Resûlullah (sav) şöyle buyurmuştur:
“Dikkat edin! Cesette bir et parçası vardır. O iyi olursa bütün ceset iyi olur; o bozulursa bütün ceset bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.” (Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107.)
Bu hadis-i şerif, insanın iç dünyası ile dış davranışları arasındaki güçlü ilişkiye dikkat çekmektedir.
Risale-i Nur perspektifinden bakıldığında kalp; iman, marifet, muhabbet, niyet ve ihlâs gibi insanın mânevî hayatını şekillendiren unsurlarla yakından ilişkilidir. Bu sebeple kalbin ıslahı, yalnızca duyguların düzeltilmesi değil, insanın imanî ve mânevî yönelişinin düzeltilmesi anlamına gelir.
- Kalbin sıhhati, amelin sıhhatine tesir eder
İnsanın davranışları çoğu zaman iç dünyasındaki hâlin dışa yansımasıdır. Kalpte iman, ihlâs, muhabbet ve haşyet güçlendikçe bunun söz ve davranışlara yansıması beklenir. Buna karşılık gaflet, riya, kibir, haset ve hırs gibi mânevî hastalıklar insanın amellerini ve ahlâkını olumsuz etkileyebilir.
Bu açıdan hadisin “kalp iyi olursa bütün ceset iyi olur” ifadesi, insanın bâtınî hâli ile zâhirî amelleri arasındaki bütünlüğe dikkat çeker.
- Risale-i Nur açısından kalbin asıl meselesi imandır
Risale-i Nur'un temel yaklaşımında insanın en büyük meselesi iman ve marifettir. Çünkü iman, insanın Allah, kâinat, hayat ve kendi mahiyeti hakkındaki bakışını değiştirir.
İman kuvvet kazandığında insan, kendisini ve kâinatı Allah'ın isim ve sıfatlarının tecellileri olarak okumaya başlar. Böylece nimet, musibet, hayat, ölüm ve kulluk gibi meseleler farklı bir mâna kazanır.
Bu sebeple hadisteki kalbin ıslahı, Risale-i Nur perspektifinde özellikle imanın tahkiki, niyetin tashihi ve ihlâsın kazanılması ile birlikte düşünülebilir.
- Kalbin ıslahı, nefsin terbiyesiyle de ilgilidir
Risale-i Nur'da insanın mânevî hayatındaki en önemli mücadelelerden biri nefis ve heva ile mücadeledir. Nefsin enaniyet, hırs, şöhret, riya ve menfaat gibi yönleri insanın kalbî ve ahlâkî hayatını etkileyebilir.
Bu nedenle kalbin ıslahı yalnızca güzel duygular kazanmak değildir. Aynı zamanda enaniyeti terbiye etmek, ihlâsı kazanmak, Allah'ın rızasını esas almak ve kulluk şuurunu kuvvetlendirmektir.
- Kalp ve davranış arasındaki ilişki
Burada önemli bir ölçü vardır:
Hadis-i şerif, kalbin insanın bütün davranışları üzerindeki etkisini gösterir; fakat insan davranışlarının bütün sebeplerini yalnızca kalbe indirgemez.
İnsanın aklı, nefsi, iradesi, alışkanlıkları, çevresi ve diğer mânevî latifeleri de davranışlarında rol oynar. Dolayısıyla hadisin Risale-i Nur açısından en isabetli yorumu, kalbi insanın bütün mânevî hayatını etkileyen merkezî unsurlardan biri olarak görmek ve insanın zâhirî ıslahının bâtınî ıslahla birlikte yürütülmesi gerektiğini anlamaktır.
Sonuç
Hadisin Risale-i Nur perspektifinden verdiği temel ders şudur:
İnsanın gerçek ıslahı yalnızca dış davranışlarını düzeltmekten ibaret değildir. Kalbin imanla kuvvetlenmesi, niyetin tashih edilmesi, ihlâsın kazanılması ve nefsin terbiye edilmesi zâhirî hayata da tesir eder. Bu bakımdan kalbin ıslahı, insanın bütün mânevî hayatının ıslahı açısından merkezî bir önem taşır.