19. Söze Bir Giriş Denemesi-3

Zafer AKGÜL

Bu dilbilgisi ve gramer bahsine kısa temastan sonra metnin anlambilimsel açısından tahlilini ve kritiğini yapacak olursak:

Cümlenin yüklemi olan “var” kelimesi mevcudiyyete baktığı için bu üç muarrifin de ontolojik açıdan somut halde aramızda ve elimizde olduğuna işaret eder. Yani bu üç kutup başlığı hem maddî hem manevî hem lafız hem mana hem numen hem fenomen olarak vardır ve insanların algı ve deney alanına indirgeyeceği birer realitedir. Baş gözü ile de akıl gözü ile de kalp gözü ile de görülebilir, dokunulabilir, hissedilebilir ve anlaşılabilir bir varoluşsal pozisyonlarda bulunduklarını belirtir.

Kâinat, maddî planda olsun, hayal ve tasavvur planında olsun mevcut olduğu gibi Kur’an hem mushaf olarak elimizde hem mâna ve idea olarak hayatın içindedir. Evrene ve insana dair her konuda fikri ve hükmü mevcuttur. Misal olarak lafız yönünden yazılış sayfa düzenindeki harikalıklar gözle görülen bir mevcudiyete sahiptir. (Tevafuklu Kur’an gibi.) Peygambere (s.a.v.) gelince hem şahıs olarak hem de şahs-ı manevî olarak aramızdadır. Tarihsel alanda mit–efsane değil gerçek olarak yaşamış ve iz bırakmış bir şahsiyettir. Kabri bile Medine’de bulunmakta, isteyen gidip ayne’l yakin ve hakka’l yakîn görebilmekte, dokunabilmektedir. Yani o derece varlığı kesin ve kat’îdir. Manen de sünnet-i seniyesi kâinat ekseninde her bilimin laboratuvarına getirilip tahlil edilebilir bir hakikata ve hikmete sahiptir.

Metindeki Muarrifler, Kainat-Resulullah–Kur’an üçlüsü şeklinde bir eşkenar üçgeni çıkarır. Bu üçgenin her biri, açı olarak birbirine bakar ve geometrik olarak bir bağlantı ve edebiyat olarak da bir bağlam içerisindedir. Zaten bağlamsız edebî cümle anlamsız veya muğlak kalır. Bunların ortak vasfı Rabbimizi bize tarif edicilikte muarrif birer kitap olmalarıdır. Yani karşımızda okumamız, incelememiz, anlamamız ve içindekileri uygulamamız gereken üç büyük, azim-küllî kitap sergilenmektedir. -Uygulamamız diyorum çünkü ilim amele geçmedikçe, bilgi yaşanmadıkça ilim değildir.-

Ortada kitap varsa o kitabın katibi, yazarı, müellifi mantıken kaçınılmaz bir sonuçtur. Metne göre kitapların yazarı Allah’tır ki zımnî olarak Allah’ın varlığı isim ve sıfatları denklemde olmazsa olmaz. Klasik mantık deyimiyle lazımî olarak yer alır. Çünkü eserden müessire gidiş yöntemi uygulanmaktadır.

İlk elde bu üçlü kitap, bizi düşünmeye–araştırmaya–incelemeye çağırır. Düşünce–tefekkür ve araştırmayla hikmet ve felsefenin üç büyük alanına yönlendirir. Ontoloji-Epistemoloji ve Etik-Aksiyoloji.

Kainat kitabı: Ontolojik alanı, var olanı temsil eder.

Kur’an: Epistemeoloji-Bilgi felsefesinin amacı olan doğru bilgiyi,

Resulullah: Etik-Estetik yani Ahlâk alanını temsil eder.

Böylece biz “Ne, nasıl, niçin, nereye, nereden?” gibi temel felsefî ve bilimsel sorularımızın cevabını verecek üç kaynakla muhatap oluruz.

Bir başka deyişle Kainat, Kevnî Şeriat biz buna Adetullah diyoruz.

Kur’an, Kelâmî Şeriat. Buna Dinî şeriat diyoruz.

Resullah, Nebevî Şeriat. Yani sünnet-i seniyye diyoruz.

Bu üç kitap, Rabbimizi tanımamızda birbirine geometrik, fiziksel-kimyasal bağ gibi bağlarla birbirini tasdik eder. Aralarında çelişki ve birbirini nakzetme yoktur. Tam aksine birbirinin davasını doğrularlar. Doğruluk dedim çünkü tabiatta-fıtratta yalan yoktur. Siz toprağa buğday ekersiniz, toprak hile yaparak size arpa vermez. Ateş yakıcıdır, fıtratından şaşmaz.

Kur’an zaten sıdkı, doğruluğu, yalan söylememeyi, gerçekçiliği ve hakikati temel almaktadır. Ve Kur’an’ın mütekellimi olan Allah sözünde, va’d ve va’îdinde sadık olduğunu açıkça ilan etmiş, tarihsel süreçte de bunun örneklerini kıssalarla beyan etmiştir.

Resullah’a gelince zaten O’nun en birinci vasfı Muhammed-ül Emîn oluşudur. Annesinin adının bile Âmine oluşu manidar bir tevafuktur. O’nun peygamberliğini inkar edenler bile emin ve güvenilir oluşunu inkar edememişlerdir. Dinine girmediği halde kıymetli eşyalarını ona güvenip emanet eden müşrikler bunun en büyük göstergesidir.

Devam edecek

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.