Yabancı hekim tartışmaları sürüyor

Türkiye'nin kapılarını yabancı hekimlere açacak düzenleme, kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor

Belirlenecek çerçevede kaç sağlık personelinin Türkiye'de çalışacağı, çalışma prensipleri, uygunluk şartları gibi unsurlar henüz tam netlik kazanmadı.

Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında kasım ayında yayımlanarak yürürlüğe giren ''Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK)'' ile gerekli düzenleme yapılmış ve yabancı hemşire ve hekimlere Türkiye'de çalışabilmenin kapıları açılmıştı.

Söz konusu kararnamenin ''çeşitli ve son hükümleri'' içeren 11. bölümünde yer alan düzenleme ile yabancı hekimlerin çalışması ile ilgili esaslar yer aldı. Buna göre, 11 Nisan 1928 tarihli ve Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanundaki ilgili madde, ''Türkiye Cumhuriyeti dahilinde tababet icra ve herhangi surette olursa olsun hasta tedavi edebilmek için tıp fakültesinden diploma sahibi olmak şarttır'' şeklinde değiştirildi. Ayrıca, diğer bir maddede yer alan ''Türk hekimlerinin'' ibaresi ''hekimlerin'' şeklinde değiştirildi. Öte yandan aynı kanuna, şu geçici madde eklendi:

''Geçici Madde 9- 1/1/2020 tarihine kadar, 24/11/2004 tarihli ve 5258 sayılı kanun hükümlerine göre sözleşmeli aile hekimi olarak çalışmakta olanlar, tıpta uzmanlık sınavı sonuçlarına göre, merkezi yerleştirmeye tabi olmaksızın, Tıpta Uzmanlık Kurulunca belirlenen esaslar çerçevesinde aile hekimliği uzmanlık eğitimi yapabilir. Bu eğitim uzaktan ve/veya kısmi zamanlı eğitim metotları da uygulanmak suretiyle yapılabilir ve en az altı yılda tamamlanır. Eğitim süresince aile hekimliği sözleşmesi devam eder. Uzmanlık eğitimi ile beraber aile hekimliği hizmetlerinin yürütülmesine, ilgililere ve eğitim sorumlularına ödenecek ücretlere ilişkin usul ve esasları 5258 sayılı Kanunun 8. maddesine göre hazırlanan yönetmeliklerle belirlenir.

Bu maddeye göre yapılacak aile hekimliği uzmanlık eğitiminde çekirdek eğitim müfredatının ve rotasyonların uygulanması ve eğitimin şekli ile sair hususlar Tıpta Uzmanlık Kurulunca belirlenir.''


"YABANCI DOKTORLAR VE HEMŞİRELER ÖZEL HASTANELERDE ÇALIŞACAK"
KHK sonrasında birçok yerde konuya ilişkin açıklamalarda bulunan Sağlık Bakanı Recep Akdağ, 2012 Yılı Bütçesi Plan ve Bütçe Komisyonunda yaptığı konuşmada, ''Bundan böyle yabancı uyruklu doktorlar da görev yapabilecek, ancak bunun da bizim yaramıza derman olmayacağını biliyoruz. Mutlaka kendi çocuklarımızla bu sayıyı artıracağız'' demişti. Akdağ, yabancı uyruklu doktorların kamu hastanelerinde çalışmayacağını, özel sektörün ihtiyacını karşılayacağını vurgulamıştı.

Geçtiğimiz günlerde Van'da da konuya ilişkin detaylı bir değerlendirme yapan Akdağ, kararnameden sonra, ''kalitesiz'' doktorların Türkiye'ye geleceği gibi iddiaların ortaya atıldığını, ancak bunun söz konusu olmadığını belirtmişti.

Yurt dışından gelerek Türkiye'de görev yapacak olan hekimin Türk vatandaşı olsun olmasın diplomasına denklik esasının aranacağını vurgulayan Akdağ'ın konuya ilişkin yaptığı açıklama şöyle:

''Türk vatandaşı olan bir kişi yurt dışında öğrenim görüyor. Tıp fakültesi veya uzmanlık diploması alıyor ve Türkiye'ye gelince YÖK ile birlikte denkliğini arıyoruz. Türk vatandaşı olsa bile. Yabancı da olsa, Türk vatandaşı da olsa denklik aranacak. Dolayısıyla asla kalite sorunu olmaz. Özel hastanelerimiz doktor ve hemşire sıkıntısı çekiyor. Özel hastanelerde son dönemlerde sağlık turizmi de başladı ve yurt dışından çok sayıda hasta alıyorlar. Dolayısıyla onlara bir fırsat tanımış oluyoruz. Yabancı doktorlar ve hemşireler, özel hastanelerde çalışacaklar.

