Bismillahirrahmannirrahim
Ey Yâ Hayy! Ey hayatın hakikî sahibi olan Rabbimiz! Bize verdiğin sınırlı ömrü, iman nuruyla mânevî bir ömre dönüştür.
Bizi yalnız doğduğumuz tarihin ve yaşadığımız çağın içine hapsetme.
Geçmiş peygamberlerin nurundan, salihlerin hayatından,iman ehlinin fedakârlıklarından
ve insanlığın ibretlerle dolu tarihinden hissemizi almayı nasip eyle.
Ey Yâ Vâris! Bizi geçmişten gelen iman mirasının şuurlu taşıyıcıları eyle.
Ey Yâ Âhir! Geleceğimizi yalnız dünya hayatının sonu olarak görmeyelim.
Âhireti, ebedî hayatı ve Sana kavuşmayı düşünerek yaşayalım.
Ey Yâ Bâkî! Fâniliğimizi Senin bekān karşısında anlayalım. Kendi ömrümüze değil, Senin rızana dayanmayı öğret. Yâ Âhir! Yâ Bâkî! Âhiret imanını vicdanımızın istimdad noktası eyle
Ey Yâ Hayy, Yâ Kayyûm!
Bizim kısa hayatımızı, Senin kudretin ve rahmetinle ebedî hayatla irtibatlandır. Ömrümüzü sadece geçen günlerin toplamı olmaktan çıkar;
imanla yaşanmış bir mânevî ömür, şükürle değerlendirilmiş bir nimet,
ubudiyetle geçirilmiş bir vazife ve ebediyete hazırlanmış bir yolculuk hâline getir.
Ey Yâ Nûr! Mânevî ömrümüzü, ezelden ebede uzanan hayat hakikatinin nurundan besle. Geçmişimizi ibretle,
bugünümüzü kullukla,
geleceğimizi ümitle,
âhiretimizi imanla,
ebediyetimizi Senin rızanla anlamlandır.
Bize öyle bir iman nasip eyle ki, bedenimiz dünyada yaşarken kalbimiz âhireti,
aklımız kâinatı,
ruhlarımız ebediyeti
ve bütün varlığımız Seni tanımayı arzulasın.
Ey Yâ Bâkî! Fânî ömrümüzü bâkî mânâlarla bereketlendir. Ve bizi, kısa dünya hayatından ebedî hayatın saadetine uzanan mânevî ömür sahiplerinden eyle. Âmin.
رَبِّ زِدْنِي عِلْمًا وَفَهْمًا وَحِكْمَةً، وَاجْعَلْ هٰذَا الْعِلْمَ نُورًا وَإِخْلَاصًا وَنَفْعًا.
"Rabbim! İlmimi, anlayışımı ve hikmetimi artır. Bu ilmi benim için bir nur, ihlâs vesilesi ve insanlığa faydalı bir hizmet eyle."
سُبْحَانَكَ لَا عِلْمَ لَنَٓا اِلَّا مَا عَلَّمْتَنَٓا اِنَّكَ اَنْتَ الْعَلٖيمُ الْحَكٖيمُ
"Seni her türlü noksandan tenzih ederiz. Senin bize öğrettiğinden başka bilgimiz yoktur. Muhakkak ki Sen, ilmi ve hikmeti herşeyi kuşatan Alîm-i Hakîmsin." Bakara Sûresi, 2:32.
DİPNOT:
حَتَّى كَأَنَّ الْإِنْسَانَ الْمُؤْمِنَ لَهُ عُمْرٌ مَعْنَوِيٌّ يَمْتَدُّ مِنْ أَوَّلِ الدُّنْيَا إِلَى آخِرِهَا، يَسْتَمِدُّ ذٰلِكَ الْعُمْرُ مِنْ نُورِ حَيَاةٍ مُمْتَدَّةٍ مِنَ الْأَزَلِ إِلَى الْأَبَدِ.
Türkçe Meal
“Öyle ki mümin insanın, dünyanın başlangıcından sonuna kadar uzanan mânevî bir ömrü varmış gibi olur. O mânevî ömür, ezelden ebede uzanan bir hayat nurundan beslenir.”
Burada çok dikkat çekici iki kavram var:
عُمْرٌ مَعْنَوِيٌّ — mânevî ömür ve
نُورِ حَيَاةٍ مُمْتَدَّةٍ مِنَ الْأَزَلِ إِلَى الْأَبَدِ — ezelden ebede uzanan bir hayatın nuru. Bu iki kavram, iman ile insanın zaman ve hayat algısının nasıl dönüştüğünü anlatıyor.
Bu cümle, 2. Noktanın şimdiye kadarki akışında çok yüksek bir noktaya ulaşıyor. Önce altı cihetin nurlanması, sonra her cihetten istifade, ardından hudutsuz mesafelerin nurlanması anlatılmıştı. Şimdi ise bunun insanın manevî ömrünü genişletmesi neticesi ortaya konuyor.
“عُمْرٌ مَعْنَوِيٌّ” — Mânevî Ömür
Buradaki “ömür”, yalnızca biyolojik olarak yaşanan yıllar değildir. İnsanın maddî ömrü:
doğum → çocukluk → gençlik → ihtiyarlık → ölüm. şeklinde sınırlıdır. Fakat mümin insanın mânevî ömrü, iman sayesinde bu maddî sınırları aşan bir genişliğe kavuşur.Çünkü mümin:
geçmişteki peygamberlerin hayatından, geçmiş ümmetlerin tecrübelerinden, insanlığın bütün tarihinden, bugün yaşayan müminlerden, gelecekte gelecek nesillerden,
âhiret hayatından mânen istifade edebilir. Dolayısıyla bir insanın bedenen yaşadığı süre sınırlıdır; fakat imanla kazandığı mânevî hayatın ufku çok daha geniştir.
Bu cümlenin çok güzel bir sonucu var. İman, geçmişi kaybolmuş zaman olmaktan çıkarır. Mesela Hz. İbrahim'in tevhidi, Hz. Musa'nın mücadelesi, Hz. Nuh'un sabrı, Peygamber Efendimizin ﷺ risaleti, sahabenin fedakârlığı...
Bunlar mümin için sadece tarih değildir. Mümin “Ben bu iman zincirinin devamıyım.” şuuruyla onlardan mânen hisse alır.
Böylece geçmiş, müminin mânevî ömrüne katılır.
Hazırlayan: Nuran Şahin