Yâ Habîr! Beni kendi vazifemi unutup başkalarının vazifelerini sorgulayan gafillerden eyleme

29. Lem’a Tefekkürname’den ilhamla dualar

Bismillahirrahmannirrahim

Yâ Evvel! Yâ Hâlık! Beni başıboş ve tesadüfî bir varlık olarak görmekten kurtar. Varlığımın başlangıcını Senin yaratmanla anlamayı nasip eyle.

Yâ Mâlikü'l-Mülk! Yâ Sultân-ı Ezelî! Benim gerçek sahibimin ve hayatımın hâkimiyetinin Sen olduğunu kalbime yerleştir. Dünyaya kendiliğimden gelmediğimi, Senin emrin ve hikmetinle gönderildiğimi unutturma.

Yâ Hakîm! Bana verdiğin hayatın bir vazife, sahip olduğum nimetlerin birer emanet, karşılaştığım hadiselerin birer imtihan olduğunu anlayacak bir basiret ver.

Yâ Hâdî! Memuriyetimin ne olduğunu bana öğret. Vazifemi başkalarının hayatını taklit ederek değil, Senin rızanı arayarak yerine getirmeyi nasip et.

Yâ Alîm! Yâ Habîr! Beni kendi vazifemi unutup başkalarının vazifelerini sorgulayan gafillerden eyleme. Her insana verdiğin istidat ve imkânları hikmetle kullanmayı öğret.

Yâ Rahmân! Yâ Rahîm! Bizi imtihan yurduna gönderdin; fakat bizi yalnız bırakmadın. Peygamberlerle, kitaplarla, âyetlerinle ve rahmetinle yolumuzu gösterdin. Bu büyük nimetin kadrini bilmeyi nasip eyle.

Yâ Âhir! Yâ Bâis! Dünya hayatını nihai menzil zannetmekten beni koru. Memuriyetimin bir gün biteceğini, fakat Senin huzuruna dönüşün başlayacağını unutturma.

Ey Rabbim! Beni “Nereden geldim?” sorusunda şaşkın bırakma; yaratılışımı göster.“Niçin geldim?” sorusunda karanlıkta bırakma; vazifemi göster.

“Nereye gidiyorum?”

sorusunda ümitsiz bırakma; Sana dönüşümü ve âhireti göster.

Dünyayı başıboş bir sahne değil, Senin hikmetinle kurulmuş bir imtihan yurdu; kendimi sahipsiz bir varlık değil, Ezelî Sultan'ın vazifeli bir memuru olarak görmeyi nasip eyle. Âmin.

رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَحِكْمَةً، وَاجْعَلْ هٰذَا الْعِلْمَ نُورًا وَإِخْلَاصًا وَنَفْعًا.

"Rabbim! İlmimi, anlayışımı ve hikmetimi artır. Bu ilmi benim için bir nur, ihlâs vesilesi ve insanlığa faydalı bir hizmet eyle."

سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ

"Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin." Bakara Sûresi, 2:32.

DİPNOT:

فَبِنِعْمَةِ الْإِيمَانِ تَنْكَشِفُ تِلْكَ الْجِهَةُ عَنْ مَبْدَإِ الْإِنْسَانِ وَوَظِيفَتِهِ، وَبِأَنَّ السُّلْطَانَ الْأَزَلِيَّ أَرْسَلَهُمْ مُوَظَّفِينَ إِلَى دَارِ الِامْتِحَانِ.

Meali

“İşte iman nimetiyle o cihet, insanın başlangıcını ve vazifesini ortaya çıkarır; ayrıca Ezelî Sultan’ın onları imtihan yurduna vazifeli memurlar olarak gönderdiği anlaşılır.”

Bu cümle, bir önceki cümlenin tam karşı kutbunu oluşturuyor.

İman, Allah'ın insana verdiği en büyük nimetlerden biri olarak takdim ediliyor. İnsan kendi aklıyla sorabilir: “Nereden geldim?” Fakat hakiki cevabı bulabilmesi için vahyin nuruna muhtaçtır. Bu sebeple iman; aklın ışığı, kalbin huzuru, ruhun istikameti, hayatın anlam anahtarıdır.

Hazırlayan: Nuran Şahin

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.

İslam Haberleri