Milletvekilleri, TBMM Adalet Komisyonunda, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısının tümü üzerindeki görüşlerini dile getirmeye devam ediyor.
MHP Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın, bu tür tartışmalı yasaların seçim sonrasına bırakılması gerektiğini savundu.
''Hizbullah tahliyeleriyle'' ilgili maddenin yürürlüğünü erteleyerek bu sonucun ortaya çıkmasının engellenebileceğini söyleyen Yalçın, ''Bir teğmenin telefonuna bir başka örgüt üyesinin telefon rehberinin aktarıldığını gördük. Adli hata her yerde olabilir. Fakat böyle kritik bir davada öyle bir hadise çıkmışsa bunun adı hata değil skandaldır'' dedi.
CHP Afyonkarahisar Milletvekili Halil Ünlütepe, tasarının, 24 Ocak 2011'de geldiğini, aynı gün Plan ve Bütçe Komisyonuna sevk edildiğini anımsatarak, ''600'e yakın kadro var. Plan ve Bütçe Komisyonu '600 kadro var bunu esastan inceleyebilirim' derse ne yapacağız? Tali komisyon raporu gelmeden bugünkü çalışmalarımız beyhude'' görüşünü savundu.
Komisyon Başkanı Ahmet İyimaya ise Plan ve Bütçe Komisyonu Başkanı'nı aradığını, ''Bizim komisyon, tali işi görüşmüyor, doğrudan yazı vermiyorum'' cevabını aldığını aktardı.
Ünlütepe ise komisyonun yazılı olarak bildirmesi gerektiğini ifade ederek, sözlerini, ''Bakkalda çırak olsaydınız aynı gün atılırdınız. Sabah saat 10.00'da geldim, şimdi saat kaç? Toplama kampı, özgürlükler kısıtlanmış. Hukukta sürat iyi değildir. Burayı, belirli sürenin dışında çalıştırmanız insanlık suçu, işkencedir, size rütbe kazandırmaz'' diye sürdürdü.
-''DEMAGOJİ YAPIYOR''-
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in, demagoji yapmaya çalıştığını, karartma yapmaya devam ettiğini savundu.
Kart'ın, komisyon üyesi AK Parti Kastamonu Milletvekili Hakkı Köylü'nün, genelin aksine sorumluluk duygusu içinde çalışan bir AK Parti'li milletvekili olduğunu söylemesi, salonda kısa süreli gerginliğe neden oldu.
AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak, ''Nezaketli olun, benim sorumluluk duygumu nereden bileceksiniz. Size iade ediyoruz'', AK Parti Aksaray Milletvekili İlknur İnceöz, ''Teraziniz mi var?'', AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç, ''Sabır diye bir şey var. Hukukçu gibi konuşamaz mısınız?'' diye tepki gösterdiler.
Kart ise Tunç'a, ''Seni hukukta katlarım'' diye karşılık verdi.
Tartışmanın ardından sözlerini sürdüren Kart, ''Adli Tıp Kurumunu, kim işlemez hale getirdi, neden bu kadar oynanıyor, vasıfsız kadrolaşma yapılıyor, neden güvenilirliğini kaybediyor, sorumlusu hükümet değil mi?'' diye sordu.
Kart, İcra Müdürlüğü ve müdür yardımcılığı için 7 Kasım 2010'da yapılan yazılı sınavda, ilk 300'ün içinde bulunan 139 kişinin mülakatta elendiğini, yerine son 300'de yer alan 139 kişinin atamasının yapıldığını öne sürdü. Kart, ''Mülakatı geçme şartı nedir, bu bir katliam değil mi?'' diye sordu. Kart, mülakatta, ''Atatürk'e ne zaman suikast yapıldı, Galatasaray UEFA Kupasını ne zaman aldı, Sertap Erener, hangi yıl Eurovision'da birinci oldu, etrafı sularla çevrili kara parçasına ne denir?'' gibi sorular yöneltildiğini, alınanların bu sorulara cevap veremediğini kaydetti.
Adalet Bakanı Ergin, bu sınavın, kamera kaydı altında yapılmadığını söylerken, Kart, ''Başka türlü kamera kaydı olamaz mı'' diye karşılık verdi. Kart, bu listenin, bakanlık adına utanç ve suç listesi olduğunu savundu.
-''5 YIL BEKLETİLMEDİ''-
Kart'ın eleştirilerine yanıt veren Adalet Bakanı Ergin, Kart'ın, mesnetlerini ortaya koymadan, bu kadar ithamı dile getirmesini yadırgadığını kaydetti.
