Yunanistan; İflastan Almanya ve Fransa sorumlu

Atina, milyonlarca dolarlık silah satın aldıklar Almanya ve Fransa'nın sorumluluğu paylaşmasını istiyor. Almanya ise ağır şartlar konusunda bastırıyor

Yunanlılar, Brüksel'in ikinci kurtarma paketini bugün onaylamasını beklerken, Yunanistan'ı iflasın eşiğine getiren müsrifce harcamalardan Fransa ve Almanya sorumlu tutuluyor.

Independent gazetesinin deneyimli yazarı Patrick Cockburn'ün aktardığına göre, Almanya ve Fransa, sıkça eleştirilen israfa varan harcamaları hem teşvik etmekle hem de bu durumdan yarar sağlamakla suçlanıyor.

Yunanlıların pek çoğu troykanın ısrarla talep ettiği reformları eleştiriyor ama pek çoğu Fransa ve Almanya'nın Yunanistan'ın aşırı harcamaları nedeniyle yüklendiği sorumluluğu paylaşmasını istiyor.

11 milyon nüfusu olan Yunanistan, son on yılın büyük bölümünde dünyada silah ithalatçısı ilk beş ülke içindeydi. Denizaltılar, tank ve savaş uçakları dahil pahalı silahların pek çoğu Almanya, Fransa ve ABD'de üretilmişti. Yeni kurtarma paketine göre Yunanistan, savunma harcamalarında 400 milyon euro kesintiye gitme sözü veriyor.

Yunanistan borç içinde yüzerken de silahlanma harcamalarına devam etmiş, geçtiğimiz yıl uçak için 3,9 milyar avro, savaş gemisi için 4 milyar avro, devriye gemisi için 400 milyon avro, Apaçi helikopterleri alman U-botları için ise 2 milyar avro harcama yapılmıştı. Yunanistan'ın silah satın aldığı ülkeler ise ABD, Fransa ve Almanya.

SÖMÜRGE OLACAK

Patrick Cockburn, "Yunanistan, borç yükünden kurtulmak için bağımsızlığını satıyor" derken, "Yunanistan'ın Euro bölgesi ülkeleriyle bağımsızlığını sona erdirecek bir uzlaşmaya varması beklendiği" değerlendirmesini yapıyor.

İngiliz yazara göre, "BU anlaşmayla Yunanistan, Almanya ve müttefiklerinin ekonomik ve önemli ölçüde de siyasi sömürgesi haline gelecek. Berlin, ülkenin başbakanının kim olacağından eczanelerin hangi ilacı dağıtabileceğine kadar her şeyde söz sahibi olacak. Demokrasinin beşiği Yunanistan'da kendi kaderini tayin hakkı, dışarıdan dayatmalara yenik düştü. Her zaman olduğu gibi en ağır bedeli yoksullar ödeyecek."

Kurtarma paketi kapsamında Yunanistan'a 130 milyar euroluk kredi sağlanacağını ve 100 milyar euroluk borcunun silineceğini kaydeden yazar şöyle devam ediyor:"Son kemer sıkma önlemleri çerçevesinde asgari ücret, yüzde 22 oranında azaltılarak aylık 522 euroya düşecek. Avrupa Birliği, IMF ve Avrupa Merkez Bankası bunun istihdamı artıracağını söylüyor. Fakat Yunan ekonomistler böyle düşünmüyor. Bu ekonomistler, Çinli ve bulgar işçilerin her zaman daha az para aldığını, Yunan ticari gemilerinde Filipinli mürettabatın çalıştırılmasıyla aynı nedenden dolayı Yunanlıların iş bulamayacağını söylüyorlar. Aynı şekilde zaten düşük maaş ve ücret alan kamu çalışanlarının parasını daha da kısmak, tüketimi azaltmaktan ve çilelerini artırmakan başka bir işe yaramayacak."

