Göksel Genç'in haberi:
Duruşmalara girmeyerek yargılamayı tıkamaya ve kararın Yargıtay tarafından bozulmasına çalışan sanık avukatlarının planı tutmadı.
Üst mahkeme, avukatların duruşmaya girmemesine rağmen dosyayı onayarak emsal niteliğinde bir karar verdi. Duruşmalara girmeyen avukatların sanıkları hakkında iyi hal indirimi uygulanmaması yönündeki kararın mahkemenin takdirinde olduğunu belirten Yargıtay, söz konusu kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığını vurguladı. Yargıtay’ın bu kararı ile birlikte duruşmaya girmeyen avukatların sanıkları yaklaşık 3 yıl fazla hapis yatmış olacak. Mahkeme, duruşmalara girip savunmasını yapan avukatların sanıkları için 6’da 1 oranında iyi hal indirimi uygulamıştı.
İstanbul 10. Ağır Ceza Mahke-mesi’nin yürüttüğü Balyoz davası duruşmalarında kararın yaklaştığı son celselerde sanık avukatları duruşmalara girmemişti. Eski Genelkurmay Başkanı Hilmi Özkök ve eski Kara Kuvvetleri Komutanı Aytaç Yalman’ın tanık olarak dinlenilmesi, ayrıca delil CD’leri hakkında yeni bilirkişi incelemesini isteyen avukatlar, aksi halde duruşmalara girmeyeceklerini ifade etmişti. Avukatların bu tutumu üzerine karar aşamasına gelen Balyoz davası, fazladan 5 ay daha uzamıştı. İddialara göre avukatlar gelecek muhtemel cezanın Yargıtay tarafından usul yönünden bozulması için bu şekilde bir taktiğe başvurmuştu. Zira Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 188. maddesine göre 5 yıldan yüksek ceza istenen suçlarda sanıklara avukat zorunluluğu getiriliyor. Avukatlar bu kanuna dayanarak mahkemenin karar vermeyeceğini ileri sürmüştü.
Balyoz davasının 95. celsesinde mahkeme Başkanı Ömer Diken, duruşmaya gelmeyen avukatlara ve sanıklara ikazda bulunmuştu. Duruşmalara girmeyerek bir yarar sağlanamayacağını belirten Başkan Diken, “Duruşmalara girmeme konusunda sizi kim yönlendiriyorsa yanlış yapıyor. Kendi hukuki durumunuzu güçleştiriyorsunuz. Yargılamayı tıkama amacı güdüyorsunuz.” demişti.
Zaman