Yazar ve Psikiyatrist Mustafa Ulusoy, sosyal medyadaki paylaşımında, "medrese ilimlerine vakıf kişilerin Risale-i Nur'un kaynaklarına ulaşabilme imkanının Risale-i Nur'u okumayı gereksizlik addetme" düşüncelerine de cevap verdi.
Ulusoy'un sözleri şöyle:
Risale-i Nur ile ilişki kurmakta en büyük yanlışlardan biri Risale-i Nur'u bir ilim kitabı niyetiyle ya da ilim öğrenme niyetiyle okumaktır. Bu okuma niyetinde Risale-i Nur o kişiye kendini kapatır, metnin o kişinin dünyasındaki karşılığı kişiyi tatmin etmez. Kişi Risaleyi eline alır biraz veya biraz fazlaca okur ve kitapla uyuşmaz.
Risale-i Nur ile kurulacak sahih ilişkinin olmazsa olmazı onu kendi "imanını kuvvetlendirmek, inkişaf ettirmek" niyetiyle okumaktır. İşte o zaman Risale-i Nur kapılarını size sınırsız bir şekilde açar.
Okudukça Risale-i Nur'un bir kere okunmakla kalınmayacak bir kitap olduğunu anlarsınız. Her okumada imanınızın inkişaf ettiğini, varoluşsal bir yaranızın teselli edildiğini, elemlerinizin, kederlerinizin şifa bulduğunu görürsünüz.
Dolayısıyla medrese ilimlerine vakıf kişilerin Risale-i Nur'un kaynaklarına ulaşabilme imkanının Risale-i Nur'u okumayı gereksizlik addetme mazereti de ortadan kalkar. Nursi, muazzam kaynakları müktesebatına alıp orada tutmamış, bu müktesebatı Kur'an'ı anlamasında bir basamak olarak kullanmış ve Kur'an'dan insanın varoluşundaki her türden derdine, tasasına şifalar devşirmiştir. Nursi'nin belki de en büyük başarısı bu olmuştur.
Ben hayatım boyunca Risale-i Nur okudum, okuyorum. Hayatım boyunca çok çeşitli kitaplar da okudum. Materyalistlerin, dinsizlerin kitabını da okudum. Sarter'dan tutun da Camu'ye kadar nice dinsizin kitabını yalayıp yuttum. Bir çok alimin de kitabını okudum. Mesela İhya-i Ulumuddin favori kitaplarımdan biridir.
Bu kitapları okumak Rİsale-i Nur'u anlamama çok faydası oldu. Lakin Risale-i Nur beni Kur'an'a bağlayarak imanımı inkişaf etmeme vesile olan tek kitap oldu ve bu açıdan kesinlikle başka bir kitaba ihtiyaç bırakmadı. Bu noktanın iyi anlaşılmasını arzu ederim.
Neden hâlâ Risale-i Nur okuyorum? Çünkü imanın inkişafı, ziyadeşlemesinin bir sınırı yok. Ölüme dek sürecek bir süreç.