Seleznev, Rusya Devlet Başkanı Dmitri Medvedev'in gelecek ay Türkiye'ye yapacağı ziyaret sırasında vizelerin kaldırılmasını beklediğini söyledi. Zaman'ın İstanbul'daki merkezini ziyaret eden eski Duma Başkanı, Rusya'da faaliyet gösteren Türk okullarından övdü. Türkiye'nin ekonomik gücüne ilişkin ilk tecrübesini de bir anısıyla anlattı: "1994 yılında parlamento için eski bir bina bulduk. Tamir için üç ay gerekiyordu. İhaleyi bir Türk firması kazandı. Bunu 3 ayda yapacak Rus firması yoktu. Türk firması sözünü tuttu. O zamanlar Türkiye'yi üçüncü dünya ülkesi olarak görüyorduk. Çok şaşırmıştık."
Eski Duma Başkanı ve Pravda gazetesinin son genel yayın yönetmeni Gennady Seleznev, 'ilişkilerin geldiği sıcak noktayı gösterecek' bir adım olarak nitelediği vizeleri kaldırma kararı için şunları söyledi: "Halk için çok olumlu, çünkü insanlar rahat girip çıkabilecekler. Her meslekteki insanların rahat gidiş gelişlerini sağlayacak. Bunun, ilişkilere ciddi katkı sağlayacağını düşünüyorum. İnsanların böyle bir isteği var. Rus yöneticiler de bunu kabul etti. İnsanların isteği üzerine adım atmak her zaman güzeldir." ifadelerini kullandı. Vizenin kalkmasının Rusya'ya Türk turist sayısını artıracağını da vurgulayan eski Duma Başkanı, "Dün, Colins'i ziyaret ettim. Colins, Rusya'da önemli işler yapan bir firma. Biz hep turizmden bahsediyoruz; ama bu iş dünyası için daha büyük bir adım. Ticarî hacmimiz oldukça büyük. Rusya sadece hammadde ihraç eden bir ülke olarak görülmemeli. Mal da satabilir. Keşfetmediğiniz ürünler var."
Sovyetler Birliği, 1990'lı yıllardaki geçiş dönemi ve bugünü üst düzeyden gözlemleme şansına sahip birisi olarak Türkiye-Rusya ilişkilerinin geleceğini nasıl gördüğüne ilişkin bir soru üzerine Seleznev, şunları söyledi: "Elbette Soğuk Savaş döneminde Türkiye NATO'nun aktif ülkelerinden biri olması Rusya'nın hoşuna gitmiyordu. Sovyetler dağıldıktan sonra Rusya da politikalarını gözden geçirmeye başladı. 20 sene önce Brüksel'deki NATO merkezinde Rusya'nın bir temsilcisinin olacağı kimsenin aklına bile gelmezdi. Dünyadaki algılar değişti."
"Rusya ile Türkiye'nin ortak menfaatlerini, farklı düşündükleri alanlardan daha fazla öne çıkartmaları gerektiğini düşünüyorum." diyen eski Duma Başkanı, gelişen ilişkilere paralel olarak Türk iş dünyasının da Rus pazarına gittikçe daha fazla önem verdiğini aktardı. Seleznev, Türkiye'nin ekonomik gücüne ilişkin ilk tecrübesini ise bir anısıyla şöyle aktardı: "1994'te Rusya Federasyonu'nun ilk parlamentosu, Seva diye bir binadaydı. Parlamento binası için eski bir bina bulduk. Tamir için üç ay gerekiyordu. İhaleyi bir Türk firması kazandı. O zaman şaşırdık, çünkü bu bizim için değişik bir şeydi. 'Rusya'da o kadar inşaat firması varken, parlamento binasını Türkler mi yapacak?' dedik. Ama, bunu 3 ayda yapacak Rus firması da yoktu. Anlaşmamız üzere Türk firması sözünü tuttu. Biz o zamanlar Türkiye'yi üçüncü dünya ülkesi olarak görüyorduk. 'Yapamadığımız bir şeyi Türkiye nasıl yaptı?' diye şaşırmıştık."
Bu çerçevede Mavi Akım projesinin de önemine değinen Seleznev, "Eski İstanbul'da sis bulutları vardı. Bugün anlıyorum ki gaz gelmiş İstanbul'a hava tertemiz." dedi. Bugün Rus turistlerin başlıca uğrak yeri olan Antalya'yı 15 yıl önce Rusya'da kimsenin bilmediğini ifade eden Seleznev, "15 yıl önceki Antalya'yı düşünün, şimdiki Antalya'yı düşünün. İnsanlarımız ailece geliyorlar. Çok rahat hissettikleri bir yer. Aile bütçesine uygun tatil imkanları sunuyor." diye ekledi.
RUSYA, YOLUNU BELİRLEMİŞ DURUMDA
Sovyetler'in dağılmasının ardından Rusya'nın nereye doğru yol aldığı sorusuna ise Gennady Seleznev, Rusya'nın siyasi önceliklerini, 'daha fazla demokrasi, insan haklarına daha fazla saygı, serbest pazar ekonomisinin başarılı şekilde uygulanması' olarak sıralıyor. Bu çerçevede global ekonomik krizin Rusya'ya etkilerini de ele alan eski Duma başkanı, "Rusya'nın bu tip krizlerden ciddi şekilde etkilenmemesi için model bir ekonomiye sahip olması gerektiğini anladık. Şu anda bizi hammadde kurtarıyor; ama bu bitecek bir şey. Rusya için en önemli en aktüel mesele bilim ve ekonomi anlamında gelişme." diye konuştu.
Zaman