Geride kalan üç yılda işsizlik başta olmak üzere çeşitli sorunları aşmaya çalışan Kosova, dış politikada da daha fazla ülkenin bağımsızlığını tanıması için çaba sarf etti. Fakat son birkaç ay içerisinde yaşanan olayların, Priştina yönetiminin işini zorlaştırdığı belirtiliyor. Geçtiğimiz aralık ayında gerçekleşen olağanüstü seçimlerde şaibe olduğu iddiaları Başbakan Haşim Taçi'nin lideri olduğu PDK'nin seçim zaferi üzerinde soru işaretleri oluştururken, seçimin ardından 3 ay geçmesine rağmen hükümetin kurulamaması aciliyet arz eden sorunların çözümünü geciktiriyor.
2008'den bu yana 74 ülkenin bağımsızlığını tanıdığı Kosova, Başbakan Taçi hakkında savaş yıllarında organ kaçakçılığı yapan bir örgütün lideri olduğuna ilişkin iddialar nedeniyle uluslararası arenada da zor günler geçiriyor. Temmuz ayında Uluslararası Adalet Divanı'nın Kosova'nın bağımsızlığının hukuki olduğuna dair açıkladığı karar Priştina'nın elini güçlendirse de, Avrupa Konseyi tarafından yayımlanan raporun, diğer uluslararası kuruluşların Kosova ile ilgili rapor hazırlamasında 'tetikleyici etkisi' olduğu ifade ediliyor. Konuyla ilgili Zaman'ın sorularını cevaplayan Balkanlar uzmanı Erhan Türbedar, tüm bu sorunlara rağmen 10 sene öncesiyle karşılaştırıldığında ülkedeki demokrasi seviyesinin yükseldiğini söyledi. Arnavutların seçim sonuçlarını 'bir ölüm kalım' meselesi olarak gördüklerini aktaran Türbedar, ülke yönetiminin uluslararası yönetimin kontrolüne geçtiği 1999 yılından sonraki süreçte siyasi cinayetlerin Kosova gündeminde büyük bir yer tuttuğuna işaret etti. "Kosova'da demokratik bir geleneğin oluştuğu söylenemez, fakat en azından artık siyasi cinayetler işlenmiyor." şeklinde konuşan Türbedar, genç bir devlet olan Kosova'nın zamana ihtiyacı olduğunun altını çizdi.
İşsizlik oranının yüzde 46 seviyesine ulaştığı ülkede, UNDP'nin son araştırmasına göre ailelerin yüzde 16'sı göç etme planları yapıyor. Hükümetin kurulamaması nedeniyle bütçenin meclisten geçmemesi de ekonomik anlamda uzun vadeli adımların atılmasının önünü tıkıyor. Kamu çalışanlarına yapılması vaat edilen maaş zammının IMF'ye takılmasının ilerleyen günlerde ülkede gerginliğe sebep olabileceği belirtiliyor.
Zaman