Ya insan ya hayvan ortası yok bunun!

Recai ALBAY

“İnsan eğer insan olmazsa canavar bir hayvana inkılap eder ve cehenneme layık bir kıymet alır, esfel-i sâfilîne düşer”.

Son tecavüz olayı ile Türkiye bir kez daha ayağa kalktı. Gündeme tekrar “idam” geldi. İdama hiçbir zaman taraftar olmayanlar bile “idamı” savunmaya başladılar. Tabi ki, bu işin bence en önemli boyutu “eğitimdir”. Ne ekersen onu biçersin kuralınca, bu ülke çocuklarını maneviyattan yoksun bırakırsanız elbette ki meyveleri böyle “acı” olacaktır. Bu yönü daha sonraya bırakıp, ”Bakara Suresi”ndeki İlahi hükme dönelim:

“Ey akıl sahipleri! Kısasta sizin için hayat vardır. Umulur ki suç işlemekten sakınırsınız.” (Bakara 179/ Diyanet Meali)

Yukarıda ayette ifade edildiği gibi “KISAS”, intikam almak ve kin duygularını dindirmek değildir. Kısas, hayat içindir. Kısas, hayat uğrunadır. Kısas, hayatın ta kendisidir. Bugün TV’lerde bol bol ahkam kesenler ve nutuk atanlar biraz empati yapsalar değil şiddetle (medeniyet adına) kısasa karşı çıkmak, muhakkak ki, olabilecek daha büyük katillere ve acılara yol vermemek adına, buradaki ilahi hikmeti düşünüp toplum düzeni ve nizamı için en kuvvetli savunucuları olmaları yapacakları bir araştırma ile (Peygamber dönemi) sabit olacaktır.

“UMULUR Kİ SİZ SUÇ İŞLEMEKTEN SAKINIRSINIZ”

İşte ferdlerin başkasına tecavüz etmesini engelleyen yegane bağ budur. a) Önce katil işleyerek tecavüzden, b) sonra da intikam alarak tecavüzden engelleyen bağ.

Kalbin hasssasiyeti; Allah korkusunun şuurda yer etmesi. Allah’ın gazabından sakınıp rızasını talep etmek.

Bu bağ olmadan hiçbir toplum düzeni sağlanamaz. Hiçbir kanun ayakta duramaz. Hiç kimse bir şeyden sakınamaz. Gözlerin görmediği, kanun pençesinin ulaşamadığı bir yerde hayvani hisler serkeşlik yapar, insanın ayağını kaydırır ve akıl devre dışı kalır. İşte tam da burada “KISAS” devreye girer, sakın der; hata etme, günah işleme. Zira cana can, dişe diş bir “kısas” vardır, diyerek o menhus ve şeytani hareketten men eder. 

Ey akıl sahipleri! Allah için şöyle bir geriye doğru, son yirmi yıllık zaman sürecini beraber tarayalım: Nasıl vahşet ve dehşet tablosu ile karşı karşıya kalacağınızı bir görünüz! İnsanın bozulduğu zaman nasıl en dehşetli canavardan daha canavarlaştığını; Yağ bozulduğunda nasıl zehir oluyorsa; insan da tefessüh ettiğinde nasıl bir “zehr-i katile” büründüğünü, ortaya çıkacak bir tablo ile kör gözler bile görecektir.

O halde; medeniyet adına olsun, hümanizm adına olsun, ilericilik adına olsun, ne adına olursa olsun, geliniz sadece kendi huzurunuz ve çocuğunuzun istikbali adına bu topraklarda “idama (kısas’a)” taraftar olunuz. Umulur ki, bundan size de bir hayat muhakkak ki vardır.  

Yorum Yap
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.
Yorumlar (1)
Yükleniyor ...
Yükleme hatalı.