya görevi kötüye kullanmak emanete ihanettir. Örneğin, emanet edilen parayı kişisel amaçla harcamak ya da görevi gereği koruması gereken bilgileri çıkar karşılığında paylaşmak.(15)
IV. Dil, güven ve toplumsal ilişkilerdeki günahlar
21. Yalan söylemek ve yalan yere yemin etmek
Gerçeğe aykırı sözlerle insanları yanıltmak, özellikle bir hak elde etmek veya sorumluluktan kaçmak için yapıldığında ağır sonuçlar doğurabilir. Örneğin, iş başvurusunda, resmî belgede veya ticarette çıkar sağlamak amacıyla bilerek yalan beyanda bulunmak.(16)
22. Yalancı şahitlik
Bir kişinin hakkını zedelemek veya başka birini haksız yere korumak için bilerek gerçeğe aykırı tanıklık yapmak yalancı şahitliktir. Örneğin, mahkemede veya resmî soruşturmada çıkarı uğruna yalan söylemek. Yalancı şahitlik, hadislerde büyük günahlar arasında özellikle vurgulanmıştır.(17)
23. Ahdi bozmak
Verilen sözü veya yapılan anlaşmayı haksız yere çiğnemek, güven ilişkisini zedeler. Örneğin, karşı tarafın hakkını gözetmeden sözleşmeden doğan sorumluluklardan kaçmak veya üstlenilen yükümlülüğü bilerek yerine getirmemek.(18)
24. Gıybet
Bir kişinin arkasından, duyduğunda hoşlanmayacağı gerçek bir kusurunu konuşmak gıybettir. Örneğin, bir çalışma arkadaşının özel kusurlarını mesajlaşma gruplarında yaymak. Söylenenlerin doğru olması, gıybeti ortadan kaldırmaz.(19)
25. Koğuculuk
İnsanların arasını bozmak amacıyla söz taşımak koğuculuktur. Örneğin, bir kişinin sözlerini çarpıtarak başkasına aktarmak ve aralarında düşmanlık oluşturmak.(20)
26. Zulüm
Başkasının hakkını çiğnemek veya sahip olunan gücü kötüye kullanmak zulümdür. Örneğin, çalışanın ücretini ödememek, makamını kullanarak birinin hakkını engellemek ya da güçsüz bir kişiye haksız muamelede bulunmak.(21)
27. Kibir
Kendini başkalarından üstün görerek insanları küçümsemek kibirle ilişkilidir. Örneğin, makamı, serveti, mesleği veya eğitim düzeyi nedeniyle başkalarını aşağılamak. Hadiste kibir, hakkı reddetmek ve insanları küçümsemek şeklinde açıklanır.(22)
V. Niyet ve kişisel sorumluluk
28. Riyâ
İbadet ve iyilikleri Allah rızası yerine insanların takdirini kazanmak için yapmak riyâdır. Örneğin, yardımları yalnızca övülmek, takipçi kazanmak veya itibar elde etmek amacıyla sergilemek.(23)
29. Allah’ın rahmetinden ümit kesmek
İşlediği günahlar nedeniyle artık bağışlanamayacağını düşünerek tövbeden vazgeçmek, Kur’an’ın Allah’ın rahmetinden ümit kesmeme çağrısıyla bağdaşmaz. Günahın büyüklüğü, samimi tövbe kapısının kapandığı anlamına gelmez.(24)
30. Allah’ın azabından emin olmak
İşlediği günahları önemsemeyip hiçbir şekilde hesaba çekilmeyeceğini düşünmek, dinî sorumluluğu hafife almaktır. Kur’an, kişinin Allah’ın hesabından güvende olduğunu düşünmesine karşı uyarır.(25)
31. İçki içmek
Sarhoş edici içkileri tüketmek veya başkalarını içmeye teşvik etmek, toplumda yaygın olması nedeniyle meşru hâle gelmez. Kur’an, içkiyi ve kumarı kaçınılması gereken davranışlar arasında sayar.(13)
32. Dinî yükümlülükleri küçümsemek
Bir dinî yükümlülüğü yerine getirmemek ile Allah’ın hükmünü küçümsemek aynı şey değildir. Kişinin bir ibadette eksik kaldığını kabul etmesi başka, dinî hükümlerle alay etmesi başkadır. Böyle söz ve davranışların hükmü, kullanılan ifadeler ve bağlam dikkate alınarak değerlendirilmelidir.(26)
33. Meşru savaşta geçerli mazeret olmadan cepheden kaçmak
Kur’an ve sünnette belirtilen istisnalar dışında savaş alanını terk etmek, hadislerde büyük günahlar arasında sayılmıştır. Bu hüküm, her türlü askerî geri çekilmeyi kapsamaz; savaşın şartları ve meşru mazeretler ayrıca dikkate alınır.(2)
Sonuç
Günlük hayatta karşılaşılan bazı davranışların en tehlikeli yönü, zamanla normal kabul edilmeleridir. Kamu malını kişisel çıkar için kullanmak, haksız kazanç sağlamak, iftira yaymak, yalancı şahitlik yapmak veya başkasının mahremiyetini ihlal etmek, sık karşılaşılması nedeniyle önemsiz hâle gelmez.
