Westerwelle, resmi ziyaret nedeniyle bulunduğu Viyana'da Avusturyalı mevkidaşı Michael Spindelegger ile ortak basın toplantısı düzenledi.
Suriyeli sığınmacıların AB üyesi ülkelerce kabul edilip edilmeyeceği yolundaki soru üzerine Westerwelle, "Suriye'deki gelişmelerin bu noktaya gelmesinde AB'nin bir suçu yok. Bu konuda BM maalesef başarısız oldu. Olaylar nedeniyle ülkesini terk eden binlerce mülteci bir an önce ülkesine geri dönmek istiyor. Biz Federal Almanya olarak Suriyeli mülteciler için 22 milyon avro para ayırdık " dedi.
Avusturya Dışişleri Bakanı Spindelegger de Suriye konusunda yaptığı açıklamada, Rusya Federasyonu ile Çin'in BM Güvenlik Konseyi'ndeki tutumuna işaret ederek, "BM Güvenlik Konseyi'nin Esed rejiminin gidip gitmeyeceğine karar vermesi gerektiğini" söyledi.
"Esed rejiminin hala görevde kalıyor olmasının başlıca sorumlusunun BM Güvenlik Konseyi olduğunu" belirten Spindelegger, "Avrupa Birliği olarak Esed rejiminin derhal gitmesi gerektiğini savunduklarını" kaydetti.
-"Güçsüzler kaybederse güçlülerin geleceği olmaz" -
Ortak basın toplantısında AB üyesi bazı ülkelerin yaşadığı "Avro krizine" de değinen Westerwelle, ülke ismi vermeden birlik üyesi bazı ülkelerin karşılaştığı "avro krizini atlatabilmeleri için birlik içi ekonomik disiplin ve dayanışmaya ihtiyaç duyulduğunu" bildirdi.
Birlik içi dayanışmanın sadece sözle değil "somut eylemlerle gösterilmesi gerektiğini" savunan Westerwelle, "Birlik içinde ekonomik büyümenin sağlanması ve rekabetin genişletilmesi gerektiğini" söyledi.
Mastrich antlaşmasının "tarihi bir hata olduğunu" ifade eden Westerwelle, "Demokratik ve şeffaf bir Avrupa için çaba harcanması gerektiğini" bildirdi.
Avro bölgesindeki krizi atlatabilmek için "ekonomik disiplin önlemlerinin ciddi olarak uygulanması gerektiğini" belirten Westerwelle, "Güçsüz (zayıf) ülkelerin kaybetmeleri halinde güçlü ülkelerin geleceklerini güvence altına alamayacaklarını" kaydetti.
Zaman