Ben merkezli, kişisel çıkarlarından başka amaçları olmayan ham insanlar için en büyük zevklerden birisi başkalarını aşağılayıp eğlenmektir. Başkalarını çekiştirmek, gıybetini yapmak ruhuna öylesine sinmiştir ki, köklü bir alışkanlığa dönüşmüştür.
Gıybet eden kişi, karşı tarafa hakaret ederek kendince onu küçültür ve böylece aklı sıra kendi öz saygısını geri kazanır.
Başta hadisler olmak üzere İslâmî kaynaklarda, insan haklarının en önemlilerinden olan ve çoğunlukla “ırz” kavramıyla ifade edilen kişiliğin dokunulmazlığı ilkesine büyük değer verilmiştir. Buna göre bir kimsenin gıyabında gerek onun şahsıyla ilgili maddî, bedenî, dünyevî veya mânevî, ruhî, ahlâkî ve dinî kusurlarından söz edilmesi gerekse çocukları, ebeveyni ve diğer yakınlarının kusurlarının anlatılması gıybet sayılmıştır. Ayrıca gıybetin sözle olduğu gibi yazı, ima, işaretle ve taklit gibi davranışlarla olabileceği de belirtilmiştir (Gazzâlî, III, 143-145; Nevevî, el-Eẕkâr, s. 534-535). Bu tür söz ve hareketlerin gerçeği ifade etmesi onun gıybet olma niteliğini değiştirmez. Gıybetin yapılması gibi dinlenmesi de haramdır. (1)
Hz. Peygambere (sav) insanları cehenneme en fazla götürecek şey nedir? diye sorulunca da: ‘Ağız ve cinsel organdır’ buyurur. (2)
Ağız, söyleyeceği güzel sözler, yapacağı zikirler ile insanı cennete götürebileceği gibi, insanlara ve kendisini yaratana karşı söyleyeceği çirkin sözler, küfürler, gıybet ve iftiralar ve daha başka kötülüklerle sahibini cehenneme mahkûm edebilir.
O halde ölçümüz ne olmalı:
Merhum Ali Ulvi Kurucu, hâtırâtında da yer alan hadîs-i şeriflerden derlenmiş şu hakikatler bizim için değişmez ve elmas kıymetinde düsturlardır.
Yüce Allah’ın Şanlı Peygamberi (sav) buyurdular ki;
“Rabbim bana şunları emretti, (ben de size tavsiye ederim.)
- Açıkta ve gizlide Allah Teâlâ'dan korkmak,
- Rızâ (hoşnutluk) ve gazab (kızgınlık) hâllerinde dahî adâletten ayrılmamak,
- Zenginlikte ve fakirlikte iktisâdı ve îtidâli elden bırakmamak,
- Akraba, alâkasını kesse bile onlarla alâkayı kesmemek,
- Kendisini mahrum edene dahî ihsân etmek,
- Kendisine zulmedene bile af ile muâmele etmek,
- Sükûtunun tefekkür olması,
- Konuşmasının zikir (Allâh’ı anmak) olması,
- Nazarının ibret olması, (3)
1- https://islamansiklopedisi.org.tr/giybet
2- Tirmizî, Birr 62. Ayrıca bk. İbni Mâce, Zühd 29
3- https://www.islamveihsan.com/kullugun-adabi-dokuz-haslet.html