Ergin, yaklaşık 22 aylık bakanlığı süresince Kart'ın, ''Başbakanlık, İçişleri ve Adalet bakanlıklarında bir karargah var, burada çalışma var mı?'' sorusunu yönelttiğini, böyle bir merkezin, oluşumun olmadığını, böyle bir yapıyı şu ana kadar görmediği cevabını, defalarca verdiğini kaydetti. Ergin, Kart'ın, ciddi bir hukukçuya, siyasetçiye, devlet adamına yakışmayan üslupla tekrar tekrar dile getirmesini, esefle karşıladığını belirtti.
Adli Tıp Kurumunda, Hizbullah davasıyla ilgili hiçbir dosyanın, 5 yıl bekletilmediğini bildiren Ergin, ''Bu davalarla ilgili ilk kez 28 Ocak 1999'da Adli Tıp Kurumu'na olgular gelmeye başladı. Çürümüş kemik, ceset parçaları, bunlar zaman içinde, değişik dönemlerde gönderilmiş olgulardır. Bu olgular, DNA tespitleri yapılarak, ilgili savcılık, mahkemelere gönderildi. 1999'da başlayan olgu akışı 2009'a kadar devam etti. Zaman zaman, değişik bölgelerde cesetler çıktı. 5 yıl Adli Tıpta beklediğini söylemek, Adli Tıpa haksız ithamdır. Bunu reddediyoruz'' diye konuştu.
-''HİÇ BU KADAR OBJEKTİF OLMADI''-
Ergin, hiçbir Cumhuriyet hükümeti döneminde, bu kadar objektif kriterlere bağlı olarak, hakim, savcı adayı alınmadığını, hakim, savcı adayları alım kurallarının hiçbir dönemde bu kadar açık, net, objektif olmadığını kaydetti.
Kart'tan 1934'ten 2006'ya kadar hakim, savcı aday alım yöntemlerini incelemesini isteyen Ergin, 1999-2000'e kadar yazılıyı da mülakatı da Adalet Bakanlığının yaptığını anımsattı. Ergin, ''Bugün, 'Kamera konulsun' diye karar veren yargıçlar, yazılı ve mülakatı Adalet Bakanlığı bürokratları tarafından yapılan sınavlarla hakim, savcı oldu. Bu yöntemle alınan hakim, savcılar siyasallaşan yargının işaretiyse, yargının ideolojik davranmasını sağlayan bir uygulamaysa, bu öneriden, bu kararı veren hakimlerin de ideolojik davranıp davranmadığını sormak hakkımızdır'' diye konuştu.
Ergin, Danıştayın, 2006'ya kadar mülakatlara dönük ''Mülakat komisyonunun oluşumuna bakarım, yasadaki kriterlere uygun komisyon oluşmuşsa içeriğine karışmam'' şeklindeki içtihadına işaret ederek, ''2006'nın sonundan itibaren ne oldu da içtihatlar değişmeye başladı?'' diye sordu.
Konuşmasını, ''Dertliyiz, sabahtan beri dinliyoruz, şiştik'' diye sürdüren Ergin, mülakatın genel sınav içindeki ağırlığının yüzde 30'a indirildiğini, mülakat komisyonuna, yüksek yargıdan iki temsilcinin katıldığını anımsattı.
TBMM Adalet Komisyonunda, Yargıtay ve Danıştayın üye, daire sayılarını artıran, Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Tasarısı'nın tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
Tasarının tümü üzerinde konuşan CHP Kırklareli Milletvekili Turgut Dibek, ''Kendi içinde demokrat olmayan ve başkalarının özgürlük alanlarını kısıtlamaya çalışan anlayışa karşı çıkmamız lazım. Bu anlayış, sizin anlayışınız'' dedi.
Dibek'in, ''Komisyon uzun süredir çalışıyor. Sakallarımız uzadı'' sözleri üzerine, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, komisyonda daha önceki tartışmalara atıf yaparak, ''Meclisteki berber çalışmıyorsa burası da çalışamaz Sayın Başkan'' diye espri yaptı.
MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, hukukta ''geçici yetkili savcılık, geçici yetkili hakimlik'' gibi müesseselerin olduğunu belirterek, ''Yargıyı siyasallaştırmak istemiyorsanız, Yargıtay ve Danıştay üyeliği için geçici üye ihdası şeklinde düzenleme yapabiliriz. İş yükünü ortadan kaldıracak bir tasarıyı getirin, hep beraber çıkaralım'' önerisini getirdi. Bal, bu önerinin kabul edilmesi halinde tartışmaların sona ereceğini savundu.
AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Zekeriya Aslan'ın verdiği önergenin kabul edilmesiyle tasarının tümü üzerindeki görüşmeler tamamlandı ve maddelerine geçildi.
Komisyon Başkanı Ahmet İyimaya, görüşmelere yarın saat 13.00'te devam edileceğini belirterek, toplantıyı bitirdi.
Komisyonun bugünkü çalışması 12 saat sürdü.
Haber 7