Zaten dışarıdan gelebilecek hemşire veya doktorların kamuda çalışmaları söz konusu değil. Çarpıtılmış bilgilerle hem vatandaşların hem de sağlık çalışanlarının kafası karıştırılıyor. Aslı astarı olmadan piyasalaşmadan ve ticarileşmeden söz ediliyor. Onlara sormak lazım. 'Madem piyasalaşma ve ticarileşmeden söz ediyorsunuz, neden devlet hastanelerinde ve üniversite hastanelerinde çalışan doktorların muayenehaneleri olsun diye mahkemeye gidiyorsunuz?' diye sormak lazım. Yaptığımız iş hem sağlık çalışanlarının işini kolaylaştıracak hem de halkımızın sağlık hizmetini almasını kolaylaştıracaktır.''

Yabancı doktor ve hemşirenin çalıştırılmasıyla doktorlarda ücret dengesinin değişeceği yönündeki eleştirilerle ilgili olarak da Akdağ, bu iddiaların boş olduğunu, yurt dışından gelecek kişilerin de Türkiye'nin piyasa şartlarında çalışacağını bildirmişti.

Akdağ, çok sayıda kişinin Türkiye'ye geleceği yönünde bir beklentilerinin olmadığına işaret ederek, şunları kaydetti:

''Asıl amaç Türkiye'de okumuş, diploma almış, uzmanlığını yapmış yabancı sağlık çalışanları. Türkiye'nin seçkin üniversitesinde okumuşlar. 2 bin kadar olan bu yabancı sağlık çalışanlarının Türkiye'de çalışmasının önü açılmış olur. Neden Türkiye'de okumuş bir doktor Amerika'da, Avrupa'da veya başka bir ülkede çalışabiliyor da Türk vatandaşları olmayanlar burada çalışmasın. Bunları anlamak mümkün değil. Dışarıya giden beyin göçüne 'evet' diyoruz, dışarıdan gelen göçe 'hayır' diyeceğiz.''

"OLUMLU YANSIMASI OLUR AMA ÖNCE YABANCI PERSONELİN TÜRKÇE BİLMESİ LAZIM"
Özel Hastaneler ve Sağlık Kuruluşları Derneği (OHSAD) Başkanı Dr. Reşat Bahat, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ''Standardı düzgün olursa, kalite yakalanabilirse ve iyi denetlenebilirse yabancı hekim ve hemşire çalıştırılmasına olanak veren düzenlemenin bize birçok olumlu yansıması olur'' dedi.

Sağlık Bakanlığı ile bağlı kuruluşlarının yeniden yapılandırılması; 6/4/2011 tarihli ve 6223 sayılı kanunun verdiği yetkiye dayanılarak, Bakanlar Kurulunca 11/10/2011 tarihinde kararlaştırılan ve 2 Kasım 2011'de Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlanarak yürürlüğe giren KHK'nin içinde yabancı hekim ve hemşireye Türkiye'de çalışma yolunun açıldığını anımsatan Bahat, Türkiye'de hastaların sağlığını tehdit edecek boyutta hekim ve hemşire sıkıntısının bulunduğunu vurguladı.

Bahat, ''Standardı düzgün olursa, kalite yakalanabilirse ve iyi denetlenebilirse yabancı hekim ve hemşire çalıştırılmasına olanak veren düzenlemenin bize birçok olumlu yansıması olur'' değerlendirmesinde bulunarak, şunları kaydetti:

''Ama önce yabancı sağlık personelinin Türkçe bilmesi lazım. Ayrıca, Sağlık Bakanlığı ve üniversitelerin, burada çalışacak yabancı hekim ve hemşirelerin diplomalarının yeterliği konusunda onay vermesi gerekir. Bu olursa, sadece Türkiye'de tıp fakültesini bitirmiş ya da ihtisas yapmış yabancı uyruklu hekimlerin bile çalışması bir avantaj yaratır. Ama asıl çözüm bu değil, memlekette bu kadar işsiz gencimiz varken, düzgün sağlık teknisyeni, hemşire ve doktor yetiştirmek gerekir. Yabancı hekim ve hemşire çalıştırılması geçici rahatlama sağlar.''

Dünyanın her yerinde doktor ve hemşire sayısında sıkıntı olduğunu, bu nedenle Türkiye'nin hekimler için ''çok da büyük bir cazibe merkezi olmadığını'' ileri süren Bahat, çok yetenekli hekimlerin yüksek ücretlerle ülkeye çekilebileceğini dile getirdi.


"EĞER KALİTESİ YÜKSEKSE, HEKİMLERİ ÇALIŞTIRABİLİRİZ"
Bahat, özel hastanelerin rekabete dayalı çalıştıklarından kaliteye çok önem verdiğini ifade ederek, ''Yabancı sağlık personelini özelde çalıştıracağız'' demenin, ''Bunlar kalitesiz, o yüzden devlette çalıştırmayız'' demek anlamına gelmediğini söyledi.

Bahat, özel hastanelerin de yeterli nitelikte olmayan yabancı sağlık personeli kabul etmeyeceğine dikkati çekerek, ''Ama özel sektör işini de bilir, kaliteden de anlar. Eğer kalitesi yüksekse, hekimleri çalıştırabiliriz'' dedi.

Haberturk

Güncel Haberleri