Bir davranışın yaygın olması, onun dinî ağırlığını ortadan kaldırmaz. Bir hakkın küçük görülmesi de o hakkı sahibinden almayı meşru kılmaz. Bu örneklerin amacı insanları kolayca yargılamak değil, günlük tercihlerimizin Allah’a karşı sorumluluklarımız ve insanların hakları bakımından ne ifade ettiğini fark etmektir.
Dipnotlar
(1) Adil Bebek, “Kebîre”, TDV İslâm Ansiklopedisi, https://islamansiklopedisi.org.tr/kebire
(2) Müslim, es-Sahîh, Îmân, 89. Yedi helâk edici günah hadisi. Ayrıca bk. Kur’an-ı Kerîm, Nisâ 4:93; Bakara 2:102; Nisâ 4:10.
(3) Kur’an-ı Kerîm, Meryem 19:59. Namazı terk etmenin hükmü konusunda fıkıh âlimleri arasında görüş farklılıkları vardır.
(4) Kur’an-ı Kerîm, Tevbe 9:34-35.
(5) Kur’an-ı Kerîm, Bakara 2:183-185.
(6) Kur’an-ı Kerîm, İsrâ 17:23-24.
(7) Kur’an-ı Kerîm, İsrâ 17:32.
(8) Kur’an-ı Kerîm, Hucurât 49:12; Ahzâb 33:58.
(9) Kur’an-ı Kerîm, Nûr 24:19, 30-31; Ahzâb 33:59.
(10) Kur’an-ı Kerîm, Muhammed 47:22-23.
(11) Kur’an-ı Kerîm, Nisâ 4:29; Enfâl 8:27.
(12) Kur’an-ı Kerîm, Bakara 2:188.
(13) Kur’an-ı Kerîm, Mâide 5:90-91.
(14) Kur’an-ı Kerîm, Mutaffifîn 83:1-3.
(15) Kur’an-ı Kerîm, Nisâ 4:58; Enfâl 8:27.
(16) Kur’an-ı Kerîm, Âl-i İmrân 3:77; Hac 22:30.
(17) Buhârî, es-Sahîh, Şehâdât, 10; Müslim, es-Sahîh, Îmân, yalancı şahitlik hakkındaki rivayetler.
(18) Kur’an-ı Kerîm, İsrâ 17:34; Nahl 16:91.
(19) Kur’an-ı Kerîm, Hucurât 49:12.
(20) Kur’an-ı Kerîm, Kalem 68:10-11.
(21) Kur’an-ı Kerîm, Şûrâ 42:42.
(22) Kur’an-ı Kerîm, Lokmân 31:18; Müslim, es-Sahîh, Îmân, 147.
(23) Kur’an-ı Kerîm, Mâûn 107:4-6.
(24) Kur’an-ı Kerîm, Zümer 39:53; Yûsuf 12:87.
(25) Kur’an-ı Kerîm, A‘râf 7:99.
(26) Kur’an-ı Kerîm, Tevbe 9:65-66.