Bismillahirrahmannirrahim
Ey bütün zamanları ve nesilleri kudreti altında döndüren Yâ Kayyûm! Ey Habîbinin ﷺ tesbihini asırlar ve nesiller boyunca yaşatan Yâ Hafîz! Ey peygamberlik nurunu çağlar boyunca muhafaza eden Yâ Nûr! Ey bütün kâinatı rahmetinle kuşatan Yâ Rahmân! Ey Habîbinin ﷺ ümmetini onun ﷺ sünneti etrafında birleştiren Yâ Câmi'!
Sübhânsın Rabbim! Habîb-i Ekrem'inin ﷺ Sana yönelttiği tesbihleri zamanın dalgaları içinde kaybolmaktan muhafaza etmiş; onun ﷺ “Sübhânallah”ları asırların üzerinden geçerek nesillerin dillerinde yeniden hayat bulmuştur.
Yâ Hafîz! Bize ulaşan bu mukaddes tesbih mirasını kalplerimizde muhafaza eyle. Bizi onu yalnız dilimizle söyleyenlerden değil, mânâsını anlayarak yaşayanlardan eyle.
Yâ Nûr! Habîbinin ﷺ asırlar öncesinden yükselen tesbihlerinin bugün kalplerimizde yeniden yankılanmasını nasip eyle. Onun ﷺ söylediği hakikatleri kendi hayatımızda yeniden diriltmeyi bizlere ihsan eyle.
Yâ Câmi'! Bizi geçmişteki müminlerin, bugün yaşayan müminlerin ve gelecekte gelecek müminlerin büyük iman ve tesbih kafilesine dâhil eyle.
Yâ Kayyûm! Zamanları değiştirdiğin hâlde hakikati değiştirmeyen kudretini bize göster. Asırlar geçerken imanın, tevhidin ve nübüvvetin hakikatlerini kalplerimizde sabit kıl.
Rabbimiz! Habîbinin ﷺ tesbihinden bize ulaşan bu yankıyı çocuklarımıza, torunlarımıza ve bizden sonra gelecek nesillere taşıyabilecek bir emanet şuuru ver.
Bizi, geçmişin güzel mirasını geleceğe taşıyan; fakat bunu yalnız sözle değil, ahlâk, ibadet, merhamet, adalet ve marifetle yaşatan kullarından eyle.
Ve bir gün bizim sesimiz de kesildiğinde, “Sübhânallah” diyen nesillerin arasında bizim küçük tesbihimizin de bir yankısı devam etsin. Âmin.
رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَحِكْمَةً، وَاجْعَلْ هٰذَا الْعِلْمَ نُورًا وَإِخْلَاصًا وَنَفْعًا.
"Rabbim! İlmimi, anlayışımı ve hikmetimi artır. Bu ilmi benim için bir nur, ihlâs vesilesi ve insanlığa faydalı bir hizmet eyle."
سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ
"Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin." Bakara Sûresi, 2:32.
DİPNOT:
سُبْحَانَكَ يَا مَنْ تُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ هَذِهِ الْكَائِنَاتُ بِأَصْدِيَةِ تَسْبِيحَاتِ مُحَمَّدٍ عَلَيْهِ الصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ لَكَ؛ إِذْ هُوَ الَّذِي تَتَمَوَّجُ أَصْدِيَةُ تَسْبِيحَاتِهِ لَكَ عَلَى أَمْوَاجِ الْأَعْصَارِ وَأَفْوَاجِ الْأَجْيَالِ.
“ Seni her türlü noksandan tenzih ederiz! Ey öyle bir Zât ki, bu kâinat Senin hamdinle, Muhammed'in ﷺ Sana yaptığı tesbihlerin yankılarıyla Seni tesbih ediyor. Çünkü o öyle bir Zât'tır ki, Sana yaptığı tesbihlerinin yankıları asırların dalgaları ve nesillerin toplulukları üzerinde dalgalanıp yayılmaktadır.”
Burada çok önemli bir fikir var:
Hz. Peygamber'in ﷺ tesbihi sadece kendi zamanında kalmamıştır. Onun ﷺ: “Sübhânallah” diye başlayan tesbihi, asırlar boyunca ümmetinin dillerinde devam etmektedir.
Bu cümlenin temelinde yine:
وَإِنْ مِنْ شَيْءٍ إِلَّا يُسَبِّحُ بِحَمْدِهِ
“Hiçbir şey yoktur ki O'nu hamdiyle tesbih etmesin.” (İsrâ, 44) âyeti bulunmaktadır.
Ancak burada önemli bir başka bağlantı da Hz. Peygamber'in ﷺ âlemlere rahmet oluşudur:
وَمَا أَرْسَلْنَاكَ إِلَّا رَحْمَةً لِلْعَالَمِينَ
“Seni ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik.” (Enbiyâ, 107)
Bu cümlede onun ﷺtesbihlerinin:
الأعصار — asırlar ve
الأجيال — nesiller boyunca devam etmesi, risaletinin zamanla sınırlı olmadığını gösteren tefekkürî bir boyut kazanıyor.
Ayrıca:
لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ
“Allah'ın Resûlünde sizin için güzel bir örnek vardır.” (Ahzâb, 21) âyetiyle birlikte düşünüldüğünde, onun ﷺ tesbih ve kulluğunun nesilden nesile örnek olarak aktarılması anlamı ortaya çıkar.
Bu cümle, Risale-i Nur'daki Hz. Muhammed'in ﷺ risaletinin küllîliği düşüncesiyle yakından ilişkilidir. Özellikle 19. Söz ve 19. Mektup'taki Mu'cizât-ı Ahmediyye bahisleri bu açıdan önemlidir. Bediüzzaman'ın yaklaşımında Hz. Peygamber ﷺ:
yalnız kendi dönemindeki insanlara hitap eden bir şahıs değil, bütün insanlığa rehber olan bir Resûl olarak ele alınır.
Buradaki:
أَمْوَاجِ الْأَعْصَارِ وَأَفْوَاجِ الْأَجْيَالِ
ifadesi, bu küllîliği çok güzel bir şekilde tasvir ediyor. Bir başka önemli Risale-i Nur bağlantısı da salât ve selâmın ümmet içinde devamlılığıdır. Bugün bir Müslümanın “Allahümme salli alâ Muhammed” demesi, Hz. Peygamber'in ﷺ zikrinin asırlar boyunca devam eden yankılarından biri olarak tefekkür edilebilir. Dolayısıyla Peygamberin ﷺ tesbihi → sahabenin tesbihi → ümmetin tesbihi → sonraki nesillerin tesbihi şeklinde bir manevî süreklilik meydana gelir.
Hazırlayan: Nuran Şahin