Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas'ın yardımcısı Nebil Şat mahkemenin bu kararını memnuniyetle karşıladıklarını belirtti ve "Bu iyi bir haber ve bir sonraki adım İsrail'in halkımıza karşı işlediği suçlara ilişkin resmi soruşturma açılması olacak" diye konuştu. İsrail tarafından ise ilk etapta bir tepki gelmedi.
Filistin UCM üyesi, İsrail ise üye değil
Filistinliler mahkemeye başvurarak İsrail'in 2014'de Gazze Şeridi'ndeki Filistinli savaşçılarla çatışmaları sırasında ve işgal altındaki Batı Şeria ile eklenen Doğu Kudüs'deki Yahudi yerleşimleri için yürütülen inşaatlar sırasındaki hareketlerini incelemeleri talebinde bulunmuştu.
2015 yılında mahkemeye üye olan Filistinliler davanın açılması için bastırıyordu. UCM üyesi olmayan İsrail ise Filistin'in bir devlet olmadığını, çünkü gelecekte kurulacak bir devletin sınırlarına barış görüşmelerinde karar verileceğini belirterek mahkemenin yargı yetkisinin olmadığını savunuyordu.
UCM başsavcısı Fatou Bensouda, 2019 yılında İsrail'in hem Gazze Şeridi'ndeki hem de işgal altındaki Batı Şeria'da sürdürülen yerleşim hareketlerine ilişkin savaş suçları soruşturması açılması için "makul bir zemin" olduğunu belirtmiş, ancak dava açmadan önce mahkemeden bölgesel yargı yetkisinin olup olmadığına dair görüş sormuştu.
İsrail'in pozisyonu ne olabilir?
Uluslararası mahkeme ülkelerin kendi iç hukuki süreçlerinde savaş suçlarını soruşturmak ya dava açmak için yetersiz kaldığında son merci olarak devreye giriyor.
İsrail ordusu birliklerinin suistimal iddialarını soruşturmak için gerekli mekanizmalara sahip ve her ne kadar sistem yetersiz olarak eleştirilse de, uzmanlar konu İsrail'in savaş zamanındaki uygulamaları söz konusu olduğunda UCM soruşturmasına karşı kendini savunma olasılığının güçlü olduğu görüşünde.
Ancak uzmanlar yerleşimler konusunda İsrail'in hareketlerini savunmada güçlük çekebileceğini söylüyor. Çünkü uluslararası hukuk sivil halkın işgal altındaki topraklara naklini yasaklıyor.
İsrail'in bahse konu topraklardaki yerleşimleri uluslararası toplum tarafından genellikle uluslararası hukuka aykırı ve barışın önünde bir engel olarak değerlendiriliyor, ancak İsrail üzerinde bu şekilde büyümesini durdurmak için çok az baskı kurulabildi.
euronews