Uhud Dağındayız

Said ÖZADALI

Resulullah aleyhi selamin huzurundan ayrılıp Uhud dağına doğru yola çıkıyoruz. Uhud dağı Medine-i Münevvere'nin  her tarafından görünüyor. Medine-i Münevvere'yi kuzey cephesinden adeta kucaklamış gibi.
Medine-i Münevvere'ye hakim olabilmek için Uhud dağına dayanmanız lazım. Karşılıklı birbirinizi sevmeniz lazım. Ferman-ı Nebevi'nin manasi bu hakikati bütün güzelliğiyle beyan ediyor. [Biz Uhud'u severiz Uhud da bizi]

Uhud meydan muharebesinin şiddetlendiği bir vakitte dağ hiddete gelir ve titremeye baslar. Emr-i Nebevi imdata yetişir. [ EY UHUD DUR VE SAKİN OL, ZİRA SENİN ÜSTÜNDE BİR PEYGAMBER, BİR SIDDIK, İKİ ŞEHİD VAR] 

Bu duygu ve düşüncelerle Uhud dağının eteğine varıyoruz. Şehidliğin müşterileri bir hayli fazla. Hac ibadeti münasebetiyle Medine-i Münevvere'de bulunan hacı adayları guruplar halinde şehidliğe geliyorlar.
Şehidlerin Efendisi, Seyyidi Şüheda Hazret-i Hamza'nın şehadeti ve o anın rehberler tarafından anlatılması  ziyaretçileri hüzünlendiriyor, göz yaşları sel olup akıyor. Bizim gurubun Uhud şehidliğini ziyareti biraz farklıydı. Selam, dua ve şefaat diledikten sonra okçular tepesine çıkıyoruz. Tedbirli bir kardeşimiz yanında getirdiği Risale-i Nurlardan makam münasebetiyle yüksek sesle muhteşem bir ders yapıyor. Hüzünle birlikte Risale-i Nur'dan makam münasebetiyle ilgili yerlerin  okunması bizi sakinleştiriyor. Havf ve reca (ümit ve korku) arasında gidip gelen malum meydan muharebesini daha muhakemeli, daha insaflı değerlendirmeye başlıyoruz.

Zahiri sebeplerine baktığımızda Mekke müşriklerinin Bedir savaşındaki mağlubiyetlerini hazmedemiyerek intikam hırsıyla başlattıkları ve kendilerine göre netice aldıkları bir savaştı. Hicretten üç yıl sonra, Bedir savaşından bir sene sonra vuku bulan bu savaştan geriye miras olarak bize ne kaldı? Bedir, Uhud, Hendek, Mute. Aman Allah'ım kısa bir zamana ne büyük işler sığdırılmış.

Mekan Hicaz bölgesi, zaman 23 sene. PEYGAMBERİMIZ ALEYHİ ESSELATU VE SELAM'ın mübarek ömürlerinin üçte biri. Nur dağından veda haccına sadece 23 sene var. Nur dağında [ikraa  bismi rabbikellezi halek] emri İlahiden [elyevme ekmeltu lekum dinekum, ve etmemtu aleykum ni'meti ve radiytu lekum  elislame dine] ayetinin nazil olduğu Arafat dağına veda haccına kadarki sürede cereyan eden bütün hadiseler sanki benim için yaşanmıştı.

Benim hususi dünyamda, özel hayatımda  bunları örnek  almam için  benim mütevazi hayatımda bu meydan muharebelerini yaşayacağım ve bu meydan muharebelerinde takip edeceğim metodu, stratejileri ve modeli bizzat Peygamber aleyhi esselatu  ve selam tarafından hayatıyla tarif edilmişti.
Menba-ı iman olan Mekke-i Mükerreme'den  hicret,  imanı muhafaza  ve imanın gereği olan ibadeti amel-i salihin  davranışımızla yaşanması için Ensarla kucaklaşma, ilk imtihan ve istikbalin açık olduğunu müjdeleyen Bedir gazvesi, havf ve reca arasında gerçekleşen Uhud ve sosyal hayatın münafıklardan  nisbeten temizlenmesi, İslam topluluğunun istikrar kazandığı Hendek savaşı, Mute Yermük ve nihayet  başladığımız menba-ı imana dönüş, yani Mekke'nin fethiyle imanın kemal bulması.

Kendi hayatımda bunları yaşıyorum. Hicaz'ın coğrafyasında, haritasında yaşanan bu hadiseler benim ve bilumum ihvanımın dünyasında bunlar yaşanıyor. YA RAB ŞU RESULİ EKREM ALEYHIESSELATU VE SELAMIN HÜRMETINE, BEDİR, UHUD ŞEHIDLERİ HÜRMETİNE, MEKKE, MEDİNE HÜRMETİNE, SENİN İNDİNDE MAKBULOLAN TÜM YERLERİN VE DOSTLARİNİN HÜRMETİNE BENİ VE BÜTÜN NUR TALEBELERİNİ BAĞIŞLA, GELECEK HAYATIMIZDA  NEFSİMİZLE YAPACAĞIMIZ MEYDAN MUHAREBELERİNDE BİZLERE YARDIM ET. Amin amin amin ya erhamerrahimin.

saidozadali@risalehaber.com


 

İlk yorum yazan siz olun
YORUM KURALLARI: Risale Haber yayın politikasına uymayan;
Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve BÜYÜK HARFLERLE yazılmış yorumlar
Adınız kısmına uygun olmayan ve saçma rumuzlar onaylanmamaktadır.
Anlayışınız için teşekkür ederiz.