Yüksek yargıdaki iş yoğunluğu, hukuk sisteminin en önemli sorunlarının başında geliyor. Sadece 2010 yılında Yargıtay'da zamanaşımına uğrayan dosya sayısı 19 bin 251 olarak kayıtlara geçti. Geçtiğimiz hafta Meclis'te milletvekillerinin sorularını cevaplayan Adalet Bakanı Sadullah Ergin, sıkıntının büyüklüğüne dikkat çekerek, "Bazı dairelerde 5 yıl süreyle el vurulamayacak dosyaların biriktiği bir gerçek. Birçok dosyanın zamanaşımına uğrama riski bulunuyor. 2014 yılında da yaklaşık 55 bin dosyanın zamanaşımına uğrama tehlikesi var." ifadelerini kullanmıştı.
Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker de TRT Haber'de katıldığı programda Bakan Ergin'in sözlerine destek verdi. Çözüm için ise bölge adliye mahkemelerinin (istinaf) bir an önce kurulması gerektiğini söyledi. Aksi takdirde kar topu gibi günden güne büyüyen iş yükünün altından kalkamayacaklarını vurgulayan Yargıtay Başkanı, "İstinaf mahkemeleri kurulmuş olsaydı iş yükü büyük ölçüde azalacaktı. Bugün hiç dosya gelmese bile mevcut dosyalar 5 yılda halledilemez." dedi. Gerçeker, yaraya bir an önce neşteri vurmak gerektiğini belirterek şöyle devam etti: "Artık ok yaydan çıkmış durumda. Bu iş yükünün altından kalkamayız, kamuoyu bunu bilsin, arkadaşlarımız haksız suçlamalara maruz kalmasın. Zamanaşımı oluyor, dosyalar uzuyor, hak arama süreleri uzadıkça adalete güven azalıyor."
-Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker, Yargıtay'ın iş yükünün hafiflemesi için istinaf mahkemelerinin kurulmasının zorunlu olduğunu söyledi. Gerçeker, şu ifadeleri kullandı: "Bugün hiç dosya gelmese mevcut dosyalar 5 yılda bile halledilemez. Bir an evvel neşteri vurmak, çaresini bulmak gerekiyor. Bugün artık ok yaydan çıkmış durumda. İstinaf mahkemelerinin (bölge adliye mahkemeleri) bir an önce yürürlüğe girmesi gerekiyor, yoksa sorunlarımız kar topu gibi günden güne çoğalıyor. Bu iş yükünün altından kalkamayız. Zamanaşımı oluyor, dosyalar uzuyor, hak arama süreleri uzadıkça adalete güven azalıyor, vatandaş haklı. Tek çare, bölge adliye mahkemelerinin bir an evvel faaliyete geçmesi. 'Bıçak kemiğe dayandı' derler ya, bir an evvel zaman kaybetmeden neşteri vurmak gerekiyor.''
Hasan Gerçeker'e, iki Yargıtay üyesiyle ilgili rüşvet iddiaları da hatırlatıldı. Gerçeker, "Bunlar bizi en çok üzecek olaylardan birisi. Bu makamlara gelenlerin bu tür olaylara karışması üzüntü verici. Şu anda soruşturmamız devam ediyor.'' dedi. Askeri ve sivil hukuk tartışmasıyla ilgili de, "Yargıda fazla başlı hukuk sistemi olumlu sonuç vermiyor.'' şeklinde konuştu. Kutuplaşma yaratılmaması, diyalog geliştirilmesi gerektiğini anlattı. Hiçbir Avrupa ülkesinde Askeri Yargıtay bulunmadığını, bunun da tartışılması gerektiğini ifade etti. Hâkim ve savcıların askerlik süresiyle ilgili soruyu da cevaplayan Gerçeker, Türkiye'nin hâkim ve savcı sayısı açısından AB'de en gerideki ülke olduğunu belirterek, 15 bin olan hâkim ve savcı kadrosu sayısının 30 bine çıkarılması gerektiğini belirtti: "Haftada 50-60 dosya okuyan hâkim var, yeni gelen üyelerimizi nereye oturtacağımızı şaşırıyoruz.''
Zaman