Yazarlardan meslektaşlarına çağrı

Danıştay saldırısı öncesi ve sonrasındaki kamera operasyonu, medyadaki bazı kalemlerin çelişkili tavrını gözler önüne serdi

Olayın hemen ardından saldırının türban için gerçekleştirildiğine dair yazılar yazan köşe yazarları, görüntülerin silindiğini belgeleyen TÜBİTAK raporu karşısında sessiz kaldı. Yazarların bu tavırları, yine köşe yazarları tarafından eleştiri konusu oldu. Meslektaşlarının tavırlarını "ibretlik" olarak değerlendiren yazarlar, "İdeolojik esaretten ne zaman kurtulacaksınız? Gerçekle yüzleşmek ve kirli oyunları bozmak için daha ne bekliyorsunuz?" çağrısında bulundu.

Star Gazetesi yazarı Eser Karakaş, TÜBİTAK raporuna değinmeyenlerin üç nedeni olabileceğine dikkat çekti. "1) Olan biteni anlayamayacak kadar birikim ve minimum zekâdan yoksunlar. 2) Bir çetenin medyadaki görevlileri olarak (kilit haberleşmeciler) faaliyet gösteriyorlar. 3) En iyi ihtimal: Çok büyük bir hata yaptılar." diyen Karakaş, menfur cinayetin Türkiye'nin 11 Eylül'ü olmadığını o gün de, bugün de görmemek için "İlla ki Hürriyet yazarı mı olmak lazım?" diye sordu. Ardından ekledi: "Olan biteni göremeyecek kadar bi-idrak gazetecilere artık o köşeler emanet edilmemeli. Bir çetenin uzantıları iseler bu iş zaten savcıların işidir. En iyi ihtimalin yani büyük bir hatanın uzantısı ise bugün bu gazetelerin, bu gazetecilerin açık açık hepimizden özür dilemeleri olmalıdır."

Star Gazetesi yazarı Şamil Tayyar ise köşesinden isim vererek şöyle seslendi: "Partisini muhalefete mahkum eden ve liderlik süresini Allah'a bırakan CHP lideri Deniz Baykal, nehir kıyısında pinekleyen Ertuğrul Özkök, düşlerde kaybolan Danıştay 5. Daire Başkanı Salih Er, lafının altında ezilen eski Danıştay Başkan Vekili Tansel Çölaşan, bidoncu faşist yazar ve uzantıları... İdeolojik esaretten ne zaman kurtulacaksınız? Gerçekle yüzleşmek ve kirli oyunları bozmak için daha ne bekliyorsunuz?"

"Döndük dolaştık Ergenekon ahtapotunun kolları arasına sıkıştık gene dostlar." tespitini yapan

Aziz Üstel, şöyle devam etti: "Bunlar gerçekleri görmek istemeyen, gözleri kapalı, dünyaya baktığını sanan zavallılar. Hiçbir şey bilmiyorlar, araştırmıyorlar, incelemiyorlar. Sadece üfürükten tayyare yazılar yazıp sana bana sövüyorlar."

Sabah Gazetesi yazarı Nazlı Ilıcak ise "Danıştay'da işbirlikçiler var mı?" sorusunu yöneltti. Ilıcak, "Acaba tam da o sırada, Alparslan Arslan, Danıştay'a keşif yapmaya, yanında birileriyle mi gelmişti? Acaba OYAK'ta hangi parmaklar işe karıştı? Şimdi soruşturma, herhalde o noktaya kadar genişletilecek." görüşünü dile getirdi.

Zaman

Güncel Haberleri