Kaf-Nun

Zafer KARLI

“Emr-i tekvinden gelen hurûfât, maddî kuvvet hükmünde vücud-u eşyada hükmeder. Ve emr-i tekvînî, âdetâ, ayn-ı kudret, ayn-ı irâde olarak tezâhür eder.”(Lem'alar, 28. Lem'a, Yirminci Nükte)

“Yaratma emrinden gelen harfler, eşyanın varlığında maddî bir kuvvet gibi hükmeder. Bu yaratma emri adeta kudretin ve iradenin ta kendisi olarak ortaya çıkar.”

Evet, zerreler, sonsuz ihtimaller vadisinde, her tarafa gidebilir bir vaziyette iken, kâinatı yaratan güç tarafından gelen bir emirle istikamete sevk edilirler. Bediüzzaman’ın “zerre” Risalesi’nde okuduğumuz da bugün modern bilimin parçacık dediği aslında Allah’ın belli bir frekansta her an titreşen enerji paketçikleridir. Her bir zerre, hareketli kalemiyle Sâni-i Zülcelâl’in kitâb-ı kâinatındaki cilvelerini yazar. İşte tam burada Bediüzzaman’ın ifadesi ile KAF-NUN TEZGÂHI karşımıza çıkmaktadır ki; Cenab-ı Hakk'ın kâinatla ve mahlûkatla münasebeti, alakası ve müessiriyeti; emir, irade ve ilmi beraber ihtiva eden “kün” emrine bakar. “Kün” emri ise; Arapça “ol” demektir, kaf ve nun harflerinden meydana gelir. Bediüzzaman bu iki harften oluşan “kün” emrine kaf, nun’dan müteşekkil tezgâh der. İşte bu tezgâhlarla mahlûkat dokunur, yaratılır.

O halde meşgul olduğumuz meselenin duygu, düşünce ve kaderimize etkisi nedir?

İmâm Şâfi der ki: “Kendini hak ile meşgul etmezsen bâtıl seni işgâl eder.” Bediüzzaman Said Nursi ise, “Dua ve tevekkül meyelan-ı hayra büyük bir kuvvet verdiği gibi, istiğfar ve tevbe dahi meyelan-ı şerri keser, tecavüzatını kırar” diyerek sözlerimizin ve hislerimizin hayatımıza yön veren tutum ve davranışlar hale geleceğine işaret eder.

Hindistan'da kötülüğe karşı aktif ama şiddetsiz direniş felsefesinin öncüsü olan Mahatma Gandhi’nin şu sözleri de bu bağlamda oldukça önemlidir:

“Söylediklerinize dikkat edin, düşüncelerinize dönüşür,

Düşüncelerinize dikkat edin, duygularınıza dönüşür,

Duygularınıza dikkat edin, davranışlarınıza dönüşür,

Davranışlarınıza dikkat edin, alışkanlıklarınıza dönüşür,

Alışkanlıklarınıza dikkat edin, değerlerinize dönüşür,

Değerlerinize dikkat edin, karakterinize dönüşür,

Karakterinize dikkat edin, kaderinize dönüşür.”

Gandi’ye göre; ‘kullandığımız kelimelerimiz ve düşüncelerimiz bizim kaderimizdir.’

O halde iç dünyamızın ve onun tezahürü olan söylem ve davranışlarımızın Kur’an ve Sünnete uygun olması iki dünya saadetine kapı aralayacaktır.

Bu bağlamda Risale-i Nur okumanın bireysel ve toplumsal önemi nedir ?

Bizzat Risale-i Nur ile yoğun olarak iştigal görevinin bu zamandaki anlamını Bediüzzaman şöyle ifade eder : “Evet, bu asrın dehşetine karşı taklidî olan itikadın istinad kaleleri sarsılmış ve uzaklaşmış ve perdelenmiş olduğundan, her mü'min, tek başıyla dalâletin cemaatle hücumuna mukavemet ettirecek gayet kuvvetli bir iman-ı tahkikî lâzımdır ki dayanabilsin. Risale-i Nur, bu vazifeyi en dehşetli bir zamanda ve en lüzumlu ve nazik bir vakitte, herkesin anlayacağı bir tarzda, hakaik-i Kur'âniye ve imaniyenin en derin ve en gizlilerini gayet kuvvetli burhanlarla ispat ederek, o iman-ı tahkikîyi taşıyan hâlis ve sadık şakirtleri dahi, bulundukları kasaba, karye ve şehirlerde, hizmet-i imaniye itibarıyla âdetâ birer gizli kutup gibi, mü'minlerin mânevî birer nokta-i istinadı olarak, bilinmedikleri ve görünmedikleri ve görüşülmedikleri halde, kuvve-i mâneviye-i itikadları cesur birer zâbit gibi, kuvve-i mâneviyeyi ehl-i imanın kalblerine verip mü'minlere mânen mukavemet ve cesaret veriyorlar.”

Bütün bunlar gösteriyor ki; ibadet ve zikirlerdeki tekrar ve yoğunluk, havaya yayılan nurani dalgalar ile Allah’ın hoşnut olduğu kelamları zikreden ve ona yönelik yaşantıyı süren müminlerin kalp kuvveti artacak böylece varlık sahasındaki istikametlerini korumaları kolaylaşacaktır.

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.