ALMANYA: PARAYI BİZ VERİYORUZ, ONA GÖRE!

Bu arada, bugün Yunanistan'a Almanya'dan sert bir uyarı daha geldi. Yunanistan'a son verilecek yardım diliminde en fazla paya sahip olan Almanya'nın Maliye Bakanı Wolfgang Schaeuble, Yunanistan'a verdikleri yardım karşılığında bu ülkenin mali işlerinin düzeltilmesinde Alman memurların kabul edilmesini istedi.

Tagesspiegel gazetesine konuşan Schaeuble, "Uzun süredir Yunanistan'ın verimli bir vergi yönetimine kavuşturulması için Alman vergi uzmanlarını göndermek için bekliyoruz. Ancak Yunanistan yardımlarımızı reddediyor." ifadelerine yer verdi. Schaeuble, yardımı alan Yunanistan'ın Almanya'nın şartlarını da kabul etmek zorunda olduğuna dikkat çekti ve ekledi: "Borç alıyorsanız borç aldığınız kişilerin size yardım etmesine de izin vermelisiniz."

Öte yandan Ekonomi Bakanı Philipp Rösler de benzer şekilde Yunanistan'ı uyardı ve Almanya'nın 'yardım şartlarını' kabul etmesini istedi. Die Welt gazetesindeki habere göre Rösler, Yunan makamlarına bu konuda yazılı bir uyarı gönderdi.

MESAJ VERİLİYOR

Bu önlemlerin bir açıklaması da, yazara göre, "Alman liderlerin kendi seçmenlerine Yunanlıların Almanya'nın kaynaklarını yiyip bitirmelerine izin vermediklerini göstermek istemeleri." Troyka'nın cezalandırıcı nitelikteki bu reformları aynı zamanda, zor durumdaki Portekiz, İspanya, İtalya ve İrlanda'da Yunanistan'ın yolundan gitmemeleri mesajını verme niyetini de gösteriyor.

AÇLIK SINIRINDA HAYATLAR

2008'den bu yana ağır bir ekonomik kriz yaşayan Yunanistan, IMF-AB'nin dayattığı kemer sıkma önlemleriyle düzlüğe çıkmadı, aksine Yunanlılara diz çöktürüldü.Yunanistan'ın kamu borçlarının gayri safi yurt için hasılaya oranı 2009'da yüzde 115 idi. Geçen ay bu oran yüzde 160'a yükseldi. Yaşam standartları hızla düştü. 11 milyon nüfuslu ülkede halkın yüzde 48'i yoksulluk sınırında ya da altında yaşıyor.

İngiliz Sunday Telegraph gazetesinde yer alan bir haberde ise, Avrupa'nın Yunanistan'ın "kaçınılmaz" iflası sonrası için gizli bir plan hazırladığı belirtiliyor.Gazeteye göre, Alman Maliye Bakanlığı, iflasını açıklaması ve bankalara olan borçlarının önemli bir kısmı için "saç tıraşı"na razı olması için Yunanistan'ı sıkıştırıyor. Yunan tahvili sahiplerinin bu tahvillerin değerinin altında bir paraya razı olması anlamına gelen "saç tıraşı" mali çevrelerde iflas olarak değerlendiriliyor.

Almanya Maliye Bakanı Wolfgang Schauble, Yunanistan'a dayatılan kemer sıkma önlemlerinin çok ağır olması nedeniyle hükümetin bunları hayata geçirebileceğine ihtimal vermiyor.

Schauble'nin bu karamsarlığı Avrupa Komisyonu, Avrupa Merkez Bankası ve IMF'nin gizli bir raporuna da yansımış durumda. Söz konusu raporda Yunanistan'ın yardım karşılığında verdiği sözleri tutsa bile 2020 yılına kadar borçlarını gayri safi yurt içi hasılanın yüzde 120'sine çekemeyeceği belirtiliyor.

Dünya Bülteni

Güncel Haberleri